Eski Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteri Thomas Greminger, Avrupa'nın güvenlik geleceğini ve NATO'nun bu denklemdeki rolünü AA Analiz için değerlendirdi.
***
1967'de NATO, Avrupa'da tekrar gündeme gelen şu sorunun yanıtını arıyordu: Güvenlik yalnızca askeri güce mi dayandırılmalıdır? Harmel Raporu'nun yanıtı "hayır" olmuştu. İttifak güvenilir bir savunmaya ihtiyaç duyuyordu ancak anlaşmazlıkların yönetilebileceği kanallar da gerekliydi. Güvenliğin iki temel dayanağı bu şekilde belirlendi.
Aradan geçen süre zarfında Avrupa, güvenliğin ilk dayanağını yeniden keşfediyor. Şubat 2022'den beri Avrupa ülkeleri, savunma kapasitelerini artırmak ve Kiev'e destek sağlamak için önemli adımlar attı. Bu önlemler gerekliydi ve gelecekte de önemini koruyacak. Ancak bu gelişmeler, stratejik denklemlerin değiştiği bir dönemde meydana geliyor. Washington önümüzdeki yıllarda Avrupa'daki varlığını azaltacak. Son ABD Ulusal Güvenlik Stratejisi belgesi de Avrupa'nın "kendi ayakları üzerinde durması" ve "kendi savunmasında asli sorumluluğu üstlenmesi" gerektiğini vurguluyor.
Avrupa açısından bu tablo, stratejik özerklik hedefinin daha ileriye taşınmasını zorunlu kılıyor. Ancak stratejik özerklik yalnızca caydırıcılık üzerine inşa edilemez. Avrupa, Harmel’in 1967'deki geniş vizyonunu yeniden canlandırmak zorunda. Daha güçlü bir Avrupa'nın, daha güçlü silahlı kuvvetler ve sağlam bir savunma sanayi tabanına ihtiyacı var. Fakat bunlar kadar etkili bir diplomasiye ve geniş çaplı bir uluslararası katılıma da gereksinim duyuyor.
Tarih her zaman tekrar etmese de benzer döngülerle karşımıza çıkar. Bu nedenle, Harmel doktrininin Avrupa'nın stratejik vizyonunda filizlendiği yıllar bugün hala önem taşıyor. 1960'ların ortalarında NATO'nun geleceği, geçmişteki netlikten çok uzaktı. İttifakın dağılabileceğine dair gerçekçi korkular vardı. NATO'nun temelini atan Washington Antlaşması'nın 13. Maddesi, antlaşmanın yürürlüğe girmesinden 20 yıl sonra ABD hükümetine bir yıl önceden bildirimde bulunmak kaydıyla her üyeye İttifak'tan ayrılma hakkı tanıyordu. Bu durum, İttifakın geleceğinin ne kadar güvenli olduğu ve Avrupa'nın kendi güvenlik mimarisini nasıl inşa etmesi gerektiği sorularını akıllara getiriyordu.
Bu sorular, Fransa’nın Mart 1966'da aldığı kararla daha keskin hale geldi. Charles de Gaulle yönetimindeki Fransa, NATO’nun entegre askeri komuta yapısından çekileceğini açıkladı. Bu tartışma, Avrupa güvenlik politikasının özüne dokunuyordu. Güvenlik, İttifak'ı bir arada tutarak mı sağlanacaktı yoksa daha istikrarlı bir Avrupa düzeni askeri blokları aşmayı mı gerektiriyordu? İngiltere Dışişleri Bakanı Michael Stewart, Haziran 1966'da bu ikilemi net bir şekilde dile getirdi. Stewart’a göre, "İttifak'ın sıkı bir şekilde kenetlenmesini güvence altına almak" ve "Doğu ile Batı arasında sağlıklı bir uzlaşı zemini aramak" gerekiyordu.
Bu caydırıcılık ve müzakereye dayalı çift zemin, bir yıl sonra "Harmel Doktrini" adını alacak Harmel Raporu'nda ortaya kondu ve Batı bloğunun Moskova’ya yönelik güvenlik politikalarını şekillendirdi. Rapor, askeri güç ve politik girişimin aynı amaca hizmet ettikleri sürece birbirini güçlendirebileceğini, riskleri azaltabileceğini ve daha istikrarlı bir güvenlik düzenine geçişi mümkün kılabileceğini belirtti.
1979 tarihli NATO Çift Yön Kararı, bu vizyonun pratikteki karşılığını açıkça gösterdi. Karar, yeni silahlar konuşlandırma kararlılığını, silah kontrolü teklifleriyle aynı düzlemde değerlendiriyordu. 1981'de Ronald Reagan ve Helmut Schmidt, "Silahların kontrolü ve silahsızlanma, tıpkı caydırıcılık ve savunma gibi İttifak'ın güvenlik politikasının ayrılmaz birer parçasıdır" sözleriyle bu gerçeği tescilledi. Aynı mantık geçerliydi: Çatışan çıkarların kontrol altına alınması ve müzakere zeminine çekilmesi için caydırıcılık ve diyaloğun bir arada düşünülmesi şarttı.
Rusya-Ukrayna Savaşı, güven ortamını yok etmekle kalmadı, Avrupa güvenlik mimarisinin temel ilkelerini de sarstı. Bu nedenle Avrupa'nın yeni stratejisi, gerçekçi varsayımlar üzerine inşa edilmek zorunda. Avrupa güvenliğinin önümüzdeki yıllar boyunca zıtlaşma ve caydırıcılık sarmalında şekillenmesi muhtemel görünüyor. Bu nedenle, caydırıcılığı, derin güvensizlik iklimini ve Batı ile Rusya arasındaki temas hattını yönetmek öncelikli olacak. Bu süreçte, kriz iletişim kanallarının yeniden işlerlik kazanmasına, kazaları önleyip yönetecek mekanizmaların kurulmasına, askeri risk yönetimi tedbirleri üzerinde kesin bir mutabakata varılmasına ihtiyaç duyulacak.
1967 tarihli Harmel felsefesinin günümüzdeki stratejik ağırlığı burada ortaya çıkıyor. Bu vizyon, caydırıcılık ve diyaloğun birbirine zıt kavramlar olmadığını, aksine aynı güvenlik mimarisini destekleyen iki farklı dayanak olduğunu kanıtlıyor. İşbirliğine dayalı bu zeminde, AGİT bir kez daha hayati bir diyalog ve müzakere platformu olarak sahneye çıkabilir. Pan-Avrupa ölçeğindeki tek güvenlik örgütü olarak AGİT, geniş bir jeopolitik ekseni tek bir kurumsal çatı altında buluşturuyor.
[1,2] Beyaz Saray (2025), Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Güvenlik Stratejisi.
[3] NATO (1949), Kuzey Atlantik Antlaşması, NATO web sitesi. https://www.nato.int/en/about-us/official-texts-and-resources/official-texts/1949/04/04/the-north-atlantic-treaty
[4,5] Birleşik Krallık Parlamentosu (1966), NATO Bakanlar Toplantısı, Cilt 729: 14 Haziran 1966 Salı günkü oturum, https://hansard.parliament.uk/commons/1966-06-14/debates/66e484ea-cf3b-48f1-8aa5-359cf76abcac/Nato%28MinisterialMeeting%29
[6,7] Colby, E. (2026), Politikadan Sorumlu Savaş Müsteşarı Elbridge Colby'nin NATO Savunma Bakanları toplantısındaki açıklamaları, NATO web sitesi. https://www.war.gov/News/Speeches/Speech/Article/4404801/remarks-by-under-secretary-of-war-for-policy-elbridge-colby-at-the-nato-defense/
[8] Reagan R., Schmidt H. (1981), Federal Almanya Cumhuriyeti Şansölyesi Helmut Schmidt ile yapılan görüşmelerin ardından ortak açıklama, Ronald Reagan Başkanlık Kütüphanesi ve Müzesi. https://www.reaganlibrary.gov/archives/speech/joint-statement-following-discussions-chancellor-helmut-schmidt-federal-republic
[Thomas Greminger, Cenevre Güvenlik Politikası Merkezi Direktörü ve eski Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Genel Sekreteridir.]
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.


Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol