İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentsel tarımı teşvik etmek ve kadınların çalışma gücünü merkeze almak amacıyla Mahalle Bostanları projesini yürütüyor. Bu çerçevede kadınlar, kendi bütçelerine katkıda bulunurken, toplumsal iş birliğinden faydalanarak doğrudan toprakla üretim faaliyetlerini gerçekleştiriyorlar.
Kadifekale, Meriç, Mustafa Kemal ve Fırat mahallelerinde kurulan Mahalle Bostanları, 200’ün üzerinde kadının üretim ve dayanışma merkezi olarak işlev görüyor. Bu alanlarda ekilen tohumlar, kadınların emekleri sayesinde gelişiyor ve elde edilen sebzeler doğrudan kadınların emeğinin karşılığını sağlıyor. Kadınlar, hasat dönemlerini ortak bir memnuniyetle geçiriyor; topladıkları ürünleri birleştirerek kendi sofralarına ulaştırıyorlar. Mahalle Bostanları, kadınların sadece tarım faaliyetleriyle değil, aynı zamanda birbirleriyle etkileşim kurarak güçlü bir dayanışma ağı inşa ettikleri mekanlar olarak işlev görüyorlar. Bostanlarda topladıkları ürünleri, kendi bahçelerinde kurdukları sofralarda birlikte tüketerek üretimin ve birlikteliğin getirdiği memnuniyeti deneyimliyorlar. Biber ve patlıcan gibi yaz mevsimi ürünlerini hasat eden üretici kadınlar, bu durum hakkında şu tespitte bulundular: “Pazarlarda bulamadığımız ürünleri burada kendimiz yetiştiriyoruz.”
Bostan ortamında gerçekleştirilen üretim faaliyetleri sayesinde Kifaye Denel, mutfak giderlerinde kayda değer bir düşüş yaşadığını belirtti. Ürettiği doğal ürünleri komşularıyla paylaşmanın getirdiği pozitif etkiyi dile getiren Denel, bu alanın önemine dikkat çekti. Denel, “Bu alanı küçük bir alan olarak değerlendirmek doğru olmaz. Bu alan, birden fazla hane için mutfak masraflarını düşürüyor. Hem kendi ihtiyaçlarımı karşılıyorum hem de ürettiğim ürünleri çevredekilerle paylaşıyorum. Bu durum bize yeterli oluyor,” şeklinde konuştu.
"Hem stres seviyemizi düşürüyor hem de ailemizin bütçesini korumamıza yardımcı oluyor," ifadelerini kullanan Filiz Yılmaz, bir yıldır bostan üretiminde yer alıyor. Özellikle güncel gıda fiyatlarındaki artış karşısında bostanın önemli bir rahatlama kaynağı olduğunu kaydetti. Kışlık hasadın ardından yaz dönemi üretimine geçtiklerini ve günlerinin büyük bir kısmını toprakla çalışarak geçirdiklerini belirten Yılmaz, projenin hem ekonomik hem de sosyal boyutlarına dair görüşlerini şu şekilde aktardı: “Tüm ürünlerin fiyatlarının katlandığı bu dönemde bu çalışma bize önemli fayda sağladı. Pazarlama kanallarında erişim sağlayamadığımız ürünleri burada kendimiz üretiyoruz. Bu imkan sayesinde hem zihinsel olarak rahatlıyoruz hem de ailemizin mali yapısını koruyoruz. Toprakla çalışmak, bizler için en keyifli aktivite ve eğlence haline geldi.”
Projenin kurumsal yapısını ve yürütülen faaliyetleri, Kadifekale Kadın Dayanışma Merkezi’nde görevli sosyolog Elif Gökçen açıkladı. Gökçen, Konak Kadifekale, Buca Mustafa Kemal, Bornova Meriç ve Buca Fırat mahallelerinde uygulanan modelin başarıyla sürdüğünü hatırlattı. Elif Gökçen, kura yöntemiyle belirlenen parsellerde kadınların sertifikalı ve güvenilir gıda ürettiğini vurgulayarak projenin kurumsal yapısı hakkında şunları ifade etti: “Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi ile Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlıklarımız, kentli kadınların üretim süreçlerine katılımını ortak koordinasyon içinde sağlıyor. Dikim aşamasında her üretici kadına gönüllü destek sağlanıyor. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı’nın sağladığı sulama desteği sayesinde, sağlıklı gıdanın sofralara ulaştırılmasında kurum içi tam bir iş birliği sağlanıyor.”











Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol