Avusturya Başbakanı Christian Stocker'ın Türkiye ziyareti, Kazım Keskin tarafından AA Analiz için değerlendirildi. Ziyaret, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrine ışık tutuyor.
***
Christian Stocker’ın 10 Ağustos’ta Ankara’ya gerçekleştirdiği resmi ziyarette, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) ilişkilerindeki “dondurulmuş üyelik, işlevsel ortaklık” yaklaşımı dikkat çekti. Ankara, tam üyelik görüşünü sürdürürken, Viyana hükümeti ekonomik, güvenlik, enerji ve göç konularında pragmatik bir işbirliği modeline yöneliyor. Dışişleri Bakanı Beate Meinl-Reisinger, 29 Nisan 2026’da Viyana’da yapılan basın toplantısında Türkiye’yi güvenlik açısından “vazgeçilmez bir ortak” olarak nitelendirmiş, müzakerelerdeki tıkanıklıktan duyduğu rahatsızlığı belirtmişti. Bu tutum, yalnızca hükümet başkanının değil, genel bir devlet politikası olarak öne çıkıyor.
Hükümetin olumlu tutumuna rağmen, Avusturya kamuoyunda farklı bir eğilim gözleniyor. Aşırı sağcı Avusturya Özgürlük Partisi (FPÖ), son anketlerde yüzde 38'lik destekle lider konumda ve Türkiye’nin AB üyeliğine karşıt bir duruş sergiliyor. Bu durumda, tam üyelik karşıtı tutumun değiştiğini söylemek için henüz erken. Stocker’a ziyaretinde SPÖ Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Peter Hanke ile Viyana Ticaret Odası Başkan Yardımcısı Wolfgang Hesoun da eşlik etti. Bu heyetin bileşimi, Viyana’nın siyasi başlıkları geri planda tutarak ekonomik işbirliğine ağırlık verdiğini gösteriyor.
Ekonomik ilişkilerde yüksek düzeyli işbirliği, politik gelişmelere rağmen sürdürülüyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Stocker'ın basın toplantısında, ticaret hacminin 5 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefi ve Türkiye'deki Avusturya firmalarının sayısının bini aştığı vurgulandı. Doğrudan yatırımlar 11 milyar doları geçerken, Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi kurulması önerildi. Yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma, demir yolları ve savunma sanayisi işbirliği yapılan öncelikli alanlar olarak belirlendi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi konularının ilerletilmesinin AB’nin atması gereken adımlar olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, “askıya alınmış üyelik” formülünün bir parçası olarak ortaya çıkıyor. Türkiye, tam üyelik başlığının donmuş olmasına rağmen, üyeliğin bazı bileşenlerinin ilerletilmesini istiyor.
Türkiye’nin bölgesel ve küresel alandaki jeopolitik önemi bu yakınlaşmada etkili. Türkiye, Suriye, Ukrayna ve Orta Doğu’daki rolüyle dikkat çekiyor. Stocker, Türkiye’nin Rusya’nın Ukrayna’ya saldırılarını sona erdirme çabalarını takdir ettiklerini söyledi. Enerji alanında da Avusturya, Rus gazına bağımlılığını azaltma stratejisi çerçevesinde Türkiye üzerinden Azerbaycan gazı tedarikine büyük önem veriyor.
Görüşmelerde göç konusu da ele alındı. 2016 Türkiye-AB Mutabakatı hala geçerliliğini koruyor. Ancak AB, sığınma reformuyla “dışsallaştırma”ya ağırlık veriyor. Stocker, 2027’den itibaren AB dışı geri dönüş merkezleri arayışının sürdüğünü belirtti.
Basın toplantısında Stocker, Türkiye’nin hem Avusturya hem de AB için güvenlik ve göç konularında kilit bir rol oynadığını belirtti. Düzensiz göç ve insan ticaretiyle mücadelede Türkiye ile yakın işbirliği içinde olduklarını, Türkiye’nin Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapma tutumunun takdire şayan olduğunu söyledi. Göç başlığının, ikili ilişkilerde ana konulardan biri olmaya devam edeceği vurgulandı.
Avusturya'daki Türk diasporası, ikili ilişkilerin arka planında önemli bir başlık. 1964’te başlayan Türk göçü, bugün 400 bin kişilik bir topluluğa ulaştı. Stocker, bu topluluğun ülke ekonomisine katkılarından bahsederek, entegrasyonun önemine dikkat çekti. Türkiye, İslamofobi ile mücadelede önemli bir rol oynuyor.
Genel olarak Stocker'ın ziyareti, siyasi durgunluğa rağmen Ankara ve Viyana arasında işlevsel bir işbirliğinin güçlendiğini gösteriyor. Ancak aşırı sağın güçlü konumu ve toplumsal gerilimler, bu ilişkide aşılması gereken meydan okumalar arasında yer alıyor.
[Kazım Keskin, Avusturya ve Almanya iç siyaseti konusunda uzmandır.]
* Makalelerde belirtilen görüşler yazara ait olup, Anadolu Ajansı'nın editoryal politikasını yansıtmamaktadır.
Haber: Sena Çavuş

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol