İsviçre'de geçen hafta vefat eden Hidayet Aladağ, 1978 yılında 17 göçmen Türk kadınıyla birlikte İsviçre Türk Kadınları Derneği'nin kuruluş sürecine öncülük etti. Aladağ, Türk toplumuna yönelik sosyal faaliyetler, eğitim programları ve dayanışma kampanyaları alanlarında uzun yıllar aktif rol üstlendi. Vefatının ardından, İsviçre'nin Zürih kantonuna bağlı Volketswil'de düzenlenen 'Ahde Vefa' programı kapsamında anma töreni gerçekleştirildi.
1962 yılında İsviçre'ye yaptığı yolculuk sırasında Türk toplumuna yönelik sosyal çalışmaların merkezinde yer alan Hidayet Aladağ, eğitimden dayanışmaya kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdi. Derneğe bıraktığı miras ve gerçekleştirdiği çalışmalar çerçevesinde anıldı. Volketswil'de İsviçre Türk Kadınları Derneği tarafından organize edilen "Ahde Vefa" etkinliğinde, Aladağ'ın yaşam öyküsü, Türk kadınlarının sosyal yaşama katılımına yönelik girişimleri, derneğin başlangıç aşaması ve yaklaşık yarım asırlık faaliyetleri detaylıca anlatıldı.
Bugünkü Marmara Üniversitesi'nin öncülü olan ve İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nden 1960-61 döneminde mezun olan Aladağ, yabancı dil öğrenmek amacıyla 1962'de İsviçre'ye gitti. Başlangıçta iki yıl kalmayı hedefleyen Aladağ, yaşamının büyük bölümünü İsviçre'de geçirdi ve burada ailesini kurdu. Bu süreçte Türk topluluğuna yönelik çalışmalarını uzun bir süre sürdürdü.
Yıllar sonra verdiği bir söyleşide Hidayet Aladağ, İsviçre'ye geldiği dönemde ülkedeki Türk nüfusunun oldukça kısıtlı olduğunu, ailelerin birbirini tanımadığını ve özellikle kadınların sosyal hayata dahil olma oranının düşük kaldığını dile getirdi. Dil engellerinin günlük yaşamı zorlaştırdığını belirten Aladağ, Türklerin bir araya gelmesi ve karşılıklı dayanışma içinde hareket etmesi gerektiği inancıyla çevresindeki kişilerle birlikte harekete geçti.
Bu yolculuk, 17 kadınla başladı.
1978 yılında Hidayet Aladağ'ın liderliğinde 17 göçmen Türk kadını bir araya gelerek İsviçre Türk Kadınları Derneği'ni kurdu. İlk toplantıya beklenenden daha fazla katılım sağlanması, bu tür bir yapıya duyulan ihtiyacı net bir şekilde ortaya çıkardı.
Dernek, ilk yıllarında Türk kadınlarının günlük yaşamda karşılaştığı dil sorunlarına odaklandı. Almanca kursları açıldı ve kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını desteklemek amacıyla biçki-dikiş gibi çeşitli alanlarda eğitim kursları düzenlendi.
Çalışmalar zamanla Türkiye ile yönelik dayanışma ve eğitim faaliyetlerini de kapsayacak şekilde genişledi. Özellikle afet durumlarının ardından yardım kampanyaları organize edildi ve ihtiyaç sahibi bireylere destek sağlandı. Türkiye'de kız öğrencilere burs verilmesine yönelik girişimler yapıldı ve bu burs imkanlarının artırılması için çalışmalar yürütüldü.
Eğitim faaliyetlerini ana eksen olarak belirleyen dernek, Türkiye'de bir okul inşa etme girişiminde bulundu. Muş'un Toprak köyünde bir ilkokul yapıldı ve bu okula 'İsviçre Türk Kadınlar Derneği İlkokulu' adı verildi.
"Güçlü bir gelecek için eğitim şart" mesajını sıkça verdi.
Hidayet Aladağ, gençlere yönelik mesajlarında eğitimin kritik önemini sürekli vurguladı. Bir yabancı dilin veya tek bir mesleğin artık yeterli olmadığını belirten Aladağ, gençlerin birden fazla dil öğrenmesi, farklı disiplinlerde kendilerini geliştirmeleri, özgüven kazanmaları ve yaşadıkları toplumda kendilerini etkin bir şekilde ifade edebilmeleri gerektiğini ifade etti.
Aladağ tarafından kurulan İsviçre Türk Kadınları Derneği, 48 yıllık geçmiş boyunca farklı başkanlar ve yönetim kadrolarıyla çalışmalarını sürdürdü. Derneğin mevcut başkanı Öznur Sonkur, 23 yaşındayken Hidayet Aladağ ile tanıştığını, uzun yıllar birlikte çalıştıklarını ve Aladağ'ın başkanlık görevinden ayrıldıktan sonra dahi dernekle olan bağlarını sürdürdüklerini aktardı.
Program sırasında, Aladağ'ın dernek çalışmalarına sağladığı destek, etkinliklere katılımı ve yönetimdeki kadınlara gösterdiği moral anıldı. Aladağ'ın her etkinliğin ardından dernek üyeleri için gönderdiği teşekkür ve destek mesajlarının, üyeler için önemli bir motivasyon kaynağı oluşturduğu belirtildi.
'Ahde Vefa' programına Hidayet Aladağ'ın ailesi ve yakınları da katıldı. Kızı Tülin'in annesi için yazdığı mektup, program katılımcılarıyla paylaşıldı.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol