İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni hedef alan hukuki sürecin ikinci duruşmasının ikinci gününde, tutuksuz yargılanan kişilerin savunma süreçleri devam etti. Bu oturumda, İBB Veri Tabanı Yöneticisi İdris Yıldırım ile tutuksuz sanık Onur Büyükhatipoğlu'nun açıklamaları masaya yatırıldı. Yıldırım, suç unsuru taşıyan hiçbir veri işleme faaliyetine kasıtlı olarak dahil olmadığını net bir şekilde belirtti. Onur Büyükhatipoğlu ise, etkin pişmanlık hükümleri çerçevesinde beyanda bulunan Adem Soytekin'in iddialarını kesin bir dille reddetti.
İBB Veri Tabanı Yöneticisi olan İdris Yıldırım ve tutuksuz sanık sıfatıyla yer alan Yıldırım, savunmalarında, kişisel verilerin yasa dışı yöntemlerle kaydedilmesi ya da paylaşılması yönünde herhangi bir ortak karar alma sürecine taraf olmadıklarını ifade etti.
Yıldırım, bu konuyu detaylandırarak, herhangi bir kişiyle kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde işlenmesi veya paylaşılması konusunda ortak bir karar vermediğini vurguladı. Ayrıca, böyle bir amaçla herhangi bir talimat göndermediğini ya da talimat almadığını dile getirdi. Yıldırım, suç teşkil eden herhangi bir veri işlemine bilerek katkıda bulunmadığını açıkça ifade etti. Kendisine yönelik ortak bir suç işleme kararı veya fiil üzerinde ortak bir hakimiyet kuran bir mesaj, toplantı kaydı, teknik bir kayıt ya da başka somut bir delilin mevcut olmadığını da söyledi.
Duruşma esnasında, etkin pişmanlık hükümleri kapsamına giren inşaat firması sahibi Adem Soytekin'in eski avukatı Onur Büyükhatipoğlu da kendi savunmasını sundu.
Soytekin'in kendisi hakkında temelsiz iddialarda bulunduğunu savunan Büyükhatipoğlu, Soytekin'in cezaevinde bulunduğu dönemde kendisini defalarca ziyaret etmeye davet ettiğini ancak bu davetlere karşılık verilmediğini aktardı.
Büyükhatipoğlu, Soytekin'in dosya kapsamında toplamda sekiz kez ifade verdiğini ve kendisi hakkında üç farklı beyanda bulunduğunu belirtti. Bu beyanlardan birinin, YT Hukuk'taki bir toplantıya dair olduğunu ifade etti.
Söz konusu toplantının gizli olmadığı yönündeki iddiayı çürüten Büyükhatipoğlu, hukuk ofisinin açık ve kamuya açık bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Büyükhatipoğlu, hukuk bürosu dışında müvekkiliyle nerede görüşebileceklerini sorduğunda, telefonlarının yanlarında bulunduğunu ve ofiste kamera kayıtlarının mevcut olduğunu belirtti.
Büyükhatipoğlu, Soytekin'in 7 Mart ile 19 Mart tarihleri arasında her gece hukuk ofisinde gizli toplantılar gerçekleştirdikleri yönündeki iddiayı da reddetti. Bu iddialara ilişkin toplantıların yapıldığına dair herhangi bir kayıt veya belge bulunmadığını ifade etti.
Mehmet Pehlivan'ın kendisini herhangi bir kişiye görevlendirdiği yönündeki iddia da doğru olmadığını belirten Büyükhatipoğlu, bu iddiayı kabul etmedi. Büyükhatipoğlu, Hukuk Fakültesi öğrencisiyken bu koridorlarda hakim, savcı ya da avukat olarak dolaştığını dile getirdi. Pehlivan'ın kendisini birine görevlendirmesinin mümkün olmadığını, Pehlivan'ın kendisini bu dosyada hiçbir kişiye görevlendirmediğini ya da görevlendiremeyeceğini ifade etti.
Büyükhatipoğlu, kendisine yöneltilen iddiaların yalnızca Soytekin'in beyanlarıyla sınırlı olduğunu savunarak, "Soytekin dışında benim hakkımda iddiada bulunan başka bir kişi var mı?" diye sordu.
Tutuksuz sanıkların dinlendiği bu davanın ikinci celsesi, yarın saat 10.00'da tekrar başlayacak.






Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol