Bianlik
Son Gelişmeler

Tarihi Taşların Gölgesinde Asırlarca Süren Sessizlik

Şahnur Erbulak4 dk okuma24
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nın üç boyutlu motiflerle süslü kapılarında belirli aylarda ve saatlerde oluşan gölgeler, ziyaretçileri kendine hayran bırakıyor.

Tarihi Taşların Gölgesinde Asırlarca Süren Sessizlik

Anadolu beyliklerinden Mengücekoğulları döneminde, 1228 yılında hükümdar Süleyman Şah'ın oğlu Ahmed Şah tarafından yaptırılan Divriği Ulu Camii ve aynı tarihte Behram Şah'ın kızı Melike Turan Melek'in inşa ettirdiği darüşşifa, taş işçiliği ve mimari estetiğiyle dikkat çekiyor.

Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası, Anadolu Selçukluları döneminde bir kadın ve bir erkek tarafından bitişik düzenlemeyle yaptırılan tek yapı olma özelliği taşıyor ve inanç ile tarih turizmi açısından önemli bir yer tutuyor.

Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sinde "Onu anlatmaya diller kısır, kalemler kırık kalır." diyerek övdüğü yapının kapılarındaki gölgeler, yılın belirli dönemlerinde ilgi odağı oluyor. Cennet Kapısı'nda temmuz ve ağustos aylarında sabah 7.00 sularında oluşan namaz kılan kadın gölgesi ve ikindi vaktinde Taç Kapısı'ndaki erkek silüetleri, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Şah Kapısı'nda Ahmed Şah'ın başını simgeleyen erkek kafası ile Şifahane Kapısı'nda yer alan düşünen adam silüeti, yapının diğer dikkat çeken özellikleri arasında yer alıyor.

UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde bulunan bu eser, özellikle namaz kılan figürlerin göründüğü ikindi vakitlerinde ziyaret edilmek isteniyor.

Yapının kapılarında bulunan binlerce asimetrik motif, taş işçiliğinin eşsiz örneklerini sunarken, Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası'nda gönüllü rehber olan Mustafa Yıldırım, eserin "Görmeden Ölmeyin" sloganıyla tanıtıldığını belirtiyor.

Yıldırım, eserin dört kapısının bulunduğunu ve taş işçiliğinin zirve yaptığı Cennet Kapısı'nda tüm ustalıkların sergilendiğini ifade ediyor.

Yıldırım, kapının özelliklerini aktarırken, "Bu kapı Kale Kapı olarak da bilinir. Kuzeye baktığı için Kuzey Kapı da denir." şeklinde konuşuyor.

Caminin girişinin kıble tarafından olması nedeniyle kapının "Kıble Kapı" olarak da adlandırıldığını ve çıkışın kıbleye sırt dönmeden yapılması için yan taraftaki Taç Kapı'dan yapıldığını belirten Yıldırım, "Kur'an-ı Kerim'de adı geçen güller, laleler, sarmaşıklar ve cennetten minik bahçecikler bu kapılarda yer alıyor." diyor.

Yıldırım, Evliya Çelebi'nin eser hakkındaki "Üstad-ı mermer bu camiye öyle emek sarf edip, kapı ve duvarları öyle nakış bukalemun eylemiş ki methinde diller kısır, kalem kırıktır." sözlerini hatırlatıyor.

Eserdeki kapılarda binlerce motifin bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, "Cennet Kapı'yı anlatmak iki saat sürer. Her motifin derin bir anlamı vardır." diyor.

Yıldırım, baş mimarı Ahlatlı Hürremşah olan yapının, ziyaretçiler tarafından büyük bir hayranlıkla karşılandığını belirtiyor.

2005 yılında Japon bir turistin keşfiyle Batı Kapı'da ortaya çıkan namaz kılan erkek silüetinin ardından diğer kapılardaki figürlerin de keşfedildiğini anlatıyor.

Yıldırım, Şah Kapısı'nın küçük olmasının üzerindeki "Mülk Allah'ındır!" yazısından kaynaklandığını, buradan eğilerek geçilmesi gerektiğini söylüyor.

Avrupalı bilim adamları tarafından İspanya'daki El Hamra Sarayı'na benzetilen eser, mimarisiyle sanat tarihçilerini etkiliyor ve her biri farklı süslemelerle donatılmış kapılarıyla ilgi çekiyor.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Tarihi Taşların Gölgesinde Asırlarca Süren Sessizlik
Tarihi Taşların Gölgesinde Asırlarca Süren Sessizlik