Adana'nın Kozan ilçesinde faaliyet gösteren bir çiftçi, mısır ekimi sırasında yaşadığı verim farklılıklarını araştırmak amacıyla kullandığı gübrenin detaylı analizini talep etti. Çiftçi, komşusunun mısırlarının iki metre yüksekliğe ulaşmasına karşın kendi ürünlerinin daha kısa kaldığını gözlemledi. Bu durumun nedenini anlamak için gübrenin laboratuvar testlerine gönderilmesini sağladı.
Kozan'ın Acarmantaş Mahallesi'nde ikamet eden Adem Erdem, Osmaniye'nin Kadirli ilçesindeki 87 dönümlük arazisine bu yıl mısır ekimi gerçekleştirdi. Erdem, aynı bölgede, aynı gün ekim yapan komşusunun tarlasındaki mısırların gelişimini sürdürürken, kendi arazisindeki ürünlerin verim olarak düşük kalmasından şüphe duydu.
Kendi tarlasındaki mısırların yaklaşık 1,5 metre boyunda kalması ve saplarının incelmesi gibi belirtiler, Erdem'in dikkatini çekti. Bu durum karşısında Erdem, kullandığı taban gübresinden numune alarak devlet kontrolündeki lisanslı bir laboratuvarda inceleme yapılmasını istedi.
Laboratuvar incelemesi tamamlandıktan sonra, çiftçi hukuki süreci resmen başlattı.
Yapılan analiz sonuçları, gübrenin içerdiği fosfor ve azot değerlerinin düşük olduğunu gösterdi. Bu bulgular ışığında, yetiştirilen ürünün kalitesinin etkilendiği tespit edildi. Değer kaybı yaşadığını ifade eden çiftçi, gübreyi tedarik ettiği firma ile iletişime geçti ve zararının tazmin edilmesini talep etti, ancak bu talebinden olumlu bir yanıt alamadı.
Bu geri dönüş sonrası, çiftçi Adem Erdem, Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurarak şikayette bulundu ve ilgili firma aleyhine dava açtı.
Yaşadığı süreci anlatırken Erdem, mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi heyetinin tarlada inceleme yaptığını aktardı. Bilirkişiler, gübreden numune aldılar ve arazideki mısırları detaylı olarak incelediler. Bilirkişi raporu, gübrenin değerlerinin düşük olduğunu ve ürünün kalitesinin bozulduğunu ortaya koydu; bu durum hukuki sürecin devam ettiğini belirtti.
"87 dönümlük alanda mısır ektim. Mısırda olağanüstü bir büyüme gözlemlendiğinde iki ziraat mühendisi getirdim. Komşumla aynı gün mısır ektik; onun mısırı iki metreye çıktı, benim mısırım 1,5 metrede kaldı, yani büyümedi. Mühendislerle yaptığımız incelemede bu durumun hava koşullarından kaynaklanmadığı kanaatine vardık. Zira hava koşulları etkileseydi, yanındaki mısır da aynı gelişimi gösterirdi. Bu nedenle kullandığım taban gübresini devlet kontrolündeki lisanslı laboratuvarda test ettirdim ve tahlil sonucunda gübrenin değerlerinin düşük olduğunu gördüm. Bunun üzerine ilgili firmaya noter aracılığıyla ihtarname gönderdim. Kullandığım ürünün tağşiş içerikli olduğunu ve içerisindeki değerlerin düşük olduğunu belirterek zararımın karşılanmasını istedim. Ancak firmadan olumsuz yanıt aldım," şeklinde konuştu.
"Fosfor ve azot içeriği oldukça düşük çıktı," diye ekledi Erdem.
Yaklaşık 100 bin lira değerinde üç bin beş yüz kilogram gübre tedarik ettiğini belirten Erdem, bu gübrenin 87 dönümlük mısır üzerindeki etkisi açısından maliyetinin yüksek olduğunu vurguladı. Mevcut durumda uğradığı zararın yaklaşık bir milyon Türk lirasına yaklaştığını ifade etti. Taban gübresindeki fosfor ve azot oranının düşük olması nedeniyle mısırın beklenenin üzerinde büyümediğini ve bu durumu mühendislerle de teyit ettiklerini söyledi.
"Mahkemenin nihai kararını bekliyoruz," dedi Erdem.
Kadirli'de açılan dava sürecinde, bilirkişi heyetinin tarlada yaptığı incelemeyi Erdem dile getirdi. Bilirkişi, elindeki gübreden numune aldı ve arazideki mısırları inceledi. Bu incelemeler sonucunda hazırlanan rapor, gübrenin değerlerinin düşük olduğunu ve tağşişli bir ürün olduğunu laboratuvar testleriyle kanıtladı. Şu anki aşamada rapor mahkemede yer alıyor. Dosyanın Adana'ya sevk edildiğini ve mahkemenin nihai kararını beklediklerini belirtti.
<><"Devletimizin bu konudaki sorumluluğunu yerine getireceğine inanıyorum," şeklinde konuştu.
<><Gübreyi satın aldığı firmanın, kendisine ürünün yaklaşık 300 kişiye satıldığını iddia etti. Erdem ayrıca, kendisinden başka bir arkadaşının da benzer bir yasal süreç başlattığını aktardı. Üreticilerin normalde dönüm başına 1,5 ton ürün alması gerekirken, bazı üreticilerin 400 ila 600 kilogram aralığında ürün aldığını dile getirdi. Erdem, bu durumun Kozan bölgesi genelinde önemli bir kayba yol açtığını belirtti. Kendisi şahsi olarak yasal mücadeleyi yürüttüğünü ve devletin de bu konuda gerekli adımları atacağına inandığını ifade etti.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol