Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçları duyurulduktan sonra uzmanlar, ebeveynlerin sınav sonuçlarıyla ilgili duydukları kaygıları çocuklarına yansıtmaması gerektiği yönünde görüş bildirdi. Uzmanlar, öğrencilerin elde ettikleri sonucun geleceklerini tamamen tek başına tayin etmediğini, bu noktada dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.
2026 YKS yerleştirme sonuçları resmi olarak açıklandı. Sonuçların ardından hem öğrenciler hem de aileler için yeni bir değerlendirme süreci başladı. Özellikle hedeflenen sonucu elde edemeyen öğrenciler üzerindeki baskının artırılmaması gerektiği konusunda uzmanlar, ailelerin kendi yaşadıkları stres ve kaygıları çocuklarına aktarmaktan kaçınmaları gerektiğini dile getirdi.
Uzman Psikolog Umut Durmaz, sınav sonucunun bir öğrencinin kişisel değerini ya da gelecekteki başarısını tek başına belirlemediğini ifade etti. Durmaz, bu süreçte ebeveynlerin çocuklarına destek olmaları ve mevcut seçenekleri ortak bir şekilde analiz etmeleri gerektiğini belirtti. Öğrencilerin, aldıkları sonucu hayatlarının kesin sonu olarak görmekten kaçınmaları ve önlerindeki alternatif yollara odaklanmaları gerektiğinin altını çizdi.
Durmaz, sınav sürecinde yaşanan kaygının öğrenme performansını olumsuz etkilediğini tespit etti. Durmaz, "Sınav ortamında karşı tarafın kendinizi sınav yaptığını hissetmek bir kaygı yaratır ve bu durum öğrenme kapasitesini kısıtlar. Kaygı seviyesini ne kadar düşürürsek ve duygularımızı o kadar iyi kontrol edersek, başarı şansımız o kadar yükselir. Kaygı ile öğrenme arasında doğrudan bir ilişki vardır; kaygı arttığında öğrenme düşer. Öncelikle duygularımızı tanımlamamız ve kabul etmemiz gerekir, böylece onları daha etkili bir şekilde yönetebiliriz" şeklinde konuştu.
"Sınav, çocukların başarı düzeyini belirleyecek tek etken değildir" ifadelerini kullandı.
Umut Durmaz, sınavın sonuçlarının çocukların başarısını belirleyen tek faktör olmadığını netleştirdi. Durmaz, sınavın sorumluluğunun ebeveynlere değil, doğrudan öğrencilere ait olduğunu belirterek, "Sınavlar ebeveynlerin sınavı değil, bu çocukların sınavıdır. Sınav, çocukların başarısını belirleyecek tek unsur değildir. Çocuklar, ebeveynlerin ayrılmaz bir parçasıdır ve ebeveynlerin duygularını hissederler. Ebeveynler sakin kaldığında çocuklar da sakin kalabilir. Çocukların gerçek başarıya ulaşabilmesi için öncelikle mutlu olmaları ve kaygıdan uzak durmaları şarttır. Aileler kendi kaygılarını çocuklarına yansıtmak yerine bu durumu yaşamalıdır" şeklinde konuştu.
<Durmaz ayrıca, ailelerin çocuklarını diğer öğrencilerle karşılaştırmaması gerektiğini de özellikle vurguladı. Ebeveynlerin sınav öncesinde ve sonrasında bir karşılaştırmaya girmemesi gerektiğini belirterek, "Onların başarısını başka çocukların başarılarıyla kıyaslamayalım. Her çocuğun kendine özgü yetenekleri bulunur. Bir başka çocukla kıyaslama yapmak, çocukların ruh sağlığı üzerinde zarar verici etkilere neden olur" şeklinde konuştu.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol