Bianlik
Son Gelişmeler

İnme artık yalnızca yaşlıları tehdit etmiyor

Pelin Altıntop•6 dk okuma•12
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

25 yaş üzerindeki her dört kişiden birinin yaşamı boyunca inme geçirme riski bulunurken uzmanlar, erken müdahalenin ve risk faktörlerinin kontrolünün önemine dikkat çekiyor.

İnme artık yalnızca yaşlıları tehdit etmiyor

29 Ekim Dünya İnme Günü kapsamında uyarılarda bulunan İstinye Üniversitesi Liv Hospital Bahçeşehir Nöroloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yelda Yıldız, inmenin genç yaşlarda da görülebildiğini belirterek yüksek tansiyon, sigara, diyabet, obezite ve kolesterol yüksekliğinin önemli risk faktörleri arasında yer aldığını söyledi. Yıldız, belirtilerin aniden ortaya çıkması durumunda vakit kaybetmeden 112'nin aranması gerektiğini vurguladı.

Her yıl yaklaşık 12 milyon yeni vaka görülüyor

İnme, beynin bir bölümüne kan akışının aniden kesilmesi veya beyin damarlarından birinin kanaması sonucunda ortaya çıkan ve acil müdahale gerektiren ciddi bir hastalık olarak tanımlanıyor. Beyin hücrelerinin oksijensiz kalması, kısa sürede hasara neden olabiliyor.

Dünya genelinde her yıl yaklaşık 12 milyon yeni inme vakası görüldüğünü belirten Dr. Öğr. Üyesi Hatice Yelda Yıldız, 25 yaş üzerindeki her dört kişiden birinin yaşamı boyunca inme geçirme riski taşıdığına dikkat çekti.

Yüksek tansiyon ve sigara riski artırıyor

İnmenin önlenmesinde risk faktörlerinin erken belirlenmesi ve kontrol altına alınması büyük önem taşıyor. Yüksek tansiyon, inmenin en önemli kontrol edilebilir risk faktörleri arasında bulunuyor. Uzun süre yüksek seyreden kan basıncı, beyin damarlarına zarar vererek damar tıkanıklığına ve beyin kanamasına yol açabiliyor.

Diyabet, damar duvarında hasara neden olurken kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterolün yüksekliği de damarlarda plak oluşumunu artırarak tıkanıklık riskini yükseltiyor. Sigara, damar yapısını bozmasının yanı sıra kanın pıhtılaşma eğilimini de artırıyor.

Özellikle atriyal fibrilasyon olarak bilinen kalp ritim bozukluğu, kalpte oluşan pıhtıların beyin damarlarına ulaşmasına neden olabiliyor. Bu risk faktörlerinin bir arada bulunması ise tehlikeyi artırıyor. Yıldız, kişinin kendisini iyi hissetmesinin inme riski taşımadığı anlamına gelmediğini belirtti.

Yüzde kayma ve konuşma bozukluğu uyarısı

İnme belirtilerinin çoğunlukla aniden ortaya çıktığını vurgulayan Yıldız, yüzün bir tarafında kayma, kol veya bacakta güç kaybı, konuşma bozukluğu ve söylenenleri anlayamamanın en önemli uyarı işaretleri olduğunu ifade etti. Ani görme kaybı, şiddetli dengesizlik ve yürüme güçlüğü de inme belirtisi olabiliyor.

Yıldız, inme tedavisinde zamanın belirleyici olduğuna işaret ederek şu uyarıda bulundu:

“Bu yüzden inme tedavisinde kullandığımız çok önemli bir ifade vardır: Zaman beyindir.”

Belirtilerin kendiliğinden geçmesini beklemenin, hastayı uyutmanın veya evde müdahale etmeye çalışmanın tedaviyi geciktirebileceğini belirten Yıldız, tek bir belirtinin bile aniden ortaya çıkması halinde derhal 112'nin aranması gerektiğini söyledi.

İlk 4,5 saat tedavi açısından kritik

Beyin damarının pıhtıyla tıkanması sonucu gelişen iskemik inmelerde, uygun hastalara ilk 4,5 saat içinde damar yoluyla pıhtı eritici tedavi uygulanabiliyor. Büyük beyin damarlarının tıkanması durumunda ise anjiyografi yöntemiyle pıhtının çıkarılmasını sağlayan mekanik trombektomi tedavisinden yararlanılabiliyor.

Gelişmiş görüntüleme yöntemleri sayesinde uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin daha geç saatlere uzanabildiğini belirten Yıldız, mekanik trombektomi için 24 saate kadar uzanan tedavi olanakları bulunduğunu aktardı. Ancak bu sürenin beklemek için bir gerekçe olmadığını vurgulayan Yıldız, erken müdahalenin beyin dokusunu koruma ve kalıcı sakatlık riskini azaltma açısından önem taşıdığını ifade etti.

Belirtiler geçse bile hastaneye başvurulmalı

İnme belirtilerinin kısa sürede ortadan kalkması, tehlikenin geçtiği anlamına gelmiyor. Beyne giden kan akışının geçici olarak bozulması sonucunda konuşma güçlüğü, güçsüzlük veya görme kaybı birkaç dakika içinde düzelebiliyor. Bu durum, geçici iskemik atak olarak adlandırılıyor.

Dr. Öğr. Üyesi Yıldız, geçici iskemik atak yaşayan kişilerde özellikle ilk 24-48 saat içinde yeniden inme geçirme riskinin yüksek olduğuna dikkat çekerek belirtiler tamamen kaybolsa bile acil değerlendirme için hastaneye başvurulması gerektiğini belirtti.

Yeni inme vakalarının yüzde 15'i gençlerde görülüyor

İnmenin yaş ilerledikçe daha sık görülmesine rağmen gençleri de tehdit ettiğini belirten Yıldız, dünyadaki verilerin yeni inme vakalarının yaklaşık yüzde 15'inin 15-49 yaş grubunda ortaya çıktığını gösterdiğini söyledi.

Gençlerde yüksek tansiyon, sigara, diyabet, obezite ve kolesterol yüksekliğinin yanı sıra boyun damarlarında yırtılma, kalp hastalıkları, doğuştan gelen kalp açıklıkları ve pıhtılaşma bozuklukları da inme nedenleri arasında yer alabiliyor.

Yıldız, genç yaşta olmanın inmeye karşı koruma sağlamadığını belirterek bu yaş grubunda görülen ani konuşma bozukluğu ve uzuvlarda güç kaybının da aynı ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Rehabilitasyona erken başlanması önemli

İnme sonrasında kaybedilen işlevlerin yeniden kazanılmasında rehabilitasyonun önemli bir rolü bulunuyor. Hastanın tıbbi durumu elverdiğinde rehabilitasyona erken başlanması, iyileşme sürecini destekliyor.

Geleneksel fizik tedavi yöntemlerinin yanı sıra robotik rehabilitasyon, teknoloji destekli uygulamalar ve beyin uyarım yöntemlerinden de yararlanılabildiğini belirten Yıldız, beynin yeniden öğrenme ve kendini yeniden düzenleme kapasitesinin iyileşme sürecinde değerlendirildiğini ifade etti. Rehabilitasyonun inme tedavisinin ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.

İnmeden korunmak için yaşam alışkanlıklarına dikkat

İnme riskini azaltmak için tansiyonun düzenli ölçülmesi, hipertansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi sağlık sorunlarının tedavisinin aksatılmaması gerekiyor. Yıldız, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapılmasını, sebze, meyve, tam tahıl, baklagiller, balık ve zeytinyağından zengin Akdeniz tipi beslenmenin benimsenmesini ve tuz tüketiminin sınırlandırılmasını önerdi.

Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulması, kilo kontrolünün sağlanması ve kalp ritim bozukluklarının ihmal edilmemesi de korunmada önem taşıyor.

İnmenin aniden ortaya çıkmasına rağmen risk faktörlerinin yıllar içinde gelişebildiğini hatırlatan Yıldız, korunma önlemlerinin hastalık ortaya çıkmadan, sağlıklı dönemde alınması gerektiğini vurguladı.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

İnme artık yalnızca yaşlıları tehdit etmiyor