Bianlik
Son Gelişmeler

Türkiye-ABD İlişkilerinde CAATSA Yaptırımlarının Etkisi

Muzaffer Mermer7 dk okuma30
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması Türk savunma ürünlerinin ABD’ye satışını mümkün kılacak ve Savunma Sanayii Başkanlığı’na uygulanan ambargo kalkacaktır. Ayrıca, F-35'lerin Türkiye'ye satışı olası hale gelecektir.

Türkiye-ABD İlişkilerinde CAATSA Yaptırımlarının Etkisi

Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Kürşat Korkmaz, 2026 NATO Ankara Zirvesi'nin Türkiye-ABD ilişkilerine etkilerini AA Analiz için değerlendirdi.

***

2026 NATO Ankara Zirvesi, önemli gündem maddeleriyle tarihe başarılı bir toplantı olarak geçmiştir. Bu gündemlerden biri, Türkiye ile ABD arasındaki ilişkiler olmuştur. ABD Başkanı Donald Trump’ın Ankara’ya zirve vesilesiyle gelmesi, iki ülke arasındaki ilişkileri öne çıkarmıştır. Trump’ın ilk başkanlık dönemi krizlerle geçerken, ikinci başkanlık dönemi ise bu krizlerin çözülerek müttefiklik ilişkilerinin güçlendiği bir dönem olmuştur.

Türkiye ve ABD arasındaki ilişkiler, kendine özgü bir doğası ve dinamizmi barındırmaktadır. Bu ilişkiler, her dönem farklı bir politik mücadele ve diplomasinin çeşitli unsurlarını içermektedir. Bunun en belirgin örneği, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi tedarik süreci sonrasında yaşanan gelişmelerdir. Türkiye-ABD ilişkilerinde CAATSA ve F-35 gündemi, önemli yer tutmaktadır. CAATSA yaptırımları, Ağustos 2017'de ABD Kongresinin her iki kanadı tarafından büyük bir çoğunlukla kabul edilerek yürürlüğe giren bir yasadır. CAATSA, "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"nın İngilizce kısaltmasıdır.

Bu yasa, ABD Kongresi tarafından Rusya, İran ve Kuzey Kore gibi ABD’ye karşı politikalar uygulayan ülkelere yönelik düzenlenmiştir ve bu ülkeler için yaptırımlar öngörülmektedir. CAATSA, Rusya'nın 2014'te Kırım Yarımadası'nı ilhak etmesi ve Ukrayna'nın doğusundaki ayrılıkçıları desteklemesi nedeniyle 2016'da dönemin ABD Başkanı Barack Obama tarafından uygulamaya konulan yaptırımları da koruma altına almıştır. CAATSA, Başkan'ın Rusya, İran ve Kuzey Kore'ye yaptırımları kaldırma yetkisini ise Kongre onayı ile sınırlandırmaktadır.

Bu düzenlemenin Türkiye açısından uygulanabilirliği, S-400 hava savunma sistemi alım sürecinde tartışılmaya başlanmıştır. Ankara'nın 2019'da Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi almasının ardından, Aralık 2020'den itibaren Türkiye'ye CAATSA kapsamında yaptırım uygulanmaktadır. Böylece, Trump’ın 2016 seçimlerini kazanmasından sonra ABD Kongresi tarafından CAATSA yaptırımının uygulandığı tek NATO üyesi ülke Türkiye olmuştur. ABD Kongresi, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 satın alarak CAATSA'nın 231'inci maddesini ihlal ettiğini iddia etmektedir. Bu madde, Rusya'nın istihbarat veya savunma sektörleri ile alışveriş yapan kişi veya kurumlara yönelik yaptırımları kapsamaktadır.

Bu yasa kapsamında, Türkiye'nin S-400 sistemlerini almasının ardından ABD Hazine Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı'nı (SSB) yaptırım listesine ekleyerek, SSB'nin ABD'den ekipman ve teknoloji ihracat lisansı almasını ve uluslararası finans kuruluşlarının kredilerinden yararlanmasını engellemiştir. Bunun yanı sıra, Türkiye, F-35 yeni nesil savaş jeti programından çıkarılmıştır. F-35 programından çıkarılan Türkiye, filosunu modernize etmek amacıyla 2021'de F-16 jetleri ve modernizasyon kitleri alma talebinde bulunmuş, ancak bu talep de karşılanmamıştır.

Bu yaptırım yasasının Türkiye’ye uygulanması iki önemli noktayı öne çıkarmıştır. Birincisi, ABD’nin ilk defa müttefik ülke olarak tanımladığı ve NATO şemsiyesi altında birlikte olduğu bir ülkeye bu yasayı uygulamasıdır. İkincisi ise ABD’nin Türkiye’yi hasımlarıyla işbirliği yapan bir ülke olarak mı yoksa hasım ülke olarak mı algıladığı sorunsalıdır. Zira NATO üyesi olan Yunanistan, Bulgaristan ve Slovakya’nın Rus yapımı S-300 füze sistemlerine sahip olması ABD tarafından bir tehlike olarak görülmemekte ve herhangi bir krize neden olmamakta iken, Türkiye’nin S-400 füze sistemine sahip olması ABD tarafından bir tehdit olarak değerlendirilmiştir. S-400 alımı ve CAATSA yaptırımları, ABD ve Türkiye arasında güven krizine yol açmıştır. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması Türkiye-ABD ilişkilerini nasıl etkiler? NATO’nun Ankara Zirvesi'nde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Savunma sanayii alanındaki tüm engellerin kaldırılmasının zamanı gelmiştir” vurgusuyla sadece ABD’ye değil, tüm NATO ortaklarına daha kapsayıcı ortaklık çağrısında bulunmuştur. Trump da bu konuda olumlu açıklamalar yapmıştır.

CAATSA yaptırımlarının kaldırılması Türk savunma ürünlerinin ABD’ye satışını mümkün kılacak ve Savunma Sanayii Başkanlığı’na uygulanan ambargo da kalkacaktır. Bunun yanı sıra, F-35'lerin Türkiye'ye satışı olası hale gelecektir.

Türkiye ile ABD arasında yaptırımların kalkmasının bir diğer etkisi ise ortak savunma sanayi projelerine yönelik olacaktır. F-16, F-35 gibi savunma sanayii projelerine benzer projeler yapılarak Türkiye’nin savunma sanayisinde gelmiş olduğu seviyeyi daha da derinleştirme imkânı sağlanabilecektir. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması Türkiye’nin NATO ittifakı içindeki konumunu nasıl etkiler? ABD’nin uyguladığı CAATSA yaptırımlarından dolayı bazı NATO ülkeleri ve ABD'yle işbirliği yapan ülkeler de Türkiye’nin savunma sanayisine örtülü yaptırımlar ve kısıtlamalar uygulamaktadır. Yaptırımların kalkması ile Türk savunma sanayi ürünlerinin diğer NATO ülkelerine satılmasının da önü açılarak Türkiye’nin savunma sanayi ihracat rakamları artacaktır.

Ayrıca NATO 2026 Ankara Zirvesi, savunma sektörüne yönelik milyarlarca dolarlık finansal taahhütleri ile stratejik bir boyuta ulaşmıştır. Nitekim ittifak üyeleri tarafından açıklanan ve toplam değeri 50 milyar doların üzerine çıkan savunma anlaşmaları zirvenin en belirgin çıktısını teşkil etmektedir. Türkiye savunma sanayisine yönelik CAATSA yaptırımlarından doğan kısıtlamaların kalkması ile artan talebi karşılayabilecek ve bu yatırımlardan önemli bir pay alabilecek üretim kapasitesine sahiptir. Bu durum Türkiye’nin NATO içerisindeki konumunu daha da güçlendirecektir. Türkiye, NATO’nun savunma sanayisindeki önemli üretim üslerinden biri olabilecektir.

Sonuç olarak, iki ülke arasında yeni bir dönemin başlaması, yalnızca F-35 krizinin aşılmasıyla sınırlı kalmayacak; NATO'nun mühimmat ve üretim kapasitesini artırma hedefleri doğrultusunda Türkiye'nin yerli savunma sanayiisinin de önemli bir aktör olarak öne çıkmasına katkı sağlayacaktır.

ABD, ittifakın güneyinde güçlü bir üretim ortağı ararken Türkiye ise teknoloji transferi ve ambargoların son bulması gibi stratejik kazanımlar beklemektedir. Bu karşılıklı çıkarlar doğrultusunda Ankara Zirvesi, kronikleşen sorunları tamamen bitirmese de ilişkilerin savunma ortaklığı üzerinden yeniden şekillendirilebileceğini ortaya koymuştur.

[Doç. Dr. Kürşat Korkmaz, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Güvenlik Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesidir.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Türkiye-ABD İlişkilerinde CAATSA Yaptırımlarının Etkisi
Türkiye-ABD İlişkilerinde CAATSA Yaptırımlarının Etkisi