COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, New York’ta Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ile ortaklaşa düzenlediği bir etkinlikte önemli bir duyuru yaptı. Kurum, İklim Uygulama Köprüsü’nün (BRIDGE) ilk aşama pilot ülkelerinin Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan olacağını resmi olarak açıkladı.
Bakan Kurum, Birleşmiş Milletler çatısı altında, BM Kalkınma Programı (UNDP) ile organize edilen COP31 İklim Uygulama Köprüsü Pilot Ülkeler Tanıtım Toplantısı’nı yönetti. Kurum’un moderatörlüğünü üstlendiği bu oturumda, İklim Uygulama Köprüsü’nün pilot ülkeleri net bir şekilde belirlendi. Toplantıya COP30 Başkanı Andre Correa do Lago, COP32 Başkanı ve Etiyopya Dışişleri Bakanı Gedion Timothewos, COP29 Azerbaycan Baş Müzakerecisi Dışişleri Bakan Yardımcısı Yalçın Rafiyev ve Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakan Yardımcısı Kushla Munro da katılım gösterdi.
Toplantının başlangıcında Bakan Kurum, COP31’in temel yaklaşımını, yani "Diyalog, Uzlaşı ve Aksiyon" modelini detaylandırdı. Kurum, bu yaklaşımın, farklı ulusal koşulları ve ihtiyaçları anlamak için diyalog kurmayı sağladığını, uzlaşının ise ortak çözümlerin bulunmasını mümkün kılacağını, aksiyonun ise hedeflerin insanların yaşamlarında, şehirlerde ve ekonomik alanlarda somut sonuçlara dönüştürülmesini hedeflediğini belirtti.
"Köprü, uygulamadaki mevcut boşluğu dolduracak," ifadelerini kullanan Kurum, mekanizmanın işlevine değindi.
Daha sonra İklim Uygulama Köprüsü’nün çalışma mekanizmasını açıklayan COP31 Başkanı Kurum, taraflarla yapılan kapsamlı görüşmeler sonucunda bu yapının devreye alınmasına karar verildiğini aktardı. Bakan Kurum, bu görüşmelerin açık bir tablo sunduğunu vurguladı. Birçok ülkenin ne yapması gerektiğini bildiğini, iklim hedefleri, kalkınma öncelikleri ve sektörel stratejilerin mevcut olduğunu ifade etti. Ancak bu önceliklerin uygulanabilir yatırım programlarına, projelere, finansmana ve nihai somut sonuçlara dönüştürülmesinde önemli zorluklarla karşılaşıldığını dile getirdi. Öte yandan, önemli bir teknik ve finansal destek kapasitesinin mevcut olduğunu ekledi. Birleşmiş Milletler sistemi, kalkınma bankaları, iklim fonları, uluslararası finans kuruluşları, ikili ortaklar ve özel sektör gibi unsurların önemli imkanlar sunduğunu belirtti. Ancak bu imkanlarla ülkelerin öncelikleri her zaman doğru zamanda ve doğru biçimde eşleşemediğini ifade etti. Köprü’nün tam olarak bu eksikliği gidermeyi amaçladığını söyledi.
"Hedefimiz, belirlenen taahhütleri somut yatırımlara dönüştürmektir," şeklinde konuştu.
Kurum, Köprü’nün mevcut bir fon veya başka bir kuruma alternatif oluşturmadığını netleştirdi. Kurum, iklim hedeflerini ulusal kalkınma öncelikleri ve mevcut finansman olanaklarıyla daha güçlü bir şekilde birleştirmeyi amaçladıklarını belirtti. Uygulamanın önündeki engelleri tespit etmeyi, ülkelerin yatırım hazırlığını güçlendirmeyi ve mevcut uluslararası destek ekosisteminden daha etkili yararlanmalarını sağlamayı hedeflediklerini aktardı. Köprü, ülkelerin kendi önceliklerinden ve mevcut ulusal sistemlerinden hareket ederek, var olan kapasiteyi ve destek imkanlarını uygulama odaklı olarak daha güçlü bir şekilde birleştirmeyi amaçlayan, ülke merkezli bir girişim olarak tanımladı. Nihai amaçlarının taahhütleri uygulamaya, uygulamayı yatırıma ve yatırımı da somut sonuçlara dönüştürmek olduğunu vurguladı.
İlk pilot ülke grubu olarak Etiyopya, Fiji, Endonezya, Pakistan ve Özbekistan’ın seçildiğini duyuran COP31 Başkanı Kurum, Köprü ile iş birliğine başlayan bu ilk grup ülkeleri açıkladı. Kurum, bu ülkeleri sadece Köprü’den faydalanacak coğrafyalar olarak görmediklerini ifade etti. Onların deneyimlerinin, ihtiyaçlarının ve geri bildirimlerinin, Köprü’nün gelecekteki şekillenmesine doğrudan katkı sağlayacağını söyledi. Kurum, Köprü’yü ülkeler için var olan bir araç olarak değil, ülkelerle birlikte şekillenen bir girişim olarak gördüklerini ekledi. Uygulamanın başarılı olması için güçlü ortaklıkların gerekli olduğunu belirterek, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı ile kurulan ortaklığa büyük önem verdiklerini ifade etti.
"Finansman, bizim için taahhütler ile sonuçlar arasındaki köprü işlevi görüyor," diye konuştu.
Bakan Kurum, Birleşmiş Milletler sistemi ve UNDP’nin küresel uzmanlığının yanı sıra, "Climate Promise: Forward" başlığı altındaki çalışmaların Köprü’ye önemli katkılar sağlayacağını kaydetti. Kurum, bu iş birliğinin mekanizmaya değer katacağını belirtti.
Uygulamanın temel bileşenlerinden birinin finansman olduğunu belirten Bakan Kurum, iklim finansmanının kendisi bir amaç değil, taahhütler ile elde edilen sonuçlar arasındaki bağlantıyı kuran bir köprü olduğunu vurguladı. Hükümetleri, uluslararası kuruluşları, kalkınma bankalarını, iklim fonlarını, yatırımcıları ve özel sektörü uygulama sürecinde ortaklık kurmaya davet etti. Kurum, Antalya ziyaretinin amacının sadece bir girişim başlatmak olmadığını belirtti. İlk ülkelerle somut ilerlemeler kaydetmeyi, yeni ülkeleri sürece dahil etmeyi, finans ve kalkınma aktörlerinin katılımını artırmayı ve COP31 sonrasında da ülkelerin uygulama çabalarına hizmet edecek kalıcı bir miras bırakmayı amaçladıklarını söyledi.
"Uygulamanın önündeki zorlukları birlikte aşacağız," şeklinde konuştu.
COP31’in, Türkiye ve Avustralya arasında kurulan özgün bir iş birliğine dayandığını belirten COP31 Başkanı Kurum, bu ortaklığın önemine dikkat çekti. Kurum, Antalya’da hedeflerin hayata geçirilerek ortak iradeyi, güçlü iş birliklerini ve somut uygulamaları sergilemek istediklerini dile getirdi. İklim Uygulama Köprüsü’nün bu yaklaşımın somut araçlarından biri olacağını belirtti. Ülkelerin öncelikleri ve ihtiyaçları ile uluslararası destek kapasitesini daha doğru bir şekilde eşleştireceklerini, uygulamanın önündeki darboğazları birlikte aşacaklarını ve ilk ülkelerden başlayarak sahada somut sonuçlar üretmeye odaklanacaklarını ifade etti. Bugün New York’ta bu sürecin önemli bir adımını hep birlikte attıklarını ekledi.
"İklim uygulama köprüsü tüm dünyamıza faydalı olsun," diyerek konuşmasını tamamladı.
Toplantıda İklim Değişikliği Başkanı Halil Hasar sunum gerçekleştirdi. Ardından Köprü’ye dahil olan ilk grup ülkelerin bakanları sırayla konuşma yaptı. Ortaklar Diyaloğu Oturumu sırasında ise Bakan Kurum, OECD’nin BM nezdindeki Büyükelçisi Thomas Schnöll, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası İklim Stratejisi ve Uygulama Genel Müdürü Gianpiero Nacci başta olmak üzere uluslararası finansman kuruluşlarının yöneticilerine ve ülke temsilcilerine söz verdi.
Tüm katılımcıların beyanlarını dinleyen COP31 Başkanı Kurum, kapanış konuşmasında önemli mesajlar verdi. Kurum, Antalya’ya giderken önlerinde somut bir çalışma dönemi olduğunu belirtti. Antalya’da hep birlikte ilerleme kaydederek, teknik ve finansal boyutlarda ortaklarıyla iş birliğini güçlendirmek ve bugün ortaya konan katkıları uygulamaya dönüştürmek istediklerini bir kez daha dile getirdi. Kurum, katılımcıların bilgi, deneyim, kapasite ve finansman imkanlarıyla Köprü’ye aktif destek vermelerini beklediklerini ve bu yolculuğu onlarla birlikte yürütmek istediklerini ifade etti. İklim Uygulama Köprüsü’nün tüm dünya için faydalı olmasını diledi.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol