Çaltılar Mahallesi'nde yüzey araştırmaları sonrası başlayan kazı çalışmaları, 2021 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının "Geleceğe Miras" projesi çerçevesinde başlatıldı. Bu projeye Hacettepe Üniversitesi, Seydikemer Belediyesi, Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Türk Tarih Kurumu destek veriyor.
Muğla'daki tek höyük kazısı olma özelliğine sahip bu çalışmalara, Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Ayşegül Aykurt liderlik ediyor. Aykurt, Anadolu Ajansı'na verdiği demeçte, höyükteki ilk yerleşimin yaklaşık 5 bin 300 yıl önce başladığını ve bataklık alanın kurumasıyla yaklaşık 5 bin 100 yıl önce yerleşimin höyük üzerine taşındığını belirtti.
Aykurt, yerleşimin MÖ 2400 yılına kadar sürdüğünü ve MÖ 3100-2400 yılları arasına tarihlenen sekiz farklı yerleşim katmanının tespit edildiğini söyledi. Bu katmanlardan en üstte yer alan yapının, Anadolu arkeolojisi açısından önemli bir bulgu olduğuna dikkat çekti.
"Taş temeller üzerinde, pithos parçaları kullanılarak inşa edilmiş bir yapı ortaya çıkardık. Bu, Anadolu'da eşine rastlanmamış bir örnek. Genç Tunç Çağı'na ait mezar pithosları bu yapının inşasında kullanılmış. Anadolu'da bu tür başka bir yapı bulunamadı." Aykurt, höyüğün günümüzde denize 100 kilometre mesafede, 1287 metre yükseklikte bulunduğunu ve bu yılki kazıların MÖ 2400 yılına tarihlenen yerleşim üzerinde yoğunlaştığını ifade etti.
Aykurt, kazılarda Erken Tunç Çağı II'nin son dönemine ait kalıntıların gün yüzüne çıkarıldığını bildirdi ve ekledi:
"Melos obsidyeni buluntuları, Batı Ege'deki Kiklad Adaları'na ait volkanik camdan yapılmış. Bu obsidyenden yapılma yontma taş eserleri, yerleşimin denizaşırı ilişkilerini göstermesi açısından önemli. Ayrıca Batı Ege'den gelen bir Kiklad tavası ve makara biçimli terazi ağırlığı da bulundu. Aynı katmanda İç Anadolu'dan gelen obsidyenden yapılmış aletler de tespit ettik. Bunlar, yerleşimin iç bölgelerle olan bağlantılarını gösteriyor." Aykurt, Eşen Çayı üzerinden yürütülen nehir ticareti sayesinde bölgenin denizaşırı bağlantılar geliştirmiş olabileceğine dikkat çekti.
Aykurt, kazılarda ayrıca Orta Anadolu kökenli malzeme ve İç Anadolu obsidyeninden üretilmiş taş eserler bulduklarını belirtti. Arkaik Dönem yerleşiminde Likya ve Karya seramiklerine ek olarak Lidya ve İyonya bölgelerine ait seramiklerin de bulunduğunu aktardı.
Bu çeşitliliğin mimariyle uyuşmadığını vurgulayan Aykurt, "Bu durumu, ana kaynak bölgeleri kontrol eden bir güç ya da onun etkisi altında bulunan bir grubun burada yaşamış olmasıyla açıklıyoruz. Farklı bölgelere ve kültürlere ait seramik ve diğer buluntuların bir arada bulunması ancak bu şekilde yorumlanabilir." dedi.

Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol