TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, Güneydoğu Açılış Programı'nda yaptığı konuşmada, organizasyonun bir öz güven devrimi niteliğinde olduğunu ifade etti.
Bayraktar, bu konuşmasında TEKNOFEST'in bir özgüven hareketi olduğunu belirterek, gençlerin bu platformdan duyduğu heyecanı vurguladı. Kendisi, "Gençler bu meydandan sesleniyor; bizler yaptık, bizler yapıyoruz ve en iyisini de biz gerçekleştireceğiz" şeklinde konuştu.
Selçuk Bayraktar, konuşmasının başlangıcında Şanlıurfa'ya ve katılımcılara hitap etti. Konuşmasında, Şanlıurfa'nın tarihsel önemine değinerek, bölgenin Milli Mücadele'deki kahramanlıklarına atıfta bulundu. Bayraktar, "Hz. İbrahim'in bereketiyle yoğrulmuş peygamberler şehri Şanlıurfa. Milli Mücadele döneminde gösterdiği destansı cesaretle İstiklal Madalyası'nı göğsüne takan Şanlıurfa. Size ve değerli insanlarınıza samimi selamlarımı iletiyorum. İsotunun lezzetine, çiğ köftenin emeğine ve sıra gecelerindeki dostluğa dair en içten muhabbetlerimi sunuyorum. Köklerinin göklere uzandığı bu alanda, sizlerle bir araya gelmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Şanlıurfa'mıza ve TEKNOFEST Güneydoğu'ya hoş geldiniz. Yaşadığınız bu coşku ve heyecan takdire şayan Urfa. Şanlıurfa baş tacıdır. Dünyamız 4 milyar yıllık bir geçmişe sahipken, insanlığın tarihi 200 bin yıla uzanıyor. Burası tarihin başlangıç noktasıdır. İnsanlığın yerleşik hayata geçmesi, tarımın gelişimi, inançların şekillenmesi ve medeniyetlerin doğuşu bu topraklarda gerçekleşti. Göbeklitepe, Karahantepe ve Çakmaktepe gibi önemli alanlar burada yer alıyor. İlim, hikmet ve medeniyet bu coğrafyada yeşerdi. Bugün geleceğin teknolojileri de burada mevcut. Binlerce yıl önce burada yeni bir dünya inşa edildi; bugün de burada yeni bir gelecek şekilleniyor. Bir ay önce Kocaeli Gölcük'teki Donanmamızda TEKNOFEST Mavi Vatan'daydık ve denizlerindeki bağımsızlık irademizi hep birlikte ortaya koyduk. Şimdi Güneydoğu'nun kalbinde, Şanlıurfa'dayız. Tarihi ve geleceği bu noktada birleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Bu yıl TEKNOFEST'in 15. festivaline katıldıklarını belirten Bayraktar, organizasyonun kapsamını aktardı. 2018 yılında dikilen bir fidanın, günümüzde büyük bir teknoloji hareketine dönüştüğünü dile getirdi. Etkinlikte 81 ilden ve 97 farklı ülkeden gençlerin yer aldığını belirtti. 62 farklı teknoloji alanındaki yarışmalara 730 binden fazla takım ve 1 milyon 600 binden fazla genç başvurduğunu kaydetti. Bayraktar, bu sayıların sadece istatistik olmadığını, Türkiye'nin değişen hikayesinin bir parçası olduğunu vurguladı.
TEKNOFEST'in sadece yarışmalardan ibaret olmadığını belirten Bayraktar, Göbeklitepe Deneyim Alanı'nda geçmişten geleceğe uzanan bir yolculuğa çıkıldığını aktardı. ALAN-26'da Şanlıurfa'nın neolitik hafızasından yapay zekâya kadar insanlığın üretim sürecini birlikte keşfediyorlar. Gökyüzünde AKINCI'dan AKSUNGUR'a, SOLOTÜRK'ten BAYRAKTAR TB3'e uzanan gösterilerin izleyicileri beklediğini söyledi. Bu hikayenin en önemli yönünün, bu bölgenin çocuklarının bu sürecin merkezinde yer alması olduğunu ifade etti. Deneyap Teknoloji Atölyeleri'nde Urfalı öğrencilerin yapay zekâ ve robotik eğitim aldığını, geleceğin teknolojilerine hazırlandığını belirtti. Şanlıurfa'dan yüzlerce öğrenci ve onlarca takım, bu alanda TEKNOFEST yarışmalarında mücadele ediyor ve yoğun bir çalışma temposu geçiriyor. Bayraktar, bu gençlerin Türkiye'nin geleceği olduğunu ifade etti ve onlara sıkça sorulan enerji kaynakları sorusuna cevaben, Ankara veya İstanbul'da yüksek tork ve ileri mühendislik gibi cevaplar yerine, Urfa özelinde formülde Urfa isotunun ve bölgenin sıcaklığının önemini anladıklarını dile getirdi. Bir sistemin Urfa sıcağında öğle vakti sorunsuz çalışabilmesi durumunda, bu sistemin dünyada ve uzayda her yerde işleyebileceği sonucuna vardık.
"TEKNOFEST, bir öz güven devrimidir" şeklinde net bir ifade kullanan Bayraktar, bu tanımı detaylandırdı. Teknolojiye yönelik bu yaklaşımın, "Biz yapamayız" düşüncesine karşı bir meydan okuma olduğunu ve taklitçiliğe, öğrenilmiş çaresizliğe karşı bir itiraz olduğunu söyledi. Gençliğin bu zihniyeti TEKNOFEST meydanında dile getirdiğini belirtti. Bayraktar, "Biz yaptık, biz yapıyoruz ve en iyisini de biz başaracağız" mesajını verdi. Öz güvenin üretimi beslediğini, üretimin teknolojiyi büyüttüğünü ve teknolojinin de bağımsızlığın temelini güçlendirdiğini ifade etti. Milli Teknoloji Hamlesi için bu zemin oluşturulduğunu vurguladı. Milli Teknoloji Hamlesinin yalnızca havacılıkla sınırlı olmadığını belirten Bayraktar, bu hamlenin tarım, fabrika, laboratuvar, hastane, atölye, üniversite ve üretim-ekonomi sektörlerinin tamamının merkezinde bulunduğunu söyledi. Teknoloji, üretim gücü, istihdam ve ihracat anlamına gelmekte; aynı zamanda toplumların refahı için en etkili araçtır diye ekledi.
"Hedefimiz yüksek teknoloji, yerli üretim ve katma değerli ihracat" başlığını atan Bayraktar, vizyonlarını aktardı. Bayraktar, bir TEKNOFEST projesinin doğarak bir girişime, ardından bir şirkete dönüşerek yeni bir üretim alanı açtığını anlattı. Bu süreçte yeni mühendis ve teknisyenlerin istihdam edildiğini, yeni ürünlerin geliştirildiğini ve bu ürünlerin uluslararası pazarlara ihraç edildiğini belirtti. Bir fikrin ekonomik değere, bir hayalin üretime, bir projenin istihdama, bir teknolojinin ise Türkiye'nin refahına dönüştüğünü açıkladı. Bu teknolojik dönüşümü sadece ülkenin kendi refahı için değil, dost ve gönül coğrafyalarının ortak geleceği için bir fırsat olarak değerlendirdiklerini belirtti. Bölgesinden dünyaya yayılan, ortak üretim ve işbirliği yoluyla güçlenen bir teknoloji ekosistemi kurma hedefi koyduklarını ifade etti. Bu dönüşümde daha verimli üretim yapmak, dünyaya daha fazla yüksek teknoloji ihraç etmek ve daha fazla küresel marka oluşturmak istediklerini belirtti. Her alanda kendi teknolojilerini geliştirmeyi amaçladıklarını, geleceğin ekonomilerinin bilgiyi ürüne, teknolojiyi ise değere çeviren ve küresel markalar üreten yapılar olacağını öngördüklerini söyledi. Bir ülkenin gerçek zenginliğinin yalnızca ürettiği miktarla değil, yarattığı değerle ölçüldüğünü belirten Bayraktar, hedeflerinin yüksek teknoloji, yerli üretim ve katma değerli ihracat olduğunu yineledi. TEKNOFEST kuşağının öncülüğünde, ülkenin tam bağımsızlığına katkı sağlayacak bir girişimcilik ekosistemi oluşturulmasını amaçladıklarını sözlerine ekledi.
"TEKNOFEST gençliği, geliştirdiği tarım çözümlerini bu verimli topraklarla birleştirdikçe, geleceğimiz daha güçlü ve bereketli olacak" diyerek tarım alanındaki potansiyeli vurguladı. TEKNOFEST kuşağının tarımda yeni bir dönem başlattığını belirten Bayraktar, TÜME Vakfı ve Tarım Teknolojileri Kümelenmesi'nin önemine dikkat çekti. Gıda konusunun her zaman stratejik bir mesele olduğunu, ancak günümüzde bu durumun çok daha kritik hale geldiğini belirtti. Tarımın artık sadece geleneksel bir sektör olarak ele alınamayacağını, geleceğin yüksek teknolojili alanlarından biri olması gerektiğini ifade etti. Yapay zekâ destekli çözümler, genetik bilim, verimlilik artışı ve sürdürülebilir üretim gibi konuları öne çıkardı. Bayraktar, TEKNOFEST gençliğinin geliştirdiği tarım çözümlerini bu verimli topraklarla birleştirmesi durumunda, geleceklerinin daha sağlam ve müreffeh olacağını dile getirdi.
<"Yapay zekâyı zihnin yerine geçen bir rehber olarak değil, potansiyeli maksimize eden bir kaldıraç olarak görmeniz gerektiğini" belirten Bayraktar, yapay zeka devrinden bahsederek insanlığın yaşadığı büyük bir dönüşümün eşiğinde olduklarını söyledi. Yapay zekânın, insanın yapabileceği işlerin sınırlarını genişlettiğini, öğrenme sürecini hızlandırdığını, araştırmayı kolaylaştırdığını ve bilgiye erişimi rahatlattığını aktardı. Ancak Bayraktar, yapay zekâyı aklın yerini alan bir yönlendirici olarak değil, potansiyeli artıran bir kaldıraç olarak görmeyi önerdi. Entelektüel derinliği, muhakeme yeteneğini ve eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeyi tavsiye etti. Teknoloji bir araçtır; nihai kararları veren, yönü belirleyen ve ahlaki sorumluluğu üstlenen insan olmalıdır. Mesele yapay zekânın ne kadar geliştiği değil, bu güce hangi ahlakın ve vicdanın yön vereceğinin belirlenmesidir.
<"Bizler teknolojiyi insanlığın yararına kullanmayı amaçlıyoruz" diyerek Bayraktar, teknolojiye yaklaşımının felsefesini açıkladı. Bayraktar, amaçlarının sadece teknolojiyi geliştirmekten ibaret olmadığını, aynı zamanda bu teknolojiye nasıl bir ruh ve hangi bir yön verileceğini belirlemek olduğunu belirtti. Dünya genelinde şu anda canavarlıkların hakim olmaya çalıştığı ve teknolojinin karanlık amaçlar için kullanıldığı bir dönemden geçtiğini ifade etti. Bu bağlamda, teknolojinin insanlığın faydasına hizmet etmesi gerektiğini vurguladı. Bilimi vicdanla, zekâyı ahlakla ve gücü adaletle birleştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Tam bağımsız Türkiye iradesiyle yol gösteren Cumhurbaşkanına hassasiyetle şükranlarını iletti. TEKNOFEST Güneydoğu'nun gerçekleşmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na teşekkür etti. T3 Vakfı'nda emek veren, çaba gösteren tüm iş ortaklarına, onlara destek veren Valiliğe, Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi'ne, tüm paydaşlara ve yürütücülere, sahada gece gündüz demeden çalışan fedakâr gönüllülere içten teşekkürlerini sundu. Ayrıca, desteklerini sürdüren ve dualarıyla yalnız bırakmayan milletine de şükranlarını sundu.




Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol