Bianlik
Son Gelişmeler

Göç, Brexit ve Starmer'ın İstifası: Birleşik Krallık'taki Siyasi Krizin Perde Arkası

Güney Yazıcı•4 dk okuma•32
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Starmer'ın göreve başladıktan sonra yaptığı hatalar ve net bir vizyon ortaya koyamaması, hükümetin hem sağa hem de sola oy kaybetmesine neden oldu. Doğal olarak, bu duruma yol arkadaşlarının sabrı sınırlıydı.

Göç, Brexit ve Starmer'ın İstifası: Birleşik Krallık'taki Siyasi Krizin Perde Arkası

Londra Queen Mary Üniversitesi Siyaset Bölümü’nden Prof. Dr. Tim Bale, Keir Starmer'ın istifasını ve Brexit'in 10. yılında Birleşik Krallık siyasetinin durumunu AA Analiz için değerlendirdi.

***

İngiliz siyaseti, bu alanda deneyimli bir kişi olarak söyleyebilirim ki, eskiden oldukça öngörülebilir ve bazılarına göre monoton bir yapıdaydı. Brexit, bu tabloyu tamamen değiştirdi ve bu değişiklik kalıcı gibi görünüyor.

2016 yılına kadar iktidar, merkez sol İşçi Partisi ve merkez sağ Muhafazakar Parti arasında el değiştirirdi. Diğer partilere oy vermek neredeyse zaman kaybıydı. Ancak artık çok partili bir sisteme geçtik ve son on yılda yedinci başbakanımızı görmeye hazırlanıyoruz.

Keir Starmer, muhalefet lideri olarak İşçi Partisi'ni canlandırdıktan sonra başbakan olduğunda, ülkeyi yönetmenin zorluklarını fark etti. Göreve başlar başlamaz yaptığı hatalar ve halka ilham verici bir vizyon sunamaması, hükümetin hem sağa hem de sola oy kaybetmesine neden oldu. Starmer'ın kişisel onay oranı, partisinin oylarının gerisine düştü. Rakibi Andy Burnham’ın bu hafta parlamentoya dönmesi, Starmer’ın istifa etmesine yol açan son gelişme oldu.

İngiltere'de siyasetin kaotik hale gelmesinin tek nedeni Brexit değil. İngiliz parti sistemi, 1970'lerde Liberal Parti'nin tabanını genişlettiği, İskoç ve Galler milliyetçi partilerinin Westminster'da güç kazandığı dönemden beri sarsılıyor.

Bu süreçte seçmen davranışı değişken hale gelirken, partilere olan geleneksel bağlılık kültürü de kayboldu. Partiler, her bir oyu kazanmak zorunda. Ancak daralan mali imkanlar, yavaşlayan ekonomik büyüme ve yaşlanan nüfusun yarattığı kamu yükü, siyasilerin vaatlerini gerçekleştirmesini zorlaştırıyor.

Siyasetçiler, bu zorlu denklemi çözmek için kitlesel göçü tercih etti. Sosyal bakım ve sağlık hizmetlerinin maliyetini kontrol altına almak ve iş gücü açığını kapatmak için ucuz iş gücü ithal edildi. Ancak bu politikalar, şeffaf bir şekilde açıklanmadığı için Brexit'e zemin hazırlayan toplumsal huzursuzluğu tetikledi.

2004 yılında Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göç dalgası, kamuoyunda göçle ilgili endişeleri artırdı. 2015'teki göç kriziyle birleşen bu durum, 2016'daki Brexit kararını etkiledi.

Toplumsal tepkilerin ikinci dalgası, Muhafazakar Parti'nin Brexit sonrası göç politikalarını gevşetmesiyle başladı. Bu adım, Kovid-19 krizinde iş gücü piyasalarının kilitlenmesinin ekonomiye zarar vereceği endişesiyle atıldı.

Üçüncü aşama, Güney Asya ve Orta Doğu'dan gelen düzensiz göçmenlerin ülkeye sığınma talepleriyle şekillendi. Hükümet, bu göçmenleri barındırmak için büyük maliyetlere katlanmak zorunda kaldı.

Toplumda biriken öfke, zaman zaman sokak olaylarına dönüştü. Ancak asıl etkisi siyasi demografide görüldü. Göçten rahatsız olan ve Brexit'i destekleyen seçmenler, merkez siyasetten uzaklaşarak Nigel Farage liderliğindeki Reform UK'ye yöneldi.

Diğer tarafta ise AB'de kalmaktan yana oy kullanan ve İşçi Partisi'nden hayal kırıklığı yaşayan seçmenler bulunuyor. İşçi Partisi'nin göç konusundaki yanlış stratejileri, bu kopuşu hızlandırdı.

İktidar, Gazze'deki trajediye kayıtsız kaldı ve Brexit'ten geri adım atmadı. Ayrıca mali kurallara sadık kaldı. Bu süreçte Donald Trump, İngiltere ile ABD arasındaki özel ilişkiyi alaya aldı.

Brexit, İngiliz siyasetini ve uluslararası arenadaki konumunu daha Avrupai hale getirdi. Ancak kısa vadede AB'ye dönüş ihtimali görünmüyor. Anketler, Brexit'in hata olduğunu düşünenlerin arttığını gösterse de, pratikte çok az seçmen fikrini değiştirdi.

Sonuç olarak, İngiltere istikrarsız bir devlet haline geldi. Ülke, hırslarının ve politikalarının gerçekçi olmadığını kabul edemiyor. Yeni Başbakan Andy Burnham'ın yapabileceği en iyi şey, bu durumu kabul etmek olurdu. Ancak bu konuda pek umut yok.

[Prof. Dr. Tim Bale, Londra Queen Mary Üniversitesi Siyaset Bölümü’nde öğretim üyesidir.]

*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Göç, Brexit ve Starmer'ın İstifası: Birleşik Krallık'taki Siyasi Krizin Perde Arkası
Göç, Brexit ve Starmer'ın İstifası: Birleşik Krallık'taki Siyasi Krizin Perde Arkası