Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Begüm Güneş, güneşten korunma sürecinde saçlı derinin sıkça gözden kaçırıldığını ifade etti. Uzman Güneş, saçların ultraviyole (UV) ışınlarına karşı tam bir koruma mekanizması oluşturmadığını dile getirdi.
Özellikle saç yoğunluğu düşük ve seyrek olan bireylerde, saçlı derinin güneşe karşı daha fazla maruz kaldığını gözlemlediğini belirten Güneş, ciddi güneş yanıklarının saçlı deride belirgin bir iltihaplanmaya ve bazı vakalarda geçici saç dökülmesine neden olabileceğini aktardı. Ayrıca, sürekli tekrarlayan UV ışınlarına maruz kalmanın saç tellerinde yapısal hasara yol açarak saçların daha kuru ve kırılgan bir yapıya bürünmesine zemin hazırladığını söyledi.
"Saçın yoğunluğu ve rengi, güneş ışınlarının saçlı deriye ulaşma miktarını etkileyebilir," şeklinde konuştu.
Uzman Dr. Öğr. Üyesi Begüm Güneş, saçın yapısı ve yoğunluğunun güneş ışınlarının saçlı deriye ulaşımını nasıl etkilediğini açıkladı. Kalın ve yoğun saçların, ince ve seyrek saçlara kıyasla saçlı deri üzerinde daha güçlü bir fiziksel bariyer oluşturabildiğini belirtti. Koyu renkli saçların ise açık renkli saçlara göre UV ışınlarını daha fazla emebileceğini ekledi. Ancak bu durumun saçlı derinin güneşten tamamen izole olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.
Özellikle saç ayrım çizgisi, alnın saçla birleştiği bölgeler ve saçların seyrekleştiği alanların güneş ışınlarına daha açık kaldığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Güneş, saç kaybı arttıkça saçlı derinin doğrudan güneşe maruz kalan yüzey alanının da arttığını işaret etti.
"Ciddi güneş yanıkları geçici saç dökülmesine yol açabilir," diye konuştu.
Saçlı derinin, vücudun diğer bölgeleri gibi güneş yanığına karşı savunmasız olduğunu belirten Güneş, hafif düzeydeki güneş yanıklarının genellikle kalıcı saç dökülmesine yol açmadığını söyledi. Bununla birlikte, şiddetli yanıklarda saç köklerinin çevresinde gelişen inflamasyonun geçici saç dökülmesine katkıda bulunabileceğini kaydetti.
<Tekrarlayan UV maruziyetinin sadece saçlı deriyi değil, saç tellerini de etkilediğini ifade eden Güneş, uzun süreli ve yoğun güneş maruziyetinin saç telinin yapısında hasara yol açabileceğini belirtti. Bu tür bir hasarın sonucunda saçların daha kuru, mat ve kırılmaya daha yatkın hale geldiğini dile getirdi.
<"Saçların arasındaki değişiklikler gözden kaçabilir," şeklinde konuştu.
Saçlı deride ortaya çıkan bazı cilt değişikliklerinin saçların arasında kaldığı için fark edilmesi zor olabileceğine dikkat çeken Güneş, düzenli cilt kontrolü sırasında saçlı derinin de mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
"Saçlı deride yeni çıkan, büyüyen veya görünümü değişen bir lezyon; iyileşmeyen, tekrarlayan kanama veya kabuklanma gösteren bir bölge varsa mutlaka bir dermatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Kişinin kendi kendine cilt kontrolü yaparken saçlarını bölüm bölüm ayırarak saçlı derisini de dikkatle incelemesi önemlidir," uyardı.
Saç ayrım çizgisini ihmal etmemek gerektiğini hatırlattı.
Saçlı derinin güneşten korunmasında şapka kullanımının etkili bir yöntem olduğunu belirten Güneş, özellikle saçları seyrek olan veya saç ayrım çizgisi belirgin olan kişilerin güneş koruyucu kullanabileceğini belirtti.
Dr. Öğr. Üyesi Güneş, saç ayrım çizgisi veya saçların seyrek olduğu bölgelerde güneşten etkilenen saçlı deri üzerine geniş spektrumlu, en az SPF 30 koruma sağlayan bir güneş koruyucu uygulanabileceğini söyledi. Uzun süre açık havada kalma durumunda yalnızca güneş koruyuculara güvenmek yerine, geniş kenarlı bir şapka ile fiziksel koruma sağlamanın da önemli olduğunu ifade etti. Yüz, kulaklar, boyun ve saçlı deri bölgelerinin güneşten korunmasında bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini ekledi.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol