İran uzmanı Dr. Mehmet Koç, lider Mücteba Hamaney'in gerçekleştirdiği yeni üst düzey atamaların ve bu değişikliklerin İran'ın geleceğine olası etkilerinin değerlendirmesini AA Analiz için yaptı.
***
İran'ın yeni lideri Mücteba Hamaney, askeri ve güvenlik bürokrasisindeki boşlukları doldurmak amacıyla yaklaşık beş aydır boş olan veya vekaleten yürütülen kritik görevlere atamalar yaptı. İran Anayasası'na göre devrim lideri, ülkenin en yüksek siyasi otoritesi ve silahlı kuvvetlerin başkomutanı olarak savaş ve barışa karar verme, ülkenin genel politikalarını belirleme ve üst düzey askeri komutanları atama yetkisine sahiptir.
Bu çerçevede, Tümgeneral Ali Abdullahi Genelkurmay Başkanlığına, Tuğgeneral Kiyumers Haydari Genelkurmay Başkan Vekilliğine, Tümgeneral Ahmed Vahidi Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Genel Komutanlığına atanmıştır. Ayrıca, eski DMO komutanlarından emekli Tümgeneral Muhsin Rızai, Milli Güvenlik Yüksek Konseyi (MGYK) üyeliğine seçilmiştir. Bu atamalar, askeri komuta zinciri ve milli güvenlik karar alma mekanizmasının eş zamanlı olarak yeniden yapılandırılması anlamına gelmektedir.
Mücteba Hamaney'in liderlik sürecini anlamak için, hangi koşullarda bu göreve geldiğine bakmak önemlidir. Mücteba, İran siyasetinde uzun süre görünmez bir etkili figura olarak kalmış, ancak 2005 seçimlerinden sonra adı ciddi şekilde gündeme gelmiştir. O dönemde, rakibi Mehdi Kerrubi, DMO ve Besic’in seçimlere müdahale ettiğini ve Mücteba'nın bunda rol oynadığını iddia etmiştir.
Babasının devrim lideri olmadan önceki siyasi kariyeri, Mücteba'nın politik süreçlerde tecrübesiz kalmasına neden olmuştur. Babası, cumhurbaşkanlığı yapmış ve devlet yönetiminde etkili olmuştur. Buna karşılık, Mücteba'nın bakanlık veya üst düzey kamu görevlerinde deneyimi bulunmamaktadır. Ancak, yıllar boyunca DMO ve güvenlik bürokrasisinde etkili olduğu belirtilmiştir.
Ali Hamaney'in 28 Şubat 2026'da bir saldırıda öldürülmesinin ardından, Mücteba saldırı sırasında yaralanmış ve olağanüstü koşullarda Uzmanlar Meclisi tarafından devrim lideri seçilmiştir. Bu süreç, ciddi bir meşruiyet sorununu beraberinde getirmiştir.
Max Weber'in meşruiyet türleri, meşruiyet sorununu anlamada yardımcı olmaktadır. Mücteba'nın karizmatik meşruiyeti sınırlıdır. Ne devrimci karizmaya ne de babasının uzun liderlik süresince edindiği kişisel otoriteye sahip değildir. Geleneksel meşruiyet açısından, ailesinin rejimin muhafazakar tabanına sağladığı avantajlar olsa da İran'ın hanedan sistemi olmaması, iktidar devrinde ters bir etki yaratabilir. Yasal-rasyonel meşruiyeti ise seçimle gelmiş olmasına dayanmaktadır.
Daha geniş kapsamda, Mücteba'nın meşruiyet sorunu İran'ın genel meşruiyet kriziyle örtüşmektedir. Düşük seçim katılımları, ekonomik zorluklar ve sosyal protestolar, yeni lider için elverişsiz bir ortam sunmaktadır. Mücteba'nın son atamaları, kurumsal-güvenlikçi bir yönetim modeliyle bu duruma yanıt aradığını göstermektedir.
Ali Abdullahi’nin Genelkurmay Başkanlığına atanması, askeri karar mekanizmalarının merkezileştirilmesi açısından önemlidir. Ahmed Vahidi’nin DMO Genel Komutanlığına atanması ise dış tehdit ve iç güvenliğin birbirinden bağımsız değerlendirilmeyeceğine işaret etmektedir.
Hüseyin Taib’in Besic Teşkilatı Başkanlığına getirilmesi dikkat çekici bir tercihtir. İran içindeki istihbarat faaliyetlerini engelleyememesi nedeniyle eleştirilen Taib’in atanması, yeni dönemin kadro tercihlerinde liyakat kadar kişisel güvenin de önemli olduğunu göstermektedir.
Besic'in başına Taib’in getirilmesi, rejimin toplumsal seferberlik araçlarıyla güvenlik kapasitesini artırma amacını yansıtıyor. Bu adım, ekonomik ve toplumsal sorunların yeni protesto dalgalarına dönüşme ihtimaline karşı bir önlem olarak değerlendirilebilir.
Mücteba Hamaney, kişisel karizmasını artırmak yerine, savaş döneminden gelen güvenilir isimlere ve güvenlik kurumlarına dayanarak otorite oluşturmaya odaklanmaktadır. Bu strateji, kısa vadede otorite boşluğunu giderebilir ancak uzun vadede siyasal meşruiyetin yerini alıp alamayacağı belirsizdir.
[Dr. Mehmet Koç, İran uzmanıdır.]
*Bu makalede yer alan görüşler yazarına aittir ve Anadolu Ajansı'nın editoryal politikasını yansıtmayabilir.
Muhabir: Sena Çavuş

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol