Bianlik
Son Gelişmeler

Körfez Ülkelerinin Diplomasi Hamleleri Savaşı Bitirebilir mi?

Muzaffer Mermer•4 dk okuma•38
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Umman ve Pakistan'ın yürüttüğü diplomatik çabalar, tarafları bir uzlaşma noktasına getirebilirse, Körfez'in son hamlesi sadece geçici bir duraklamadan daha fazlasını sağlayabilir.

Körfez Ülkelerinin Diplomasi Hamleleri Savaşı Bitirebilir mi?

Amasya Üniversitesi Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Öğretim Üyesi Dr. Yusuf Bahadır Keskin, Körfez ülkelerinin ABD/İsrail-İran çatışmasının sonlandırılması konusundaki etkisini Anadolu Ajansı için değerlendirdi.

***

ABD Başkanı Donald Trump'ın "Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar'ın isteği üzerine İran'a yönelik yeni saldırıları durdurduğunu" açıklaması, Körfez ülkelerinin Washington üzerindeki nüfuzunu bir kez daha gündeme getirdi. Bu karar, yeni bir saldırı dalgasını şimdilik engellemişken, dikkatleri İran ve Umman arasındaki görüşmelere ve Pakistan'ın yürüttüğü diplomatik temaslara çevirdi. Ancak askeri hamlelerin ertelenmesi ile ABD-İran arasında kalıcı bir barış sağlanması farklı şeyler. Esas olan, Körfez ülkelerinin açtığı bu diplomatik kanalın savaşı sonlandıracak bir anlaşmaya dönüşüp dönüşmeyeceği.

Körfez ülkelerinin savaşı durdurma çabaları, İran'a siyasi destek olarak değerlendirilmemeli. Suudi Arabistan, BAE ve Katar'ın İran'la ilişkileri ve tehdit algıları farklı olsa da, bu üç ülke, muhtemel bir ABD/İsrail-İran savaşının en büyük maliyetlerini kendilerinin karşılayacağı konusunda benzer görüşe sahipler.

Savaş devam ederse, Körfez'deki Amerikan üsleri, enerji kaynakları, limanlar ve büyük şehirler İran'ın misillemeleri için hedef olabilir. Hürmüz Boğazı'ndaki kesintiler petrol ihracatını, nakliye ve sigorta maliyetlerini tehdit ediyor, hatta Körfez başkentlerinin büyük ekonomik projelerini risk altına sokuyor. Trump’ın saldırıları durdurması, İran ile stratejik bir yakınlaşma yerine, Körfez ülkelerinin savaşı topraklarından uzak tutma çabası olarak görülmeli.

7 Ağustos’ta Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, bu güvenlik arayışının bir sonucu olarak değerlendirilebilir. Anlaşmanın resmi açıklamalarında İran veya başka bir ülkenin hedef alınmadığı belirtiliyor. Ancak anlaşma, taraflardan birine yönelik saldırının tümüne yapılmış sayılmasını öngörüyor ve zamanlaması Riyad’ın diplomasinin yanı sıra başka araçlara da başvurduğunu gösteriyor.

Umman ve Pakistan, ABD-İran geriliminde yeni diplomatik yollar açarken, 4-8 Ağustos tarihleri arasında yoğunlaşan temasları farklı roller üstlenerek sürdürüyorlar. Umman, Hürmüz Boğazı'nın kıyıdaş ülkesi olması sayesinde deniz trafiği ve güvenli geçişlerin yönetilmesi konusunda önemli bir konumda. İran, bu görüşmelerin tamamen normalleşme anlamına gelmediğini, Amerikan saldırılarının ve limanlarına yönelik ablukanın sona ermesi gerektiğini belirtiyor.

Pakistan ise, Washington ile Tahran arasında dolaylı iletişimi sağlayarak ateşkes ve geniş kapsamlı bir siyasi anlaşma için zemin hazırlıyor. Bu görev paylaşımı, diplomasiye önemli bir alan kazandırıyor. Ancak Hürmüz’deki ana meseleler çözülmedikçe, sağlanacak teknik anlaşmalar gemi trafiğini rahatlatacak ama savaşı bitiremeyecek geçici çözümler olabilir.

Mevcut diplomasi girişimlerine dair birkaç senaryo öne çıkıyor. İlk olarak, Hürmüz’de sınırlı bir denizcilik düzenlemesi sağlanabilir. İran ve Umman, gemilerin geçişleri konusunda anlaşırsa, ticari trafik kısmen normale dönebilir, bu da enerji piyasalarını rahatlatabilir.

Daha iyimser bir senaryoda, Hürmüz anlaşması, güven artırıcı bir adım olabilir. Pakistan üzerinden yürütülen görüşmeler ateşkesin uzatılmasına, Amerikan ablukasının hafifletilmesine ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının müzakere edilmesine imkan tanıyabilir.

Kötümsere yaklaşan senaryoda, görüşmeler devam ederken gemiler veya altyapı hedef alınabilir. Böyle bir durumda, Washington yeniden saldırılara başlayabilir ve İran daha sert önlemler alabilir. Tahran'ın Umman ile görüşmeleri ayırması, şimdilik kapsamlı barıştan ziyade daha sınırlı bir çözümün olası olduğunu gösteriyor.

Trump’ın saldırıların ertelenmesi kararı, Körfez ülkelerinin Washington üzerinde hala etkili olduğunu gösterse de bu etki, Washington-Tahran hattında kapsamlı bir uzlaşma için yetersiz kalıyor. Umman ve Pakistan’ın diplomatik çabaları, tarafları uzlaşmaya yaklaştırabilirse, Körfez'in son müdahalesi geçici bir duraklamadan öteye geçebilir.

Dr. Yusuf Bahadır Keskin, Amasya Üniversitesi Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Merkezi Öğretim Üyesidir.

Makalelerdeki görüşler yazara aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Muhabir: Sena Çavuş

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Körfez Ülkelerinin Diplomasi Hamleleri Savaşı Bitirebilir mi?