Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST etkinliğinde konuşma gerçekleştirdi. Konuşmasında, ülkenin geleceğini şekillendiren temel unsurlardan birine dikkat çekerek, "Türkiye Yüzyılını gençlerin azmi ve cesaretiyle inşa eden bir Türkiye mevcut" ifadesini kullandı.
Bakan Kacır, Şanlıurfa'da düzenlenen TEKNOFEST organizasyonuna iştirak etti. Etkinlik sırasında yaptığı konuşmada, Türkiye Yüzyılı'nın genç nüfusun kararlılığı ve cesareti sayesinde kurulduğunu güçlü bir şekilde vurguladı.
Kacır, konuşmasında TEKNOFEST'in uluslararası öneme sahip olduğunu belirterek, katılımcıları karşıladı. Şanlıurfa'nın tarihsel zenginliğini ve bu coğrafyanın önemini vurguladı. Tarihin başlangıç noktası olan Göbeklitepe'den, medeniyetlerin ışığını taşıyan Harran'a, Fırat nehirlerinin bereketini getirdiği topraklara ve Peygamberler diyarı Şanlıurfa'ya değinerek, TEKNOFEST Güneydoğu coşkusunu ortak yaşadıklarını dile getirdi. Kadim şehirlerinin, tarihte pek çok başlangıcın ve ilklerin merkezi olması sebebiyle, bugün Türkiye'nin bilim ve teknoloji alanındaki liderlik yolculuğunun en büyük buluşmalarından birini ağırladığını ifade etti. İnsanlığın ufuklarını genişleten atılımların yapıldığı bu bölgede, geleceğin dünyasına yön verecek gençlerin seslerinin duyulduğunu belirtti. Şanlıurfa'da bilimsel heyecanın, teknolojinin gücünün ve üretme başarısının haklı gururunun mevcut olduğunu aktardı. Bu platformda, ufkun ötesine bakarak, imkansız görünen zorluklara meydan okuyan, hayalleri gerçeğe dönüştürmek için çaba gösteren, "inancım ve mücadelemle Allah'ın yardımıyla en iyi sonucu alacağım" yaklaşımını benimseyen gençlerin iradesinin varlığını dile getirdi. Kendi çocuklarına sahip çıkan, kendi yeteneklerine güvenen ve Türkiye Yüzyılı'nı gençlerin azmi ve cesaretiyle kuran bir Türkiye'nin var olduğunu sözlerine ekledi.
"Türkiye, milyonlarca mağdurun umudu olarak tarih sahnesinde yeniden yükseliyor" şeklinde bir değerlendirme yaptı.
Bakan Kacır, insanlık tarihinin, hukukun ve vicdanların sınandığı zorlu bir dönemeçte bulunduğunu ifade etti. Müesses nizamın kurallarını belirleyenlerin, kendi koydukları ilkeleri ihlal ettiğini gözlemlediğini belirtti. Uluslararası hukukun göz ardı edildiği, adaletin güçlünün menfaatlerine göre şekillendiği ve hakkaniyetin çıkarlar hesaplarına kurban edildiği mevcut dünya düzeninin, insanlığın ortak vicdanından gelen sesleri görmezden geldiğini kaydetti. İnsanlığın yaralarını sarması, refahını artırması ve geleceğe umut verecek teknolojilerin, vicdan ve insani değerlerden koparak, az sayıda kişinin elinde bulunup dünyanın dört bir yanına yıkım, keder ve göç taşıdığını ifade etti. Bu karanlık döneme karşı duruş sergileyen Türkiye'nin, yalnızca 780 bin kilometrekarelik sınırları içinde değil, aynı zamanda hak, adalet ve merhamet arayışındaki milyonlarca mağdurun umudu olarak yeniden tarih sahnesine çıktığını belirtti. Bilim ve teknoloji alanında iddialı olan Türkiye'nin, Cumhuriyetinin ikinci asrını Türkiye Yüzyılı yapma kararlılığında olduğunu ve ufuklarında Kızılelma'ya doğru ilerleyen bir ülke konumunda olduğunu belirtti. Bu büyük ilerleme, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın vizyonu doğrultusunda cesaret ve kararlılıkla ilerliyor. Milli Teknoloji Hamlesi'nin, teknolojide bağımsızlığı sağlamayı ve bu kadim topraklardan yükselen yeniden doğuş rüzgarını çağa yön veren bir fırtınaya dönüştürmeyi amaçlayan bir girişim olduğunu söyledi. Kendisinden vazgeçen her teknolojinin geliştirilerek iyileştirilmesi, üzerine biçilen kısıtlamaların aşılması ve öğrenilmiş çaresizlik duvarlarının yıkılması sürecinde ilerleyen bir Türkiye inşa yolculuğunu anlattı. Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında geliştirilen çelik kanatlı araçların BAYRAKTAR, AKINCI ve Kızılelma olduğunu, Mavi Vatan'da özgürce hareket eden ANADOLU'yu ise HÜRJET, ANKA, GÖKBEY, KAAN olarak tanımladı. Gök vatanın koruyucularının HİSAR ve SİPER olduğunu, milletin 60 yıllık yerli otomobil beklentisine son veren Togg'u ve uzaydaki izlerinin İMECE ile TÜRKSAT 6A olduğunu aktardı.
"Hayal edilen pek çok projeyi somut gerçekliklere dönüştürdük" dedi.
Bakan Kacır, mühendislerin, teknisyenlerin ve girişimcilerin ortak çabalarıyla hayal edilen birçok projenin, onların akıl ve emeği sayesinde gerçeğe dönüştüğünü belirtti. İnsanlı uzay bilim misyonları kapsamında bayrağını uzayın derinliklerine taşıdıklarını aktardı. Şu anki hedef olarak Ay'a ulaşmaya hazırlandıklarını ve kendi mühendislerinin geliştirdiği uzay aracını Ay'a ulaştıracaklarını söyledi. Bilim ve teknoloji alanındaki mevcut seviyelerin, Allah'ın izniyle gelecekte elde edilecek çok daha büyük başarıların habercisi olduğunu vurguladı. Yapay zeka, kuantum hesaplama, biyoteknoloji, yarı iletkenler, ileri malzemeler, uzay ve havacılık teknolojileri gibi alanlarda dünyanın en ileri çalışmalarına Türkiye'nin imzasını atacağını ifade etti. Türkiye Yüzyılı'nı, bilimin, teknolojinin ve yüksek katma değerli üretimin çağı olarak birlikte yaşayacaklarını dile getirdi. TEKNOFEST kuşağı, geçmişten ve medeniyetten ilham alarak geleceği inşa eden bir grup olarak tanımlandı. Türk milletinin onurunu, azmini ve bağımsızlık arzusunu yüreğinde taşıyan bireyler olduklarını ifade etti. "Yapamazsın" veya "başaramazsın" diyenlere karşı, imkansız görünenleri gerçek hale getirmeye kararlı olan akıncılar olduklarını söyledi. Geleceğin girişimcileri, bilim insanları, mühendisleri ve liderleri olarak, millî teknoloji hamlesine yeni başarılarla değer katacak ve medeniyetin bilim ve teknoloji yolculuğuna yeni dönemler açacak nesil olduklarını belirtti. Bu gençliğin önünü açmanın sorumluluğunun kendilerine düşmesi gerektiğini ifade etti. Geçtiğimiz dokuz yıl içinde İstanbul, Ankara, İzmir, Samsun, Gaziantep, Bakü, Lefkoşa, Mavi Vatan'daki Teknofest etkinliklerinde gençlerin umutlarını kat kat artırdıklarını ve rekorlar kırdıklarını aktardı. İstiklal Şairi Asım'ın Nesli'nin bu gençlerden oluştuğunu, Nuri Demirağ ve Vecihi Hürkuş'un tamamlanmamış hayallerini gerçekleştirenlerin bu nesil olduğunu dile getirdi. TEKNOFEST kuşağı olarak, Türkiye'nin önünde çizilmek istenen tüm hedeflere inanç, azim ve cesaretle ulaşacaklarını ifade etti. Bu gençlerin, bilim ve teknoloji alanındaki liderlik konumlarını Türkiye Yüzyılı'nda medeniyetin yeniden yükselişine dönüştüreceğini öngördü. Tarihin hakikatini fısıldadığı topraklarda bu buluşmanın gerçekleştiğini belirterek, er ya da geç adaletin zulme karşı galip geleceğini ve iyiliğin karanlığı yırtacağını öngördü. Çevrelerinde yangınların yükseldiği ve coğrafyanın ateş çemberine döndüğü bu dönemde, birbirlerini ayırmaya çalışanlara karşı asırlardır süregelen en güçlü yanıtın kardeşlik olduğunu dile getirdi. Şanlıurfa'dan bereketli hilalin kalbinden bu mesajı ilettiğini ve bu coğrafyayı başkalarının kontrolüne bırakmayacaklarını vurguladı. Türkler, Kürtler ve Araplar kardeşliğinden taviz vermeyeceklerini belirterek, bu toprakların sahipleri olduklarını ifade etti. Bu coğrafyada başka hesaplar yapmaya çalışanların, ev sahibine karşı kapıyı kapatmasının kendilerini dışarıda bırakacağını hatırlattı. Şanlıurfa'da gözlemlenen bu büyük coşkunun, bu toprakta güçlü bir iradenin varlığına bir kez daha işaret ettiğini söyledi. Türkiye'nin geleceğine belirleyici olacak TEKNOFEST kuşağının mevcut olduğunu belirtti. Bu gençlerin TEKNOFEST etkinlikleri, Deneyap Teknoloji Atölyeleri, bilim merkezleri, bilim şenlikleri, Sektör Kampüste Programı ve Milli Teknoloji Akademisi ile Milli Teknoloji Atölyeleri aracılığıyla gençlerin yanında olmaya devam edeceklerini belirtti. Sözlerini bitirirken, TEKNOFEST kuşağını sürekli destekleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkürlerini iletti. TEKNOFEST Güneydoğu'yu hayata geçiren Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı Başkanı Selçuk Bayraktar'a ve tüm paydaşlara, kurum ve gönüllülere, yol arkadaşlarına teşekkürlerini sundu. Şanlıurfa'nın TEKNOFEST Güneydoğu için hayırlara vesile olmasını temenni etti.






Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol