Bianlik
Son Gelişmeler
GRAM ALTIN6.389,61
DOLAR49,7612
EURO55,8942
STERLİN66,6659
BIST 10011.116,99
BITCOIN$79.634
GRAM GÜMÜŞ86,29
BRENT$116,93

İsrail'in Ermeni Meselesi Kararını Azerbaycan Nasıl Değerlendiriyor?

Göktürk Sezek•6 dk okuma•36
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Güney Kafkasya'nın geleceği, tarihi mitlerin siyasi mücadele aracı yapılmasıyla değil, gerçeklerin kabulü, ulaşım hatlarının açılması, ekonomik işbirliğinin sağlanması, güven tesisi ve devletlerin egemenliğine saygı temelinde şekillenecektir.

İsrail'in Ermeni Meselesi Kararını Azerbaycan Nasıl Değerlendiriyor?

Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Aygün Attar, İsrail Dışişleri Bakanı'nın sözde "Ermeni soykırımının" tanınması teklifine Azerbaycan'ın bakış açısını ve bunun Güney Kafkasya'daki barış sürecine olası etkilerini AA Analiz için değerlendirdi.

***

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa'ar'ın "Ermeni soykırımının tanınması" için sunduğu teklifin kabine toplantısında oybirliğiyle kabul edilmesinin ardından Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, 29 Haziran 2026 tarihinde bir açıklama yaptı. Açıklamada, 1915 olaylarına ilişkin karmaşık tarihi süreçlerin hukuki ve bilimsel zeminden koparılarak siyasi karar konusu yapılmasının kabul edilemez olduğu belirtilmiştir. Tarihi olayların lobilerin baskısı ve güncel siyasi hesaplar üzerinden değerlendirilmesi adalet arayışına hizmet etmeyeceği, aksine güvensizlik yaratacağı vurgulanmıştır. Geçmişin trajik sayfalarının arşivler, belgeler, tarihçiler, uluslararası hukukçular ve bağımsız bilimsel komisyonlarca incelenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının açıklaması, İsrail Hükümetinin "Ermeni soykırımı" ile ilgili kararına verilen ölçülü ve devlet aklına dayalı bir tepki olarak öne çıkmaktadır. Bu açıklama, tarihi gerçeklerin korunması, uluslararası hukuka saygı ve Güney Kafkasya'da kalıcı barış gündeminin savunulması açısından özel önem taşımaktadır.

İsrail Hükümetinin bu girişimi, Güney Kafkasya’nın barışa en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde gerçekleşmiştir. Otuz yıla yakın işgal, savaş ve yıkımın ardından bölge yeni bir siyasi gerçekliğe adım atmıştır. Azerbaycan, Karabağ ve Doğu Zengezur’un kurtuluşundan sonra, intikam yerine imar, geri dönüş, bölgesel bağlantıların açılması ve güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi yolunu seçmiştir. Bu dönemde tarihi tartışmaların alevlendirilmesi, barış sürecine ağır bir yük bindirebilir ve eski ihtilafların canlanmasına yol açabilir.

Bu bağlamda Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının, İsrail Hükümetini kararı yeniden gözden geçirmeye çağırması, sorumlu bir tutumdur. Bakü’nün yaklaşımı dar siyasi tepkilerin ötesindedir. Bu tutum, tarihi gerçeklerin siyasi manipülasyon malzemesi yapılmasına karşı bir devlet iradesidir.

Türkiye, Azerbaycan için kardeş devlet ve stratejik müttefiktir. Bu kardeşlik, tarihi, manevi ve siyasi temeller üzerine kurulmuştur. Azerbaycan’ın eski Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in “Bir millet, iki devlet” felsefesi, bugün Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile daha güçlü bir müttefiklik ve ortak güvenlik anlayışına ulaşmıştır.

Bu bağlamda, Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in 2014 yılında Prag’da Doğu Ortaklığı Zirvesi’nde sergilediği tutum özel bir önem taşımaktadır. Dönemin Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan, Türkiye’nin katılmadığı platformu Türkiye’ye yönelik ithamlar için kullanmaya çalıştığında, İlham Aliyev “Türkiye burada değil ama ben buradayım ve cevap vereceğim” diyerek Azerbaycan’ın duruşunu net bir şekilde göstermiştir. Bu sözler, Azerbaycan-Türkiye kardeşliğinin en zor siyasi platformlarda bile savunulan bir gerçeklik olduğunu ortaya koymuştur.

Türkiye, Azerbaycan için ilkesel bir duruştur. Bugün de aynı ilke geçerlidir: Türkiye’ye haksız suçlamalar yöneltildiğinde Azerbaycan suskun kalamaz. Tarih, Ermeni propagandasının çıkarlarına göre yeniden yazılmaya çalışıldığında Bakü, gerçeklerin dilini tercih etmektedir.

Bakü, dost ülkelerle ilişkilerinde her zaman yapıcı köprülerin korunmasına, karşılıklı güvenin güçlenmesine ve gereksiz gerilimlerin önlenmesine önem vermiştir. Bu nedenle İsrail Hükümetinin mevcut kararı, sorunlu bir adım niteliğindedir.

Tarihsel hafızası Holokost trajedisiyle bağlı olan İsrail Devleti, tarihi meselelerin siyasi araç haline getirilmesinin doğuracağı tehlikeleri anlamalıdır. Bu hafızanın çifte standart ve lobicilik hesaplarıyla aynı düzleme getirilmesi sakıncalıdır. Hafıza, adaletin zemini olmalı, siyasi baskı aracı olmamalıdır.

Yahudi halkı, yüzyıllar boyunca Türk devlet geleneğinin cemaatleri koruyan ve inanç özgürlüğüne önem veren coğrafyalarında yaşamış, kimliğini muhafaza etmiştir. "Ermeni meselesinin" Türkiye’ye karşı siyasi baskı aracına dönüştürülmesi, tarihi hafızaya ve siyasi basirete aykırıdır.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın son açıklaması, bu yaklaşımın tehlikeli olduğunu ortaya koymaktadır. Paşinyan, İsrail'in "Ermeni soykırımını" tanımasına ilişkin gazetecilere, Ermenistan’ın bu karara tepki verme ihtiyacı duymadığını belirtmiş ve bu meselenin Ermenistan’a fayda sağlamayacağını ifade etmiştir. Bu, Ermenistan’ın duruşunu göstermektedir. Paşinyan’ın açıklaması, bu meselenin Türkiye’ye karşı kullanılan bir siyasi baskı aracı haline getirilmeye çalışıldığını göstermektedir.

Sözde "Ermeni soykırımı"nın siyasi düzeyde tanınması, tarihi hakikate hizmet etmekten çok, Ermeni lobisinin ve yeni gerçekliği kabul etmek istemeyen çevrelerin çıkarlarına alan açmaktadır. Bu çevreler, barış sürecini sabote etmeyi, Türkiye-Ermenistan normalleşmesini zorlaştırmayı ve Güney Kafkasya’yı rekabet sahasına çevirmeyi amaçlamaktadır.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının açıklamasındaki temel mesaj açıktır: Bu tür adımlar, barışa katkı sağlamayacağı gibi mevcut karşıtlıkları derinleştirir. Bölgenin ihtiyacı, geçmişin siyasi silaha dönüştürülmesi yerine egemenliğe ve karşılıklı saygıya dayalı bir barış düzenidir. İsrail Hükümeti bu kararı yeniden değerlendirmeli ve politikasının gerilim dalgasını körüklemesine izin vermemelidir. Bu adım İsrail’e stratejik kazanç sağlamayacaktır.

Güney Kafkasya’nın geleceği, tarihi mitlerin siyasi mücadele aracı yapılmasıyla kurulamaz. Bu gelecek, gerçeklerin kabulü, ulaşım hatlarının açılması, ekonomik işbirliğinin sağlanması, güvenin yeniden tesisi ve devletlerin egemenliğine saygı temelinde şekillenecektir.

[Prof. Dr. Aygün Attar, Türkiye Azerbaycan Dostluk İşbirliği ve Dayanışma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanıdır.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

İsrail'in Ermeni Meselesi Kararını Azerbaycan Nasıl Değerlendiriyor?
İsrail'in Ermeni Meselesi Kararını Azerbaycan Nasıl Değerlendiriyor?