Anadolu Ajansı'nın Stratejik Analiz Müdürü Dr. Bilgay Duman, Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi'nin Türkiye'ye gerçekleştirdiği ziyareti ve bu ziyaretin sonuçlarını AA Analiz için değerlendirdi.
Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, ilk yurt dışı ziyaretini 14 Temmuz'da ABD'ye yaptıktan sonra, 23 Temmuz'da İran'ı ve 28 Temmuz'da Türkiye'yi ziyaret etti. Zeydi'nin Türkiye ziyareti, önceki Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani döneminde başlayan ivmenin sürdürülmesine yönelik bir adımdı. İki ülke arasında imzalanan beş anlaşma, bu sürekliliği somutlaştırıyor. Bu anlaşmalardan, Fişhabur-Ovaköy Sınır Kapısı üzerinden demiryolu ve karayolu taşımacılığına ilişkin mutabakat zaptı ile doğal kaynaklar karşılığında Irak içerisinde ulaştırma altyapısının geliştirilmesine ilişkin çerçeve mutabakatı dikkat çekiyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun Bağdat'a gerçekleştirdikleri ziyaretler, bu anlaşmaların tesadüfi olmadığını gösteriyor. Türkiye ve Irak'ın ilişkileri planlı ve sistematik adımlar üzerine kurulu. Bu bağlamda iki ülke, pragmatik ve gerçekçi bir tutum sergiliyor.
Zeydi'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Aslında coğrafya doğal olarak bize iki nehir vermiş. Üçüncü nehri de istiyoruz. Artık bu nehir, ekonomi nehri olsun, bu da tabii Kalkınma Yolu'dur." demesi önemlidir. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın (TPAO) Kerkük’te BP Energy Company of Kirkuk Limited’in (BPECKL) yüzde 15 hissesini devralması, Irak'ın Türkiye ile işbirliğine verdiği önemi ortaya koyuyor. Ayrıca, Irak Bakanlar Kurulu'nun Türkiye-Irak Su Alanında İş Birliği Çerçeve Anlaşması’nı etkinleştirmesi, projelerin finansman mekanizmasının 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girmesini kararlaştırması, iyi niyetin bir göstergesidir. Zeydi’nin iş dünyasındaki kimliği, siyasete olan bakış açısında bir pragmatizmi beraberinde getiriyor. Irak’ın iç ve çevresel dinamikleri göz önünde bulundurulduğunda, Zeydi ile diyalog kurmanın kolay olabileceği öngörülüyor.
Kalkınma Yolu Projesi, önemli bir gelişim aracı olarak ön plana çıkıyor. ABD-İsrail/İran Savaşı sonrasında Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kriz, Kalkınma Yolu’nu daha kritik hale getirdi. Irak petrolünün yüzde 80'i Basra Körfezi’nden taşınıyor ve Hürmüz Boğazı tek çıkış noktası olarak büyük bir öneme sahip. Buradaki sıkışıklık, bütçesinin yüzde 95’ini petrol gelirlerinden sağlayan Irak için büyük bir zorluk yarattı. Bu bakımdan Irak’ın kuzey hattını genişletmesi kritik bir ihtiyaç haline geldi. Kerkük-Ceyhan Petrol Boru Hattı Anlaşması’nın yenilenmesine dair görüşmeler sürerken, Zeydi’nin ABD ziyaretinde Kerkük-Banyas petrol hattının inşası için anlaşma sağlandı. Suriye ve Irak arasındaki Yarubiye-Rabia Sınır Kapısı'nın yeniden açılması ve Irak petrol ürünlerinin Baniyas’a taşınması, Türkiye’nin bölgesel sahiplenme politikasıyla örtüşüyor. Türkiye, özellikle Suriye’nin de projeye dahil edilmesini destekliyor.
Ziyarette geniş yer bulmasa da, Irak’ın iç dinamikleri ve bölgesel çatışmalar, güvenlik konusunu iki ülkenin ilişkilerinde önemli bir noktaya taşıyor. Irak, "Terörsüz Türkiye" sürecinde işbirliği yapılması gereken ülkelerden biri ve PKK’nın ana merkezi konumunda. İki ülke arasında oluşturulan güvenlik mekanizmasının işleyişi, "Terörsüz Türkiye’den terörsüz bölgeye" geçiş için oldukça önemli.
ABD Başkanı Donald Trump, Zeydi'nin ABD ziyaretinde Irak'a övgüde bulunsa da, ABD’nin Irak’a yönelik saldırılarına devam etmesi dikkat çekiyor. İran'ın da benzer şekilde Irak’a yönelik saldırıları sürüyor. Irak ve Suudi Arabistan arasındaki dinamikler de ABD/İsrail-İran Savaşı'nın bölgesel yansımalarına örnek teşkil ediyor. Irak’tan kalkan İHA’ların Suudi Arabistan’ı hedef alması ve ABD’nin Suudi Arabistan’la koordinasyon içinde Irak’taki milis gruplara operasyonlar düzenlemesi dikkat çekici. Haşdi Şabi, bu saldırılarda 20’den fazla mensubunun hayatını kaybettiğini açıkladı. Zeydi, Suudi Arabistan’a da ziyaret planladığını söylemişti. Irak’ın doğrudan çatışma yaşamadığı ve Zeydi’nin ziyaret ettiği tek ülke Türkiye olarak öne çıkıyor. Bu durum, iki ülke arasındaki güvenlik işbirliğinin ilerletilmesi için yeni adımlar atılabileceğinin sinyalini veriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerini sağlamaya hazır olduğunu belirtti.
Zeydi'nin Türkiye ziyareti ve ardından gelen gelişmeler, iki liderin Ankara ve Bağdat arasındaki ilişkileri güçlendirmek istediğini gösteriyor. Türkiye-Irak ilişkileri, güvenlikten enerjiye geniş bir alanı kapsayan stratejik bir ortaklık modeline dönüşüyor. Bu işbirliğinin kalıcı olması, ilişkilerin kurumsallaşmasına bağlı. Zeydi’nin ziyareti, bu yönde atılan adımların sürdüğünü gösteriyor. Kararlılık devam ederse, Türkiye-Irak ilişkileri sadece bölgesel barışa katkı sağlamakla kalmayacak, aynı zamanda Orta Doğu’da yeni bir işbirliği modeline dönüşebilir.
[Dr. Bilgay Duman, Anadolu Ajansı Stratejik Analiz Müdürüdür.]
*Makalelerde ifade edilen düşünceler yazara ait olup Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol