Sosyal medya platformlarında Şanlıurfalılar hakkında ağır ifadeler kullanan bir kadın hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti ve derhal resen soruşturma başlattı.
Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı, söz konusu kadının eylemini TCK 216. maddesi çerçevesinde inceledi. Başsavcılık, kadının sosyal medyada Şanlıurfa'da ikamet edenlere yönelik kullandığı ifadelerin, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme veya aşağılama suçunu oluşturduğunu tespit ederek resmi soruşturmayı başlattı.
Bu gelişme üzerine Şanlıurfa Valiliği de konuya ilişkin resmi bir açıklama yayınladı.
Şanlıurfa Valiliği, yaptığı yazılı açıklamada, bir sosyal medya hesabından yapılan paylaşımla ilgili olarak İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü incelemelerin sonuçlarını paylaştı. Valiliğin açıklamasına göre, yapılan çalışmalarda Şanlıurfa'daki toplumsal ve aile yapısının hedef alındığı, kamu düzenini olumsuz etkileme potansiyeli taşıyan ve toplum içinde kin ve düşmanlık duyguları yayma amacı taşıyan içeriklerin kullanıldığı belirlendi.
Valilik, devamında, ilgili hesap ve içerik hakkında adli süreç başlatıldığını bildirdi. Yapılan araştırmada, paylaşımdaki video içeriğini hazırlayan ve yayınlayan kişinin kamu görevlisi olmadığı ve ikamet adresinin yurt dışında olduğu ortaya çıktı.
Eleştirilerin yoğunluğu dikkat çekti.
Sosyal medyada yayımlanan bir video içeriğinde, kimliği henüz netleşmemiş bir kadının Şanlıurfalılar hakkında dile getirdiği sözler geniş çaplı tepkilere yol açtı. Kadın, kadınlar ve erkekler arasındaki eşitsizlik üzerine görüşlerini dile getirerek, bu içeriği dünyaya duyurmak istediğini belirtti. Kadın, Urfa'daki erkekleri ve anneleri hedef alarak sert ifadeler kullandı.
"Urfa'daki erkekler lanetli erkekler, Urfa'daki anneler lanetli anneler. Bunların zihniyeti bozuk. Bunların zihniyeti kötü," şeklinde ifadeler kullandı. Kız çocuklarının durumuna dair yaptığı değerlendirmelerde, Urfa ailesinden doğan kız çocuklarının dezavantajlı bir konumda olduğunu ve aile içinde köle gibi yetiştirildiklerini öne sürdü. Bu durumun, kız çocuklarının kendi ihtiyaçlarını bile karşılayamayacağını, sürekli aile işlerine odaklanmak zorunda kalacaklarını ifade etti.
Kendi deneyimlerine dayanarak, Urfa'daki erkeklerin zihniyet yapısını tanımlayan bir analiz sundu. Bu analizde, erkeklerin çocukları ilahlaştırması ve bu durumun onları "kral" veya "padişah" gibi görmeye ittiğini, aile içinde erkeklere özel ayrıcalıklar tanınmasını ve kadınların bu erkeklere hizmet etmek amacıyla dünyaya getirildiğini savundu. Urfa toplumunun genel olarak "köle zihniyeti" taşıdığını belirten kadın, tüm Urfa erkeklerine ve ailelerine yönelik eleştirilerini dile getirdi.
"Hepinize çürümüş bir zihniyete sahipsiniz. Bu şehri tamamen yok etmek istiyorum çünkü iğrenç bir zihniyet taşıyorlar. Bu nedenle Urfa'dan ve Urfalı akrabalarından nefret ediyorum. Bu kişilerin nefret edilmeyi hak ettiğini düşünüyorum. Çocuk sevgisi ve doğa sevgisi gibi temel değerleri bilmediklerini belirtti. Şehrin fiziksel yapısına da değinen kadın, Urfa'nın taş yığını, üst üste yapılmış apartmanlarla dolu olduğunu belirterek, bu durumun erkek egemen zihniyetinin bir yansıması olduğunu savundu. Her yerde erkeklerin çalıştığını, kadınların ise sadece dekoratif roller üstlendiğini vurguladı."






Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol