Kayserispor Kulübü Başkanı Ali Çamlı, düzenlediği basın toplantısında kulübün mevcut koşullarını paylaştı ve kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verdi. Çamlı, konuşmasında net bir duruş sergileyerek, "İmamlıktan gelmedim, pavyondan gelmedim. Benim tek hedefim, bu kulübü misafir konumundan çıkarıp, ev sahibi bir konuma taşımaktır," şeklinde konuştu.
Trendyol 1. Lig ekibi Kayserispor'un başkanı Ali Çamlı, bir basın etkinliği gerçekleştirdi. Toplantıda söz alan Çamlı, Kayserispor adına herhangi bir hatanın yaşanmaması için yoğun bir çaba sarf ettiklerini ifade etti. Kendisi, daha önceki Süper Lig başkanlığı dönemlerinde karşılaştığı zorlu bir dönemi hatırlattı. Kayserispor'a olan geçmişine dair bilgi verirken, 1998 yılında başlayan bir kulüp yolculuğunun varlığını belirtti. Yönetim kurulu üyeliği, as başkanlık ve kulüp başkanlığı görevlerini üstlendiği dönemleri aktardı; bu süreçten sonra bir iki yıllık bir ara dönemi takip etti ve nihayetinde kaderin kendisini başkanlık koltuğuna getirdiğini anlattı.
Bazı gözlemcilerin bu kariyer yolculuğunun zorlu olduğunu düşünebileceğini kabul eden Çamlı, bu görevin kendilerine zorla dayatılmadığını vurguladı. Şehrin kulübe olan güvenini ve bu hedefe ulaşmaları için yapılan pek çok talebi ve ricayı dile getirdi. Çamlı, Kayserispor'u ve Kayseri şehrini en çok seven kişi olduğunu düşündüğünü ancak kendisinden daha fazla sevgi gösteren kişilerin de bulunduğunu kaydetti. Bu nedenle, işin ne kadar zor veya güç gerektirmesi fark etmeksizin, destekleriyle bu görevi üstlenebileceğine ve dürüst bir yönetim sergileyeceğine inandığı için sorumluluğu aldıklarını söyledi. Göreve başladıkları sürenin yaklaşık iki buçuk ila üç ay olduğunu belirten Çamlı, kulüp adına doğru adımları atmak için gayret gösterdiklerini ekledi.
Çamlı, kendisinin ve yönetim kadrosunun hatalar yapma ihtimalini kabul ettiğini dile getirdi. Ancak bu hataların kasıtlı veya yanlış bir niyetten kaynaklanmadığını ifade etti. Dürüstlük ilkesine bağlı kaldıkları sürece kulüpte olumlu gelişmelerin devam edeceğini belirtti. Kulüp başkanlığı görevine başladıkları andan itibaren, neredeyse günün büyük bir bölümünü özel tatiller ve ailevi meseleler dışında kulüpte geçirdiler. Gece saatleri bazen iki, bazen de üç'ü bulabildi. "Bu kulüpte her şeyi ben yapıyorum" gibi bir iddiada bulunmadığını, kulübü "biz" perspektifiyle yönettiklerini aktardı. Kendisinden daha fazla yönetim kurulu üyesinin bile kulübü kendisi kadar sevdiğini ve o kulüpte kendisinden daha değerli olduğunu ifade etti.
Kulüp çalışanları, yönetimdeki üyeler, teknik ekip ve sporcuların kulübün başarısı için kendilerini adadığını belirten Çamlı, bu yapının çalışma ortamını tanımladı. Zor veya bunaltıcı anlarda, Allah'ın görünmeyen güçleriyle destek aldıklarını dile getirdi. Bu tür karmaşık veya kaotik durumların sona ermesinin tek nedeninin, dürüst bir şekilde hizmet etme gayreti ve belirlenen amaca odaklanmak olduğunu kaydetti.
"Bu paraların nasıl ödendiğine şaşırıyorum," şeklinde bir değerlendirme yapan Çamlı, ticari geçmişine değinerek bu finansal akışa duyduğu şaşkınlığı dile getirdi. Kayserispor'da küçük meblağların bulunmadığını, günümüzde bir milyon TL seviyesindeki rakamların azaldığını belirtti. Beş milyon veya on milyonluk ödemelerin yapılmadığı günlerin olmadığını ifade etti. Allah'ın kendilerini bugüne kadar daraltmadığını veya bunaltmadığını vurguladı. Tek amacının kulübü misafir konumundan ev sahibi konuma taşıma olduğunu, bu dışındaki konularla ilgilenmediğini, bakmadığını veya herhangi bir ilgisi olmadığını ekledi.
"Ben gariban Ali Hocayım," diyerek kişisel durumunu özetleyen Çamlı, finansal meselelere geri döndü ve bu paraların kaynağı hakkında şaşkınlığını dile getirdi. Transfer dönemlerinde yapılan ödemelerin nasıl finanse edildiğini sorguladı. Kayserispor'da küçük bütçelerin olmadığını, bir milyon TL'ye kadar olan rakamların azaldığını tekrar etti. Beş milyon veya on milyonluk ödemelerin gerçekleştirilmediği dönemlerin mevcut olmadığını yineledi.










Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol