Bianlik
Son Gelişmeler
GRAM ALTIN6.386,80
DOLAR49,7612
EURO55,8913
STERLİN66,6621
BIST 10011.116,99
BITCOIN$79.578
GRAM GÜMÜŞ86,18
BRENT$116,93

Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Dönem: Jeopolitik Zorunluluk

Muzaffer Mermer•4 dk okuma•35
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Kaja Kallas'ın Ankara ziyareti, Türkiye-AB ilişkileri ve Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin geleceğini kapsayan stratejik bir çerçevenin parçasıdır.

Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Dönem: Jeopolitik Zorunluluk

Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Filiz Cicioğlu, Avrupa Birliği heyetinin Ankara ziyaretini ve Türkiye-AB ilişkilerindeki değişen jeopolitik dinamikleri değerlendirdi.

Son yıllarda jeopolitik, uluslararası sistemin merkezine yeniden yerleşmiştir. Rusya-Ukrayna Savaşı, Orta Doğu’daki krizler, enerji güvenliği, düzensiz göç ve Karadeniz’in stratejik önemi gibi faktörler Avrupa Birliği’nin dış politika önceliklerini değiştirmiştir. Türkiye, Avrupa'nın güvenlik ve istikrarı için stratejik bir ortak olarak önem kazanmıştır. Bu bağlamda, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın Ankara ziyareti, bu değişimin bir yansımasıdır. Bu ziyaretin, Avrupa’nın Türkiye’ye yönelik değişen yaklaşımını nasıl etkilediği önemlidir.

Ziyaretin dikkat çekici bir yönü, heyetin bileşimidir. Ziyarette, genişlemeden ve göçten sorumlu komiserler de yer almıştır. Brüksel, Türkiye'yi artık tek bir politika üzerinden değerlendirmemektedir. Güvenlik, savunma, göç, genişleme, enerji, ekonomi ve bölgesel istikrar gibi başlıklar bütüncül bir çerçevede ele alınmaktadır. Bu ziyaret, Türkiye-AB ilişkilerinde son yıllarda gerçekleştirilen en kapsamlı temaslardan biridir.

Ziyaretin zamanlaması da önemlidir. Ankara temaslarının, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin AB Konseyi Dönem Başkanlığı'nın sona erdiği gün yapılması dikkat çekicidir. Bu durum, Brüksel'in Türkiye ile daha yapıcı bir gündemle başlama isteğini göstermektedir.

Ziyaretin NATO Zirvesi öncesine denk gelmesi de tesadüf değildir. Türkiye, NATO'nun önemli askeri aktörlerinden biridir. Bu temaslar, Avrupa-Atlantik güvenliğinin geleceğini ilgilendiren stratejik bir çerçevenin parçasıdır.

Avrupa'nın karşı karşıya olduğu sorunlar, Türkiye olmadan yönetilemeyecek niteliktedir. Karadeniz'in güvenliği, Orta Doğu'daki gelişmeler ve düzensiz göç gibi konular, Türkiye’nin iş birliği olmadan sürdürülebilir bir politika oluşturmayı zorlaştırmaktadır. Avrupa'nın savunma kapasitesini artırma hedefi de Türkiye’nin askeri kapasitesi göz ardı edilerek gerçekleştirilemez.

Bu nedenle Türkiye'nin stratejik değeri, üyelik müzakerelerinden bağımsız olarak artmaktadır. AB, artık Türkiye ile ilişkileri yalnızca üyelik perspektifi üzerinden yürütmenin Avrupa'nın çıkarlarına hizmet etmediğini fark etmiştir.

Güvenlikte daha kırılgan bir Avrupa için Türkiye, vazgeçilmez bir ortaktır. Brüksel, Türkiye'yi Avrupa’nın jeopolitik dayanıklılığının önemli bir bileşeni olarak görmektedir. Ankara'nın beklentileri, üyelik perspektifinin korunması ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi konularda ilerleme kaydetmektir.

Önümüzdeki dönemde bu temasların somut sonuçlar üretip üretmeyeceği belirleyici olacaktır. Gümrük Birliği'nin güncellenmesi, vize serbestisi süreci ve savunma sanayiinde iş birliği gibi alanlarda atılacak adımlar, bu ziyaretin anlamını belirleyecektir.

AB'nin Türkiye'ye yönelik söyleminde normatif eleştiriler önemli bir yer tutmaktadır. Ancak, mevcut uluslararası konjonktür, ilişkilerin yalnızca bu perspektiften değerlendirilmesini güçleştirmektedir. Avrupa'nın stratejik çıkarları, Türkiye ile daha gerçekçi bir ortaklık anlayışını gerekli kılmaktadır.

AB açısından temel mesele, normatif değerleri jeopolitik gerçeklerle uyumlu bir dış politika yaklaşımıyla ele alabilmektir. Ancak bu yaklaşım, Türkiye-AB ilişkilerindeki yapısal sorunları ortadan kaldırmamaktadır. Kıbrıs meselesi ve Doğu Akdeniz gibi sorunlar devam etmektedir.

Ankara ziyareti, tarafların değişen uluslararası konjonktürün etkisiyle birbirlerini yeniden stratejik ortak olarak değerlendirdikleri yeni bir dönemi işaret etmektedir. Türkiye, AB ile daha dengeli ve stratejik bir ortaklık kurmayı hedeflemektedir.

Doç. Dr. Filiz Cicioğlu, Sakarya Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesidir.

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Dönem: Jeopolitik Zorunluluk
Türkiye-AB İlişkilerinde Yeni Dönem: Jeopolitik Zorunluluk