Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nin (ÇOMÜ) önderliğinde ve İÇDAŞ AŞ'nin desteğiyle, Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izniyle yürütülen kazılar, Roma dönemine dair yeni bilgiler sunmaya devam ediyor.
Troya Antik Kenti Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, bu yılki kazı çalışmalarının Helenistik ve Roma dönemi aşağı kent bölgelerine odaklandığını belirtti.
Aslan, "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında sürdürülen kazıların, kentin tarihi açısından önemli bir aşamayı temsil ettiği görüşünde.
Bu yıl dört farklı alanda çalıştıklarını aktaran Aslan, şu bilgileri paylaştı:
"Roma dönemi aşağı kentinde kazılarımızı sürdürüyoruz. Augustus'un milattan önce 20'li yıllarda Troya'yı ziyareti sonrası bu şehrin ihtişamı artmıştır. Roma caddesi oldukça büyük ve önemlidir. Kuzey-güney, doğu-batı yönünde paralel uzanan caddelerin her iki yanında villalar ve dükkanlar bulunmaktadır. Ziyaretçilerin kaleden aşağı kente yönlendirilmesi ve kentin planına dair detaylar açısından bu kazılara başladık."
Troya Antik Kenti'nde süren kazılarda, Roma dönemine ait bir caddede 1500 yıl öncesine ait depremin tahribat izleri bulundu.
Kentte, bu caddedeki izler Roma dönemindeki depremlerin etkilerini somut bir şekilde ortaya koyuyor.
Roma dönemine ait Troya, iki büyük depremle yıkıma uğruyor. Son yıkıcı deprem M.S. 500'lerde gerçekleşiyor. İzler, depremlerin caddedeki tahribatını gösteriyor.
Son büyük yıkımın, 1500 yıl önceki depremle gerçekleştiği ve bu izlerin Roma caddesi kalıntılarında görüldüğü belirtiliyor.
Bulgular, Roma döneminin sonundaki depremlerin kent üzerindeki etkilerini doğruluyor. Troya, önceki depremlerden sonra yeniden inşa edilse de, geç Roma dönemindeki depremler sonrasında eski canlılığını kaybetti.
Prof. Dr. Aslan, Troya'nın yerleşim tarihinin M.Ö. 3000'lerden M.S. 500'lere kadar uzandığını, depremlere rağmen uzun süre iskan edildiğini, ancak son depremlerle yaşamın sona erdiğini açıkladı.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol