Al Sharq Forum Uluslararası İlişkiler Koordinatörü Mehmet Emin Cengiz, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Suriye'ye gerçekleştirdiği ziyareti ve bölgedeki son gelişmeleri analiz etti.
***
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Suriye hükümetinin daveti üzerine geçtiğimiz hafta sonu Suriye'yi ziyaret etti. Suriye, 17 yıl aradan sonra bir BM Genel Sekreteri'ni ağırlamış oldu; en son ziyaret, 2009'da Ban Ki Moon tarafından gerçekleştirilmişti. Bu tarihten sonra Arap Baharı'nın etkisiyle Suriye'de 2011'den itibaren uzun sürecek bir iç savaş başlamıştı.
Şam'da Guterres, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ve Suriye Halk Meclisi Başkanı Abdülhamid el-Avak gibi üst düzey yetkililerle bir araya geldi. Ayrıca sivil toplum üyeleriyle de görüştü. Ülkenin Aralık 2024’ten bu yana yaşadığı jeopolitik kimlik dönüşümü ve yeniden yapılandırma süreci açısından bu ziyaret önem taşıyor.
Guterres’in ziyareti, İsrail’in Levant Bölgesi’nde etkin bir güç olmaya çalıştığı, Gazze, Lübnan ve Suriye’deki saldırılarını sürdürdüğü bir döneme denk geldi. İsrail, 1974'te imzalanan Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'nın geçersiz olduğunu öne sürerek Suriye’nin güneyinde kontrol kurmuş durumda. 1974'ten bu yana İsrail, Suriye'ye binin üzerinde saldırı düzenledi ve birçok kişiyi İsrail’e götürdü. Suriye ve İsrail arasında sürekli görüşmelere rağmen işgalin sona erdirilmesine yönelik bir ilerleme sağlanamıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İsrail’in Lübnan ve Suriye’den çekilmesini talep etse de, İsrailli yetkililer işgal alanlarından ayrılmayı düşünmediklerini açıklıyorlar.
Guterres, Suriye'deki söylemlerinde ülkenin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne vurgu yaptı. İsrail’in 1974 Anlaşması’nı ihlal etmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti.
BM’nin İsrail’e yönelik eleştirilerinin caydırıcılığı olmasa da, bu vurgu uluslararası hukuk açısından önemli. Suriye, askeri gücü yetersiz olduğu için ABD ve uluslararası topluma işgalin durdurulması için sürekli çağrıda bulunuyor.
Guterres’in ziyareti, ABD-İran ateşkesinin zorluklarla karşılaştığı ve iki taraf arasında gerilimin artabileceği bir dönemde gerçekleşti. Ayrıca, İran ve müttefiklerinin Suriye’den çıkarıldığı, ülkenin yeni bir jeopolitik kimlik kazandığı bir süreçte ziyaret yapıldı.
Suriye, Hürmüz krizi nedeniyle alternatif enerji koridoru olarak önem kazandı. Kerkük-Banyas petrol boru hattının yeniden aktive edilmesi için bir anlaşma yapıldı. ABD de bu gelişmeyi olumlu karşıladı.
Trump’ın söylemlerine rağmen Suriye, askeri müdahalede bulunmayacağını belirtti. Suriyeli yetkililer, Irak’tan Suriye üzerinden Hizbullah’a iletilmeye çalışılan silahları ele geçirdiklerini bildirdi. Hizbullah bu iddiaları reddetse de, Suriye'nin yeni kimliğini yansıtıyor.
Ziyaret, Şara’nın meşruiyetini pekiştirirken devlet inşasının önemli bir aşamaya geldiğini gösteriyor. Şara, uluslararası meşruiyetini güçlendirdi ve birçok ülkede kabul gördü. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise Şam'ı ziyaret eden ilk Batılı lider oldu.
Guterres’in ziyareti, Suriye Halk Meclisinin yeniden açıldığı ve ekonomik zorlukların sürdüğü bir dönemin ardından gerçekleşti. Ziyaret, aynı zamanda yargı süreçlerinin devam ettiği bir zamana denk geldi.
SDG ile entegrasyon süreci olumlu ilerlerken, İsrail destekli milislerin kontrolündeki Süveyda için durum farklı. Bu bölge merkezi yönetimin kontrolü dışında kalmaya devam ediyor.
Guterres’in ziyareti, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimler ve Suriye'nin iç istikrar arayışlarının sürdüğü bir dönemde önem taşıyor.
[Mehmet Emin Cengiz, Al Sharq Forum Uluslararası İlişkiler Koordinatörüdür.]
* Makalelerdeki görüşler yazarın şahsi görüşleridir ve Anadolu Ajansının tutumunu yansıtmayabilir.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol