Toplumcu gerçekçi edebiyatın önde gelen isimlerinden biri olan "Hababam Sınıfı"nın yazarı Rıfat Ilgaz'ın ölümünün üzerinden 33 yıl geçti.
Şiir, roman, öykü ve mizah gibi pek çok alanda eser veren Ilgaz, toplumun gündelik yaşamını, eğitim sistemini ve sosyal sorunları sade ve mizahi bir dille edebiyata taşıdı.
Tam adı Mehmet Rıfat Ilgaz olan yazar, 7 Mayıs 1911'de Kastamonu'nun Cide ilçesinde Fatma Hanım ve Hüseyin Vehbi Bey'in yedinci çocuğu olarak doğdu.
Ilgaz, ilkokula Cide'de başladı, daha sonra eğitimine Samsun'un Terme ilçesinde devam etti. Ortaöğrenimini Kastamonu'da tamamlayan yazar, yatılı olarak okuduğu Kastamonu Muallim Mektebi'nden 1930'da mezun oldu.
1931'de Bolu Maarif Müdürlüğü tarafından Gerede'de ilkokul öğretmeni olarak görevlendirilen Ilgaz, daha sonra Akçakoca ve Gümüşova'da da öğretmenlik yaptı.
Meslektaşı Nuriye Hanım ile 1931'de evlenen Ilgaz'ın kızı Gönül, 1932'de dünyaya geldi.
Ilgaz, 1933'te askerlik görevini tamamladıktan sonra eşinden ayrıldı. Soyadını ise 1934'te Soyadı Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle Ilgaz Dağları'ndan aldı.
Rıfat Ilgaz'ın edebiyat yolculuğu, öğrencilik yıllarında yazdığı şiirlerle başladı. İlk şiiri "Sevgilimin Mezarında", 1927'de Kastamonu'da yayımlanan Nazikler gazetesinde yer aldı. Daha sonra şiirleri çeşitli dergilerde okurlarla buluştu.
Gazi Eğitim Enstitüsü'nde 1936-1938 yılları arasında eğitim alan Ilgaz, mezuniyeti sonrası Adapazarı'na Türkçe öğretmeni olarak atandı. Ancak verem hastalığına yakalanması üzerine İstanbul'a gelerek Yakacık Sanatoryumu'nda tedavi gördü.
Ilgaz, tedavi nedeniyle İstanbul'a tayin istemesinin ardından, 1939'da Karagümrük Ortaokulu'nda göreve başladı. Aynı yıl öğretmen Rikkat Hanım ile evlendi. Çiftin oğlu Aydın ve kızı Yıldız dünyaya geldi.
Çeşitli dergi ve gazetelerde yazıları yayımlanan Ilgaz, Hasan Tanrıkut, Sabahattin Kudret Aksal ve Salah Birsel gibi isimlerle tanıştı.
1942'de şair İbrahim Abdülkadir Meriçboyu ve Ömer Faruk Toprak ile Yürüyüş dergisinde yer aldı. Orhan Kemal, Sait Faik Abasıyanık, Cahit Irgat ve Nazım Hikmet gibi isimlerle çalıştı.
İlk şiir kitabı "Yarenlik" 1943'te yayımlandı. Anadolu insanının yaşamını, emekçilerin sorunlarını ve toplumsal eşitsizlikleri konu alan "Sınıf" 1944'te yayımlandı. Bu eseri "Yaşadıkça" takip etti.
Toplumcu gerçekçi anlayışın öne çıktığı bu eserleri nedeniyle hakkında soruşturmalar açılan Ilgaz'ın kitapları toplatıldı, kendisi de zaman zaman yargılandı.
1944'te yayınlanan "Sınıf" adlı şiir kitabının toplatılması üzerine 6 ay hapis cezasına çarptırılan Ilgaz, cezaevi süreci ve sağlık sorunları nedeniyle öğretmenlik görevini ve İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü'ndeki eğitimini bırakmak zorunda kaldı.
Yaklaşık 8 yıl verem tedavisi gören Ilgaz, bu dönemde edindiği deneyimlerini "Pijamalılar" romanına taşıdı. Toplumcu gerçekçi çizgisini sürdüren Ilgaz'ın 1953'te yayınlanan "Devam" adlı kitabı da toplatıldı.
Yazıları ve şiirleri nedeniyle kovuşturmaya uğrayan Ilgaz, yaklaşık 5 buçuk yıl mahkumiyet aldıysa da, hastalığı ve af kapsamına girmesi nedeniyle cezasının bir kısmını çekti.
Aziz Nesin ve Esat Adil ile 1950'lerde Gerçek gazetesini çıkaran Ilgaz, Dolmuş, Akbaba, Külah, Taş ve Adembaba gibi dergilerde yazılar yazdı. Bir süre Tan gazetesinde düzeltmen, dizgici ve röportaj yazarı olarak görev yaptı.
Öğretmenlik yıllarında edindiği gözlemleri ve öğrencileriyle yaşadığı deneyimleri eserlerine taşıyan Ilgaz, "Hababam Sınıfı"nı ilk kez "Dolmuş" dergisinde "Stepne" mahlasıyla tefrika etti.
Oğlu Aydın'ın okul yaşamından da izler taşıyan eser, öğretmenlik deneyimleriyle harmanlanarak eğitim sistemine yönelik mizahi bir eleştiri olarak kurgulandı.
1959'da kitap olarak yayımlanan "Hababam Sınıfı", kısa sürede geniş bir okur kitlesine ulaştı. Eser, 1966'da tiyatroya uyarlandı, 1975'te ise Ertem Eğilmez yönetmenliğinde sinemaya aktarıldı. Başrollerini Kemal Sunal, Münir Özkul ve Adile Naşit'in paylaştığı film, Türk sinemasının unutulmaz yapımları arasına girdi.
Rıfat Ilgaz, çeşitli söyleşilerinde Hababam Sınıfı'nın sadece bir güldürü eseri olmadığını, eğitim sistemindeki ezbercilik, kopya kültürü ve otorite anlayışını eleştiren bir yergi olduğunu belirtti.
Sonraki yıllarda Vatan, Yeni Gün, Yeni Ulus ve Demokrat İzmir gazetelerinde yazmayı sürdüren Ilgaz, kurduğu Sınıf Yayınları aracılığıyla eserlerini yayımladı. 1970'te Basın Şeref Kartı'nı alan Ilgaz, 1974'te emekliye ayrılarak doğduğu Cide'ye yerleşti. Ancak 12 Eylül 1980 darbesinde yeniden gözaltına alındı.
Ilgaz, "Yıldız Karayel" romanıyla 1982'de Madaralı Roman Ödülü ve Orhan Kemal Roman Ödülü'nü kazandı.
"Ocak Katırı Alagöz" eseriyle 1987'de Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü'ne layık görülen Ilgaz, şiir, roman, öykü, çocuk edebiyatı, tiyatro ve anı türlerinde birçok eser verdi.
Rıfat Ilgaz, 7 Temmuz 1993'te İstanbul'da hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.
Yazarın eserleri, yayınlanmalarının üzerinden geçen yıllara rağmen geniş okur kitlesi tarafından okunmaya devam ediyor. Bazı eserleri arasında şiir, roman, hikâye, tiyatro ve anı türündeki çalışmaları yer alıyor.
Romanları arasında "Hababam Sınıfı", "Bizim Koğuş", "Karadeniz'in Kıyıcığında", "Karartma Geceleri", "Meşrutiyet Kıraathanesi", "Apartıman Çocukları" ve "Hoca Nasrettin ve Çömezleri" bulunmaktadır.
Ilgaz'ın hikayeleri arasında "Radarın Anahtarı", "Don Kişot İstanbul'da", "Kesmeli Bunları", "Al Atını", "Palavra", "Bunadı Bu Adam", "Tuh Sana" ve "Çalış Osman Çiftlik Senin" yer alır.
Tiyatro eserleri "Hababam Sınıfı", "Hababam Sınıfı Baskında", "Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı", "Çatal Matal Kaç Çatal" ve "Abbas Yola Giden" olarak sıralanabilir.
Anı türündeki eserleri "Kırk Yıl Önce Kırk Yıl Sonra", "Yokuş Yukarı", "Biz de Yaşadık" şeklinde sayılabilir.
Çocuk edebiyatı alanındaki eserleri "Bacaksız Kamyon Sürücüsü", "Bacaksız Okulda", "Bacaksız Paralı Atlet", "Öksüz Civciv", "Küçükçekmece Okyanusu", "Cankurtaran Yılmaz", "Kumdan Betona"dır.


Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol