Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi, Türkiye'ye yapacağı ziyaretten önce, Türkiye-Irak ilişkilerinin stratejik önemini değerlendiren bir yazı kaleme aldı.
***
Irak ve Türkiye arasındaki ilişkiler uzun yıllardır güvenlik, su, ticaret ve sınır geçişleri gibi kilit meseleleri yönetme üzerine odaklandı. Ancak bugün, geleceğe dair geniş kapsamlı bir vizyona sahip olmayı gerektiren yeni bir fırsat önümüzde duruyor. Mesele artık sorunları yönetmek değil, bu zorlukları halkların refahı için fırsata çevirebilmektir.
Bugün Ankara’ya doğru yola çıktığımda, birkaç yıl öncesine kıyasla tamamen farklı bir Irak gördüm. Ülke istikrar, reform ve kalkınma yolunda önemli adımlar attı. Ekonomik güçlenme ve etkin devlet yapısı kurma amacını ulusal öncelik olarak belirleyen Irak, bölgede sürdürülebilir büyümeyi merkeze alan bir dış politika stratejisi geliştiriyor.
Türkiye de gelişmiş sanayi kapasitesi ve stratejik konumu ile dikkat çekiyor. Altyapı, enerji ve ulaştırma alanlarındaki deneyimiyle Türkiye, Irak ile birlikte önemli bir ekonomik ortaklık kurma potansiyeline sahip.
Uluslararası rekabetin önemli bir unsuru haline gelen ekonomik koridorlar, küresel ticaret ve tedarik zincirlerinin haritasını yeniden şekillendiriyor. Irak ve Türkiye, Körfez, Asya ve Avrupa arasında köprü görevi üstlenerek coğrafi avantajlarını ekonomik değere dönüştürmek için tarihi bir fırsat elde etti.
Kalkınma Yolu Projesi, bu ekonomik entegrasyon çabalarının merkezinde yer alıyor. Sadece bir Irak projesi olarak değil, Orta Doğu’daki ekonomik bağları yeniden tanımlayacak bir girişim olarak öne çıkıyor. Proje, yeni şehirlerin, sanayi bölgelerinin ve yatırım fırsatlarının oluşmasını sağlayacak ve binlerce kişiye istihdam sunacak.
Güvenli ve istikrarlı bir çevre olmadan stratejik ortaklıklar sağlamlaşamaz. Irak, her iki ülkenin güvenliğinin karşılıklı egemenlik haklarına saygı ve terörle mücadelede gösterilecek ortak gayretlerle tesis edileceğine inanıyor.
Su meselesi, stratejik bir kalkınma zorunluluğu haline gelmiş durumda. Bu nedenle, halklarımızın su ve gıda güvenliğini sağlamak için bilimsel işbirliğine dayalı, modern teknolojilere yatırım yapan bir strateji izlemek öncelikli olmalıdır.
Orta Doğu, yeni başarı hikayelerine ihtiyaç duyuyor. Irak ve Türkiye, işbirliği sınırlarını genişleterek entegrasyon vizyonunu gerçekleştirdiğinde, bölgenin en ilham verici gelişmelerine öncülük edebilir. Her yeni yatırım ve proje, ikili ilişkileri güçlendirmekle kalmayıp, bölgenin istikrarına da önemli katkılarda bulunacaktır.
Kalıcı istikrar, çatışma değil, ortak projeler etrafında sağlanabilir. Komşular arası güçlü entegrasyon, daha sağlam bir yapı oluşturur. Bu model üzerinde elde edilecek her başarı, daha istikrarlı ve müreffeh bir Orta Doğu’ya yaklaşmamıza vesile olacaktır.
[Ali ez-Zeydi, Irak Başbakanıdır.]
* Bu makalede ifade edilen görüşler yazara aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol