Bianlik
Son Gelişmeler
GRAM ALTIN6.386,80
DOLAR49,7612
EURO55,8913
STERLİN66,6621
BIST 10011.116,99
BITCOIN$79.578
GRAM GÜMÜŞ86,18
BRENT$116,93

Trump'ın Hizbullah Stratejisi: Suriye ve Lübnan'da Olası Rol

Yağız Aclan•4 dk okuma•37
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Suriye'nin Hizbullah'a karşı en önemli katkısı, Lübnan'da yeni bir cephe açmak yerine sınırlarını etkin bir şekilde kontrol etmesi olabilir.

Trump'ın Hizbullah Stratejisi: Suriye ve Lübnan'da Olası Rol

ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörü Dr. Oytun Orhan, Suriye'nin Lübnan'da Hizbullah'a karşı üstlenebileceği olası rolü ve bu rolün sınırlarını değerlendirdi.

***

ABD Başkanı Donald Trump, G-7 zirvesinde İsrail'in Hizbullah'la mücadelede yetersiz kaldığını belirterek, Suriye'nin Lübnan'da rol oynayabileceğini söyledi. Trump, bu öneriyi farklı platformlarda tekrar etti. Suriye'nin Lübnan'da daha fazla sorumluluk alabileceği yönündeki açıklamalar, yeni siyasi düzen ve İran'ın nüfuzunun azalması bağlamında dikkat çekici bir öneri gibi görünmektedir. Ancak Suriye'nin Hizbullah'a karşı doğrudan askeri bir rol üstlenmesi, kapasite ve siyasi öncelikler açısından gerçekçi görünmemektedir.

Trump'ın açıklamaları, ABD'nin Ortadoğu'da yeni bir güvenlik mimarisi oluşturma çabasının bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Washington, askeri yükünü azaltmaya çalışırken güvenlik sorumluluğunu bölgesel ortaklara dağıtmayı hedeflemektedir. Bu anlayış, Suriye'nin İran karşıtı bölgesel denklemin bir parçası olabileceğini düşündürmektedir.

Bu yaklaşımın arkasındaki bir diğer gerekçe, İsrail'in Hizbullah karşısındaki askeri kazanımlarının stratejik bir sonuca dönüşmemesidir. ABD'de, yalnızca hava gücüne dayanan askeri baskının Hizbullah sorununu kalıcı olarak çözemeyeceği görüşü artmaktadır. Bu nedenle farklı mekanizmalar üzerinde durulmaktadır.

Suriye bu noktada stratejik değer kazanmaktadır. Esed rejimi döneminde İran'ın önemli bir lojistik koridoru olan Suriye, İran'ın nüfuzunu sınırlayabilecek bir ortak olarak görülmektedir. ABD'nin amacı, İran'ın silah ve lojistik ağlarının yeniden oluşmasını engelleyecek bir güvenlik ortağı kazanmaktır.

Ancak ABD'nin stratejik beklentileri ile Suriye'nin ulusal öncelikleri örtüşmemektedir. Suriye için yeni dış askeri angajmanlar, devletin yeniden inşası gibi önceliklerle çelişmektedir. İç savaşın ardından ülke, güvenlik kurumlarını yeniden yapılandırmaya ve ekonomisini canlandırmaya çalışmaktadır. Bu nedenle Lübnan'da Hizbullah'a karşı doğrudan askeri bir operasyona katılmak, yeni yönetimin öncelikleriyle açıkça çelişmektedir.

Böylesi bir tercih, iç siyasi meşruiyetle de ilişkilidir. Suriye toplumu savaş sonrası güvenlik ve ekonomik toparlanma beklemektedir. Lübnan'da yeni bir askeri macera, bu beklentiyi zedeleyebilir ve yönetimin toplumsal desteğini olumsuz etkileyebilir. İç istikrar üretme kapasitesine bağlı bir meşruiyet, dış operasyonları siyasi açıdan maliyetli hale getirebilir.

Askeri açıdan bakıldığında, Suriye ordusunun yeniden yapılanma süreci tamamlanmamıştır. Güvenlik kurumlarının profesyonelleştirilmesi ve farklı silahlı grupların entegrasyonu devam etmektedir. Ülke hala DEAŞ ve SDG gibi güvenlik sorunlarıyla karşı karşıyadır. Böyle bir ortamda yeni bir dış cephe açılması, askeri kapasitenin dağılmasına neden olabilir.

Lübnan'da sınırlı bir operasyonun kısa süreceği varsayımı gerçekçi değildir. Hizbullah, hibrit bir aktör olarak genişleme eğilimi taşır. Olası misillemeler Suriye topraklarını hedef haline getirebilir, bu da güvenlik sorunlarının derinleşmesine yol açabilir.

Böyle bir müdahale, dış politika açısından riskler taşır. Suriye, bölge ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirmeye çalışmaktadır. Lübnan'da Hizbullah'a karşı bir operasyon, bu süreci sekteye uğratabilir.

Suriye'nin başka bir ülkenin topraklarında askeri operasyon yürütmesi, İsrail için yeni müdahale argümanları yaratabilir. Çatışmanın mezhepsel boyut kazanması, yeni istikrarsızlık alanları doğurabilir.

Suriye'nin Hizbullah konusunda üstlenebileceği en önemli rol, kendi toprakları üzerinden silah ve milis transferlerini engellemek olabilir. Bu, hem Suriye'nin kapasitesiyle uyumludur hem de ABD'nin hedefleriyle örtüşmektedir.

Trump'ın açıklamaları, Washington'ın yeni bölgesel ortaklar aradığını göstermektedir. Ancak Suriye'nin mevcut öncelikleri ve kapasitesi dikkate alındığında uygulanabilir görünmemektedir.

Şam yönetiminin önceliği, yeni savaşlar değil, devlet inşasını tamamlamak ve ekonomik toparlanmayı hızlandırmaktır. Bu nedenle Suriye'nin Hizbullah'a karşı sağlayabileceği en değerli katkı, Lübnan'da yeni bir cephe açmak değildir. Suriye, sınırlarını etkin kontrol eden ve istikrara katkı sağlayan bir devlet olarak hareket edebilir.

[Dr. Oytun Orhan, ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörüdür.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Trump'ın Hizbullah Stratejisi: Suriye ve Lübnan'da Olası Rol
Trump'ın Hizbullah Stratejisi: Suriye ve Lübnan'da Olası Rol