Bianlik
Son Gelişmeler

Çeşme’nin binlerce yıllık mirası masaya yatırıldı

Pelin Altıntop•5 dk okuma•6
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Çeşme Kültür Yolu Festivali kapsamındaki söyleşide, arkeolojik kazılardan denizcilik tarihine ve nadir bronz heykellere kadar ilçenin kültürel mirası ele alındı.

Çeşme’nin binlerce yıllık mirası masaya yatırıldı

Çeşme Kültür Yolu Festivali kapsamında düzenlenen söyleşide, ilçenin binlerce yıllık geçmişine ışık tutan arkeolojik buluntular, denizcilik tarihi ve müze koleksiyonundaki nadir eserler değerlendirildi. Çeşme Belediyesi Atatürk Kültür ve Spor Merkezi’nde gerçekleştirilen etkinlikte, Erythrai ve Bağlararası kazılarından 1770 Çeşme Deniz Savaşı’na kadar farklı başlıklar ele alındı.

Müze Müdür Vekili Şeref Yumruk’un moderatörlüğünü yaptığı programda, Öğretim Üyesi Dr. Özlem Vapur, Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu, emekli Albay ve tarihçi Ali Rıza İşipek ile Dr. Kemal Çibuk sunumlarını gerçekleştirdi.

Erythrai kazılarında üretim ve günlük yaşamın izleri

Programın açılışında konuşan Şeref Yumruk, Çeşme’nin tarihsel birikiminin dört ana başlık üzerinden ele alınacağını belirtti. Antik İyonya’nın önemli kentlerinden Erythrai, Tunç Çağı’nda deniz ticaretinde rol oynayan Bağlararası, ilçenin denizcilik geçmişi ve deniz altında korunarak günümüze ulaşan bronz heykeller söyleşinin öne çıkan konuları arasında yer aldı.

Erythrai’de geçmişte gerçekleştirilen kazılara da değinen Yumruk, tiyatro, Athena Tapınağı, akropol ve yerleşim alanlarında önemli kalıntıların ortaya çıkarıldığını aktardı.

Erythrai Kazı Başkanı Dr. Özlem Vapur ise 2025 yılında yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Yaklaşık 4 bin 500 yıllık yerleşim geçmişine sahip alanda bulunan eserlerin, kentin ticari faaliyetleri, üretim biçimleri ve günlük yaşamına dair önemli veriler sunduğunu ifade etti.

Vapur, Geç Arkaik–Erken Klasik Dönem’e tarihlendirilen kemik flüt parçalarının yanı sıra Athena betimli kabartmalı kutu kapağı, yüzük taşları ve cam eserleri tanıttı. Dokuma tezgâhı ağırlıkları ve mor boya üretimiyle bağlantılı deniz kabuklarının tekstil faaliyetlerine ilişkin ipuçları verdiğini belirten Vapur, seramik ve amfora üretiminin de Erythrai ekonomisinde önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.

Bağlararası’nda Santorini patlamasının izleri

Çeşme Bağlararası Kazı Başkanı Prof. Dr. Vasıf Şahoğlu, yaklaşık 3 bin 500 yıl önce Santorini’de meydana gelen volkan patlamasının ardından oluşan tsunaminin bölgede bıraktığı izleri anlattı.

Bağlararası kazılarında felaketin etkilerini ortaya koyan arkeolojik kanıtlara ulaşıldığını belirten Şahoğlu, tsunami dolguları arasında bulunan genç bir erkeğe ait iskelete ilişkin bulguları da paylaştı. Yaklaşık 15 yaşında olduğu değerlendirilen gencin kalıntılarının, Santorini patlamasının yol açtığı felaketle ilişkilendirilen ilk insan kalıntısı olduğunu söyledi.

Çeşme’nin denizcilik tarihi için anıt önerisi

Emekli Albay ve tarihçi Ali Rıza İşipek, sunumunda Çaka Bey’den Cezayirli Gazi Hasan Paşa’ya uzanan denizcilik tarihini ele aldı. Çeşme’nin denizcilik mirasının daha görünür hâle getirilmesi gerektiğini vurgulayan İşipek, bölgede kazanılan deniz zaferlerini yaşatacak bir anıt yapılmasını önerdi.

1770 Çeşme Deniz Savaşı’na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İşipek, Rus donanmasının Akdeniz’e gelişini, savaş öncesindeki gelişmeleri ve ateş gemilerinin çatışmadaki rolünü anlattı. Osmanlı donanmasının ağır kaybının ardından eğitim ve kurumsallaşma ihtiyacının öne çıktığını belirten İşipek, Cezayirli Gazi Hasan Paşa’nın donanmanın yeniden yapılandırılması ve denizcilik eğitiminin geliştirilmesindeki rolüne dikkat çekti.

Balıkçı ağlarından müzeye ulaşan nadir heykeller

Dr. Kemal Çibuk, Çeşme Müzesi koleksiyonunda bulunan iki nadir bronz heykelin üretim teknikleri, bilimsel incelemeleri ve korunmasına yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Balıkçı ağlarına takılarak gün yüzüne çıkan heykellerin, antik dönem bronz heykel sanatının günümüze ulaşan nadir örnekleri arasında değerlendirildiğini belirten Çibuk, “ünik” tanımının bir eserin bilinen benzerinin bulunmamasını ifade ettiğini söyledi. Çibuk, yeni keşiflerin arkeolojik bilgileri değiştirebileceğini de vurguladı.

Söyleşide söz alan arkeolog Hüseyin Vural da Alaçatı açıklarında bir balıkçı ağına takılan heykelin müzeye kazandırılma sürecini anlattı. İhbar üzerine harekete geçildiğini belirten Vural, eserin zorlu kış koşullarında teslim alınarak Çeşme Müzesi’ne getirildiğini aktardı.

Heykelin bulunduğu noktanın ve ilişkili olabileceği batığın kesin olarak belirlenememesi nedeniyle arkeolojik değerlendirmelerin sınırlı kaldığı ifade edildi.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Çeşme’nin binlerce yıllık mirası masaya yatırıldı