Sağlık alanındaki hızlı değişim ve dönüşüm, bilimsel bilgi, disiplinler arası iş birliği ve yenilikçi çözümler çerçevesinde Healing Hall'de ele alındı. Antibiyotik direnci, biyoteknoloji yatırımları, yapay zekâ, longevity ve sürdürülebilir yaşam gibi geleceğin sağlık gündeminde öne çıkan konuların değerlendirildiği etkinlikte, değişen ihtiyaçlara karşı ortak hareket etmenin önemi vurgulandı.

Pharmatopia Vizyoner Eczacılar Derneği Kurucu Başkanı Adile Özdağ, bu yılın temasının türbülans olduğunu belirterek sağlık sektöründeki dönüşümün farklı boyutlarına dikkat çekti. Özdağ, "Bu yılın teması olan türbülans, yalnızca yaşadığımız dalgalanmaları değil, değişimi doğru okuma ve birlikte yönetme ihtiyacını da anlatıyor. Bu dönüşümün merkezinde ise sağlık var. Bu yıl değişen ekonomik ve toplumsal dengelerden sürdürülebilir yaşama, GLP-1 çağının tüketici ve markalar üzerindeki etkilerinden metabolik sağlığa, longevity ve pozitif yaşlanmadan biyoteknolojiye, yapay zekâdan sağlıkta güvene, cilt ve saç sağlığından kadın sağlığına kadar geleceğin önemli başlıklarını konuştuk" dedi.

Sağlıklı yaşamın niteliği ön plana çıktı
Sağlık alanındaki gelişmelerin yalnızca yeni moleküller ve tedavi yöntemleriyle değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Özdağ, yaşam kalitesinin de önemli bir ölçüt olduğuna işaret etti. Sağlıklı, üretken ve konforlu bir yaşam sürmenin önemini vurgulayan Özdağ, "Sürekli yeni moleküller geliştiriliyor. Asıl önemli olan sağlıklı yaşam. Yani o ömür içerisinde ne kadar üretken ne kadar hareketli ne kadar faydalı ve konforlu bir yaşam sürdüğünüz önemli. Bilimin, teknolojinin, aklın ve sevginin bir arada olduğu yenilikleri sağlığa aktarmak hepimizin görevi. Türbülans geçecek, denge kalacak. Hepimiz dengeli olmak için çaba sarf ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Dernek Başkanı Akgün Özen de sağlık alanındaki dönüşümün ortak bir yaklaşım gerektirdiğini belirtti. Hiçbir meslek grubunun bu kapsamlı değişime tek başına yanıt veremeyeceğini dile getiren Özen, bilimsel yaklaşımın korunması ve insan sağlığını merkeze alan iş birliklerinin geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Özen, "Sağlık alanında yaşanan dönüşüm, hiçbir meslek grubunun tek başına yanıtlayamayacağı kadar kapsamlı. Bu nedenle birlikte düşünmeye, üretmeye ve ortak çözümler geliştirmeye ihtiyacımız var. Türbülanslı dönemlerde dengede kalmanın yolu da değişimi doğru okumaktan, bilimsel yaklaşımı korumaktan ve insan sağlığını merkeze alan iş birliklerinden geçiyor" diye konuştu.
Antibiyotik direnciyle mücadelede biyoteknoloji vurgusu
Etkinliğin önemli gündem maddelerinden biri de Dünya Sağlık Örgütü tarafından "sessiz pandemi" olarak nitelendirilen antibiyotik direnci oldu. Resul Yeşilyurt, yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımının direncin gelişmesinde önemli rol oynadığına dikkat çekerek bu sorunun gelecek nesiller açısından da ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirtti.
Biyoteknolojinin mücadele kapsamında yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ifade eden Yeşilyurt, "Antibiyotik direnci, bütün dünyanın ve insanlığın karşı karşıya olduğu, özellikle gelecek kuşakları tehdit eden bir sağlık sorunu. Dünya Sağlık Örgütü bunu 'sessiz pandemi' olarak adlandırıyor. Yanlış ve gereksiz antibiyotik kullanımı, antibiyotik direncini besleyen en önemli konular arasında yer alıyor. Biyoteknoloji ise yeni nesil ve farklı bakış açılarıyla geliştirilen tedavi yaklaşımları ortaya koyabilir" dedi.
Yeşilyurt, antibiyotik direnciyle mücadelede bilimsel temelli ve yenilikçi çözümlerin önemini de vurguladı. Biyoteknolojik üretim yoluyla sağlık alanına kazandırılan bitkisel kaynaklı ürünlerin, bu alandaki gelişmelerin bir parçası olduğunu ifade etti.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol