Bianlik
Son Gelişmeler

Doğduğu gün diyalize başladı, 11 yaşında ikinci kez böbrek nakliyle hayata tutundu

Pelin Altıntop•5 dk okuma•14
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

İzmir'de doğuştan böbrekleri bulunmayan ve yaşamının ilk gününden itibaren diyaliz tedavisi gören 11 yaşındaki Ömer Asaf Öztürk, ikinci kez böbrek nakli olarak sağlığına kavuştu. Küçük çocuğun en büyük hayali ise arkadaşlarıyla futbol oynamak.

Doğduğu gün diyalize başladı, 11 yaşında ikinci kez böbrek nakliyle hayata tutundu

İzmir'in Aliağa ilçesinde yaşayan 11 yaşındaki Ömer Asaf Öztürk'ün yaşam mücadelesi, henüz dünyaya geldiği gün başladı. 6,5 aylık ve bin 300 gram ağırlığında doğan Ömer Asaf'ın böbreklerinin bulunmadığı belirlenince doğumunun ardından diyaliz tedavisine başlandı. Henüz 16 aylıkken akrabası Hüseyin Bilgin'den böbrek nakli yapılan Ömer Asaf, yaklaşık 8 yıl boyunca bu böbrekle yaşamını sürdürdü. Ancak zamanla gelişen mesane sorunları ve idrar kaçağı nedeniyle çok sayıda ameliyat geçirmesine rağmen nakledilen böbrek işlevini kaybetti.

Yeniden diyaliz tedavisine başlamak zorunda kalan küçük çocuk, son bir yılını evde hemodiyaliz tedavisiyle geçirdi. Beyin ölümü gerçekleşen bir kişinin ailesinin organ bağışında bulunmasıyla Ömer Asaf için uygun böbrek bulundu. Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Dr. Işık Özgü ve ekibinin gerçekleştirdiği ikinci nakil başarılı oldu. Böbrek fonksiyonlarının iyi seyretmesi üzerine Ömer Asaf, Organ Bağışı Haftası'nda sağlığına kavuşarak taburcu edildi.

"Çocuklarımızın nefesini dinlemek için uyanıyoruz"

Oğlunun ikinci kez böbrek nakliyle hayata tutunmasının mutluluğunu yaşayan anne Emine Öztürk, organ bekleyen ailelerin yaşadığı zorlu süreci anlattı. Üç yıl boyunca telefon beklediklerini, geceleri dahi telefonlarını yastıklarının altında tuttuklarını belirten anne Öztürk, yaşadıkları duyguları şu sözlerle ifade etti:

"Tarifi mümkün olmayan duygular. Sürekli telefon başındasınız. Gece bile yastığınızın altında telefonla uyuyorsunuz. Acaba bir haber gelecek mi diye bekliyorsunuz. Çoğu zaman umutsuzluk yaşasanız da o umutla yaşamak zorundasınız. Bence insanların kendilerini bizim yerimize koyması, empati yapması çok önemli. İnsanlar geceleri çocuklarının üzerini örtmek için uyanıyor. Biz ise nefeslerini dinlemek için uyanıyoruz."

Ömer Asaf'ın hastalığı nedeniyle yaşıtları gibi koşup oynayamadığını ve sosyal hayata istediği ölçüde katılamadığını dile getiren anne Öztürk, oğlunun en büyük isteğinin futbol oynamak olduğunu söyledi. Organ bağışında bulunan aileye teşekkür eden Öztürk, "Bunu yapanlardan Allah razı olsun. Bu çok büyük bir şey. Organlarınız toprak altında çürümesin, başka hayatlara can olsun. Kimse başına gelmeden anlamayacak ama empati çok önemli" dedi.

En büyük hayali arkadaşlarıyla futbol oynamak

İkinci böbrek naklinin ardından sağlığına kavuşan Ömer Asaf da artık hastalığı nedeniyle yapamadığı etkinlikleri gerçekleştirmek istediğini belirtti. Arkadaşları ve kuzenleriyle vakit geçirmek, futbol oynamak ve parka gitmek istediğini söyleyen küçük çocuk, "Arkadaşımla, kuzenlerimle futbol oynamak, parka gitmek ve eğlenmek istiyorum" diye konuştu.

Organ bağışında bulunan aileye teşekkür eden Ömer Asaf, "Allah herkese nasip etsin" ifadelerini kullandı.

Hastanede görev yapan hemşireler de küçük çocuğun futbol hayaline destek olmak için Organ Bağışı Haftası'nda sürpriz yaptı. Taraftarı olduğu Galatasaray'ın forması ve futbol topu hediye edilen Ömer Asaf, artık arkadaşları ve kuzenleriyle futbol oynayabileceği günleri bekliyor.

Türkiye'de 28 bin kişi böbrek nakli bekliyor

Ömer Asaf'ın ikinci kez böbrek nakli olmasını sağlayan Acıbadem Kent Hastanesi Üroloji ve Böbrek Nakli Uzmanı Dr. Işık Özgü, organ bağışının hayati önemine dikkat çekerek Türkiye'de yaklaşık 28 bin kişinin böbrek nakli beklediğini söyledi.

Ömer Asaf'ın ilk böbreğini bir akrabasından aldığını, nakledilen organın işlevini kaybetmesinin ardından kadavra bağışı sayesinde ikinci naklin gerçekleştirildiğini anlatan Dr. Özgü, "Her şey yolunda gitti. Bu hafta hastamızı taburcu ettik. İnşallah bundan sonra da kontrollerine düzenli gelecek ve sağlıklı bir şekilde yaşamını sürdürecek" dedi.

Organ bağışında son yıllarda umut verici bir artış yaşandığını belirten Dr. Özgü, pandemi döneminde ciddi düşüş yaşandığını, sonrasında ise yeniden yükseliş başladığını ifade etti. Hastanelerindeki nakillerin geçen yıl yaklaşık yüzde 15'inin kadavra bağışıyla gerçekleştirildiğini aktaran Özgü, bu yıl oranın yüzde 20'lere ulaştığını kaydetti. Bu artışın umut verici olduğunu ancak daha iyi seviyelere ulaşılması gerektiğini vurguladı.

Türkiye genelinde organ bekleyen hastaların bağış yetersizliği nedeniyle yaşamını yitirebildiğine dikkat çeken Dr. Özgü, her gün 7-8 kişinin organ beklerken hayatını kaybedebildiğini belirtti. Organ bağışı konusunda toplumsal bilincin artırılması gerektiğini söyleyen Özgü, Ömer Asaf'ın Organ Bağışı Haftası'nda taburcu edilmesinin de anlamlı bir tesadüf olduğunu ifade etti.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Doğduğu gün diyalize başladı, 11 yaşında ikinci kez böbrek nakliyle hayata tutundu