İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) yönelik sürdürülen hukuki takip sürecinin ikinci duruşması ilk gününde gerçekleşti. Bu oturumda, tutukluluk tedbiri uygulanmayan sanıkların ifadeleri mahkeme huzurunda dinlendi. Duruşmanın seyrinde, Ekrem İmamoğlu'nun savunma hakkını kullanma talebi mahkemece onaylandı. Bu kararın yanı sıra, diğer tutuksuz sanıklar da kendi beyanlarını sunarak yargılamaya katkı sağladı.
İBB davasının ikinci oturumu, tutuksuz yargılanan kişilerin açıklamalarıyla başladı. Mahkeme salonunda, Ekrem İmamoğlu'nun önceki duruşmalarda savunma yapma imkanının kısıtlı olması nedeniyle, bu oturumda savunma talep etme isteğini kabul etti. Mahkeme başkanı, İmamoğlu'na savunmasını 'uygun bir zamanda' sunabileceğini belirterek bu talebi onayladı.
İBB davasında tutuksuz yargılanan ancak Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyası kapsamında tutuklu bulunan CHP Milletvekili Baki Aydöner de savunma hakkını kullandı. Aydöner, kendisi hakkında başka hukuki süreçlerde de iddialar mevcut olduğunu dile getirdi. Ayrıca, kardeşi Bulut Aydöner'in İBB davası çerçevesinde tutukluluğunu hatırlattı ve bu durumla ilgili kişisel bir ilişkiyi açıkladı: "Canım kardeşim Bulut Aydöner, 11 Temmuz 2025 tarihinden bu yana ağabeyim oldu; 13 ay sonra ilk kez burada tokalaşabildik" şeklinde konuştu.
Aydöner, Gaziosmanpaşa Belediyesi dosyasında da yargılandığını belirterek, bu yargılamanın Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasından bağımsız olduğunu savundu. Tutuksuz yargılanan Aktaş'a kendisine rüşvet verildiği yönündeki iddiaları reddeden Aydöner, suçlamaları kesinlikle kabul etmediğini vurguladı. Kendisi, "Neye dayanarak örgüte üye oldum? Serbülent Danış’ın iddialarına göre hareket ettim. Serbülent Danış’ı zor durumda bırakıp, ondan sisteme para aktarmak amacıyla böyle bir eylem gerçekleştirdim. CHP içindeki konumumu hiçbir zaman siyasi hedefler için kullanmadım. Siyasetçi kimliğim sebebiyle vatandaşlar, iş insanları ve Serbülent gibi siyaset yapmak isteyen kişiler bana ulaşmaya çalıştıklarını ifade etti" dedi.
Muhittin Böcek adlı kişiyle herhangi bir temasının bulunmadığını iddia eden Aydöner, büyük meblağların nakli konularında herhangi bir bilgiye sahip olmadığını belirtti. Bu bağlamda, "30 milyon dolarlık bir hacmin nasıl bir araç veya başka bir yöntemle nakledilebileceğine dair bir hesaplama bile yapamıyorum" şeklinde konuştu.
"Bu suçlamayı ben iddianameden öğrendim" diyerek iddiaların kaynağına dair bir bilgi verdi Aydöner.
İstanbul Planlama Ajansı (İPA) Yönetim Kurulu Başkanvekili Mehmet Çakılcıoğlu da kendi savunmasını sundu. Çakılcıoğlu, 1989 yılında şehir plancısı olarak İBB'ye görevine başladığını aktardı. Kariyeri boyunca Nurettin Sözen'den Ekrem İmamoğlu'na kadar farklı belediye başkanlarıyla çalıştığını anlattı. İddianamede yer alan eyleme dair suçlamayı reddeden Çakılcıoğlu, bu suçlamanın emniyet güçleri ya da savcılık tarafından kendisine yöneltilmediğini savundu ve "Bu suçlamayı ben iddianameden öğrendim" diye konuştu.
"Bu suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum" diyerek net bir ret yanıtı veren Çakılcıoğlu, delillere odaklandı. Cemal Güneş'in ifadesinde yer alan ve gerçekleştiğini öne sürdüğü eylemleri anlatırken kullandığı 'Hatırladığım kadarıyla', 'Miktarını hatırlamıyorum' ve 'Yüksek ihtimalle' gibi ifadelerin, olayın gerçekleştiğine dair önemli şüpheler içerdiğini belirtti. Çakılcıoğlu, şikayetçi Cemal Güneş ile herhangi bir iletişiminin olmadığını ve kamuda geçirdiği yıllar boyunca o kişiden ya da başka herhangi bir kaynaktan rüşvet almadığını ifade etti.






Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol