Bianlik
Son Gelişmeler
GRAM ALTIN6.386,80
DOLAR49,7612
EURO55,8913
STERLİN66,6621
BIST 10011.116,99
BITCOIN$79.578
GRAM GÜMÜŞ86,18
BRENT$116,93

Fuad Hüseyin'in Şam Ziyareti: Irak-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem

Şahnur Erbulak•6 dk okuma•37
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Fuad Hüseyin'in Suriye ziyareti, Irak-Suriye ilişkilerinin güvenlik odaklı temkinli çizgiden daha kurumsal ve çok boyutlu bir zemine taşındığını gösteriyor.

Fuad Hüseyin'in Şam Ziyareti: Irak-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem

ORSAM Irak Çalışmaları Araştırmacısı Dr. Sercan Çalışkan, Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin'in Suriye ziyaretinin Irak-Suriye ilişkileri açısından stratejik önemini değerlendirdi.

***

Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin, 29 Haziran 2026’da resmi temaslarda bulunmak üzere Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştirdi. Bu ziyaret, Aralık 2024’teki devrimden sonra Irak’tan Suriye’ye dışişleri bakanı düzeyinde yapılan ilk diplomatik ziyaret olması açısından önem taşıyor. Son yıllarda bölgesel politikalar önemli ölçüde değişirken, Irak-Suriye ilişkileri temkinli ve yavaş ilerleyen bir rota izledi. Bağdat, devrim sonrası dönemde Suriye sınırından kaynaklanabilecek güvenlik tehditlerini öncelikli risk olarak belirledi. Irak’ın ilk tepkisi güvenlik odaklı oldu ve iki ülke arasındaki ilk temaslar askeri ve istihbarat heyetleri üzerinden yürütüldü.

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla bölgenin savaş atmosferine sürüklenmesi, güvenlik konularını yeniden öne çıkardı ancak Irak-Suriye ilişkilerinde enerji işbirliğinin ne kadar kritik olduğunu da gösterdi. Süveyş Kanalı’nın kapatılması, alternatif enerji rotalarının en yüksek kapasite ile işlemesini Irak için acil hale getirdi. Bu ihtiyaç, Kerkük ve Basra petrollerinin kara yolu tanker taşımacılığı gibi ara çözümlerle Suriye’deki Banyas Limanı’na ulaştırılarak Akdeniz üzerinden küresel pazarlara çıkartılması stratejisini beraberinde getirdi.

Hüseyin’in ziyareti, iki ülke arasındaki temasları daha somut bir diplomatik zemine taşıdı. Görüşmelerin en önemli çıktılarından biri olarak, üst düzey bir ortak koordinasyon komitesinin kurulduğu iki ülkenin ortak deklarasyonuyla ilan edildi. Atılan adımların, dışişleri bakanlarının diplomatik girişimleriyle geç de olsa kurumsal bir aşamaya taşınması son derece önemli. Ancak ilişkilerin gelecekteki seyrini ve derinliğini belirleyecek temel unsurlardan biri, Irak’ın iç siyasi dinamiklerinin bu sürece ne ölçüde yön vereceği olacaktır.

Aralık 2024’ten bu yana karşılıklı diplomatik yakınlaşmanın, hatta Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın planlanan Irak ziyaretinin önündeki en büyük engellerden biri, Irak’taki Şii siyasetindeki bazı aktörlerin hükümet üzerindeki baskısı oldu.

Bu doğrultuda, İran’a yakın siyasi gruplar ile silahlı milis yapıların, ilişkilerin güvenlik-istihbarat ekseninin dışına çıkarak diğer alanlara genişlemesine karşı ciddi bir muhalif tavır takındıkları söylenebilir.

Tüm bu yavaşlatıcı iç dinamiklere karşın, bölgesel krizlerin ürettiği ağır maliyetler, Irak’ta Suriye ile ilişkilere en mesafeli duran aktörleri dahi daha itidalli ve pragmatik bir çizgiye çekti. Ekonomisi yüzde 90’ın üzerinde petrole bağımlı olan Irak için Süveyş Kanalı’nın kapatılması, Bağdat’ta uzun süredir endişeyle tartışılan "alternatif rota" aciliyetinin ne denli stratejik bir öneme sahip olduğunu kanıtladı. Bu kapsamda, ilk aşamada kısıtlı bir petrol sevkiyatı gerçekleştirilse bile, Irak’ın Suriye üzerinden kara yoluyla Akdeniz’e açılabilmesi, ikili ilişkilerin ne kadar hayati bir zemine oturduğunu gösteriyor. Bağdat’taki yeni hükümetin göreve başlamasıyla birlikte bu stratejik kazanımın kaybedilmek istenmemesi ve ilişkilerde yeni bir ivme yakalanması hedefi, Fuad Hüseyin’in gerçekleştirdiği bu son ziyaretle de net bir biçimde ortaya kondu.

İlerleyen süreçte Irak’ın Suriye ile ilişkilerinde güvenlik ve enerji başlıkları iki temel sütun olarak kalmaya devam edecektir. Ancak her iki konunun da mevcut düzeyde seyretmesi, katma değer anlamında ilişkileri yeni bir aşamaya taşımaya yetmiyor. Güvenlik noktasında halen kırılganlıklar barındırsa da sınır güvenliğinin, ortak güvenlik koordinasyonları sayesinde görece istikrarlı bir noktaya ulaştığı söylenebilir. Nitekim iki ülke arasındaki üç sınır kapısının da faal şekilde işlerliğini sürdürebilmesi bu açıdan önemlidir. Enerji anlamında ise mevcut potansiyelin halen oldukça ufak bir kısmından faydalanılmaktadır. Bunun aşılması için ülkelerin irade ortaya koyması kadar mevcut kaynakların artırılması da gerekmektedir.

Enerji rotalarının geliştirilmesi noktasında, ABD’nin Irak hükümetine karşı elinde bulundurduğu ekonomik kaldıraç stratejik bir anlam ifade ediyor. Bu kaldıraç, ABD tarafında Irak’taki etki gücünü İran’a karşı tahkim ederken, Irak hükümeti için de bahsi geçen kaynak ihtiyacının karşılanmasına olanak sağlıyor. Nitekim ABD’nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın Bağdat ziyaretinin ardından yapılan açıklamanın altı çizilen noktalarından biri de bu yönde oldu. Resmi açıklamada, Kerkük-Banyas petrol boru hattının rehabilitasyonuna ilişkin TI Capital şirketi ile imzalanan mutabakat zaptının hayata geçirilmesi yönünde atılacak adımların görüşüldüğü vurgulandı.

Üst düzey güvenlik heyetlerinin ardından dışişleri bakanları liderliğinde diplomatik ziyaretlerin başlatılması kıymetli olsa da liderler düzeyinde temasların sağlanması hem ilişkilere farklı bir boyut katacak hem de planlanan adımların hayata geçirilmesi noktasında hızlandırıcı bir etkide bulunacaktır. Karşılıklı liderler düzeyinde ziyaretlerin henüz gerçekleştirilememiş olması, mevcut tabloda eksik kalan temel yönü oluşturmaktadır. Ancak bölgesel denklemde yeni konumlanmaların yaşandığı mevcut siyasi iklimde, Irak ve Suriye arasındaki ilişkilerin yakın gelecekte liderler seviyesine taşınması şaşırtıcı olmayacaktır.

Gelinen aşamada, Fuad Hüseyin’in Suriye ziyareti, Irak-Suriye ilişkilerinin güvenlik merkezli temkinli çizgiden daha kurumsal ve çok boyutlu bir zemine taşındığını gösteriyor. Bağdat’ın iç siyasi dengeleri ve bazı aktörlerin Suriye ile yakınlaşmaya dönük mesafeli tutumu, süreci yavaşlatmış olsa da bölgesel krizlerin ürettiği maliyetler, özellikle enerji rotaları ve sınır güvenliği başlıklarında iki ülkeyi daha pragmatik bir işbirliğine yöneltiyor. Bu nedenle mevcut ziyaret, yalnızca diplomatik temasların yeniden canlanması açısından değil, Irak’ın Suriye üzerinden Akdeniz’e açılma arayışı ve bölgesel denklemde yeni bir pozisyon üretme çabası bakımından da önemli bir aşama olarak değerlendirilebilir. İlerleyen süreçte güvenlik ve enerji alanlarında atılan adımların liderler düzeyindeki siyasi iradeyle desteklenmesiyle de ilişkiler kalıcı bir derinlik kazanacaktır.

[Dr. Sercan Çalışkan, ORSAM Irak Çalışmaları Araştırmacısıdır.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Fuad Hüseyin'in Şam Ziyareti: Irak-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem
Fuad Hüseyin'in Şam Ziyareti: Irak-Suriye İlişkilerinde Yeni Dönem