Kuzey Afrika'nın jeopolitik yapısı ve güvenlik meseleleri üzerine derinlemesine çalışan Kıdemli Araştırmacı ve Analist Ferhat Polat, Türkiye'nin Libya stratejisini ve ülkedeki son gelişmeleri değerlendirdi.
***
Libya, 2011'deki ayaklanmadan bu yana, siyasi bölünmelerden kurtulmayı başaramadı. Ülke, Trablus'ta faaliyet gösteren ve Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Ulusal Birlik Hükümeti ile doğudaki Halife Hafter'in desteklediği yönetim arasında ikiye ayrılmış durumda. Türkiye'nin Libya ile ilişkileri nasıl gelişti? Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Saddam Hafter ile görüşmesi, Libya'da farklı güçlerle sürdürülen diyalogun genişlediğini gösteriyor. Uzun yıllar Trablus hükümetine destek veren Ankara, Libya'nın doğusuyla da ilişkilerini artırdı. Bu strateji, Libya'daki tüm temel aktörlerle diyalog kurarak siyasi uzlaşmayı ve devlet kurumlarının yeniden birleşmesini desteklemeye odaklanıyor.
Halife Hafter'in 2019'da Trablus'a yönelik saldırısı sonrasında Türkiye, Ulusal Mutabakat Hükümeti'yle ilişkiler geliştirdi. Türkiye'nin desteği, başkentin savunulmasının ötesine geçerek savunma işbirliği ve güvenlik güçlerinin kapasitesini artırmayı içerdi. Bu süreçte Libya'nın güvenlik yapılarının kurumsallaşmasına ve uzun vadede silahlı kuvvetlerin birleştirilmesine yönelik adımlar atıldı. Türkiye'nin müdahalesi, askeri dengeyi değiştirerek çatışmaların sona ermesine katkı sağladı ve 2020'den bu yana sürdürülen ateşkesin yolunu açtı.
Ateşkes sonrası Türkiye ile Libya'nın doğusu arasındaki temaslar, insani yardım ve yeniden yapılandırma çalışmaları ile başladı ve zamanla siyasi, ekonomik ve savunma işbirliğine doğru genişledi. Saddam Hafter'in Türkiye ziyaretleri ve üst düzey Türk yetkililerle görüşmeleri, bu yakınlaşmayı hızlandırdı.
Ankara'nın Libya'nın doğusuna yönelik açılımı, Trablus ile olan ilişkilerini zayıflatmadı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Abdulhamid Dibeybe ile işbirliğini teyit etti. Türk yetkililer, doğudaki liderlerle ilişkilerini de derinleştirdi. MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın Bingazi'ye ziyaretleri ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Saddam Hafter ile görüşmesi, iki tarafla diyalogun sürdüğünü gösteriyor. Türkiye, Libya'nın siyasi uzlaşmasını destekleyebilecek nadir dış aktörlerden biri konumunda.
Libya'nın stratejik önemi, siyasi bağlamın ötesine geçiyor. Afrika'nın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Libya, gelirlerini hidrokarbonlardan sağlıyor. Ancak, siyasi parçalanma ve üretim kesintileri, enerji kaynaklarından tam yararlanmayı engelliyor. Türkiye, güvenlik işbirliğini ekonomik ve enerji alanına genişletiyor.
2019'da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile imzalanan deniz yetki alanları anlaşması, Türkiye'nin stratejik çıkarlarını ilerletirken Libya'nın ekonomik haklarını da güçlendirdi. Bu mutabakat, enerji arama faaliyetleri ve ikili işbirliği için zemin hazırlıyor.
Doğudaki Temsilciler Meclisi başlangıçta bu mutabakatı kabul etmemişti. Ancak, mutabakatın yeniden ele alınması ve onaylanması, doğu Libya ile daha iyi ilişkiler kurmanın işareti olarak görülüyor. Onaylanırsa, mutabakat, Libya'nın rakip güçleri arasında artan bir işbirliğinin göstergesi olacak.
Türkiye'nin Libya'nın doğusuyla ilişkileri, mevcut Libya politikasının bir sapması olarak değerlendirilmiyor. Türk şirketleri, 2011'den önce de Libya'nın her iki bölgesinde de aktifti. Türkiye'nin Libya'yı bütün bir devlet olarak görmesi, bu açılımla birlikte Trablus ile olan ilişkileri tamamlıyor. Bu da bölgesel aktörlerle uzlaşmayı teşvik etmek için yeni fırsatlar sunuyor.
ABD'nin Libya'nın Doğu ve Batı yönetimleri arasında güç paylaşımı anlaşması sağlama çabaları olumlu bir gelişme olarak değerlendiriliyor. ABD Başkanı'nın danışmanı Massad Boulos, Libya'nın parçalanmış kurumlarını birleştirme çabalarını vurguladı. Ancak, BM öncülüğündeki önceki girişimler, siyasi uzlaşmanın zorluğunu göstermişti.
Ulusal Mutabakat Hükümeti, uluslararası tanınırlığa sahip olsa da ülkenin tamamı üzerinde otorite kuramıyor. Libya'nın doğusu, farklı bir yönetim altında kalmaya devam ediyor. Seçim çabaları duraksamış durumda. Anayasal zorluklar ve güvenlik sorunları, birleşmeyi engelliyor. Libya'nın geleceğine halkı karar verecek. Doğu ve batı ile eş zamanlı angajman çabaları, yapıcı bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bu girişimler, siyasi çıkmazı tek başına çözemez, ancak kurumsal birleşme ve güvenlik reformu için zemin hazırlayabilir.
[1] https://www.aa.com.tr/tr/gundem/bakan-fidan-libya-ulusal-ordusu-genel-komutan-yardimcisi-hafter-ile-ankarada-gorustu/4008602
[2] https://dergipark.org.tr/en/pub/ortetut/article/1775978
[3] https://www.aa.com.tr/tr/dunya/libya-ulusal-ordusu-genel-komutan-yardimcisi-hafterden-turkiye-ile-isbirliginin-genisletilmesi-cagrisi/3961907
[4] https://www.iletisim.gov.tr/turkce/haberler/detay/cumhurbaskani-erdogan-libya-ulusal-birlik-hukumeti-basbakani-dibeybe-ile-gorustu
[5] https://www.aa.com.tr/tr/gundem/mit-baskani-kalin-libya-ulusal-ordusu-genel-komutan-yardimcisi-hafter-ile-libyada-gorustu/3975203
[6] https://researchcentre.trtworld.com/publications/report/turkey-libya-relations-economic-and-strategic-imperatives/
[7] https://researchcentre.trtworld.com/publications/policy-outlook/of-energy-and-unity-oil-and-challenges-to-libyas-political-and-economic-future/
[8] https://www.aa.com.tr/en/energy/general/turkey-parliament-ratifies-maritime-pact-with-libya/27624
[9] https://www.ft.com/content/f5c43a41-3fa1-486e-a592-7933bc1bdcbd
Ferhat Polat, Kuzey Afrika jeopolitiği ve güvenliği üzerine uzmanlaşmış kıdemli araştırmacı ve analisttir. Exeter Üniversitesi Arap ve İslam Çalışmaları Enstitüsü’nde Orta Doğu Çalışmaları alanında yüksek lisansını tamamlamış olup çalışmaları özellikle Libya üzerine yoğunlaşmaktadır.
*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol