Bianlik
Son Gelişmeler

Bakan Şimşek: İklim Eylemi Çevrenin Ötesinde Ekonomi ve Refahı da Kapsıyor

Yağız Erdoğan•5 dk okuma•36
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iklim değişikliğinin küresel bir ekonomik risk oluşturduğunu belirterek, "İklim eylemi yalnızca çevreyi değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı korumayı da içerir," dedi.

Bakan Şimşek: İklim Eylemi Çevrenin Ötesinde Ekonomi ve Refahı da Kapsıyor

Şimşek, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen Net Sıfır Emisyon Zirvesi'nde (Net Zero Delivery Summit) konuşma yaptı.

Son on yılda, iklim değişikliğiyle mücadele tartışmalarının hedefler ve taahhütler üzerine yoğunlaştığını belirten Şimşek, artık bu hedefleri uygulama zamanının geldiğini ifade etti. Çoğu ülkenin iddialı hedefleri olduğunu söyledi.

Şimşek, asıl sorunun bu hedef ve planların gerekli hız ve ölçekte uygulanıp uygulanamayacağı olduğunu vurgulayarak, "İklim eyleminin ekonomik gerekçesi açık. Başarısızlık durumunda maliyeti yüksek olacak. Çalışmalar, harekete geçmemenin maliyetinin, iklim felaketini önlemenin maliyetinden çok daha fazla olduğunu gösteriyor. İklim eylemi sadece çevreyi değil, büyümeyi, istikrarı ve refahı da korumaktır." dedi.

Finansman tarafında zorluklar olduğunu belirten Şimşek, "Çin dışındaki gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerine ulaşabilmesi için 2030'a kadar yıllık yaklaşık 2,5 trilyon dolar finansmana ihtiyaç duyuluyor. Mevcut finansman akışları ise yılda yalnızca 200 milyar dolar seviyesinde. Gereken ölçeğin çok uzağındayız." dedi.

Bakan Şimşek, finansman açığının nedeninin sermaye eksikliği olmadığını ancak bu sermayeyi büyük ölçekte harekete geçirip yatırım yapılabilir iklim projelerine yönlendirmek gerektiğini vurguladı.

Bu açığın kapatılmasının herkesin önceliği olması gerektiğini belirten Şimşek, şöyle devam etti:

"İklim riski artık gelecekte değil, bugün ekonomik bir risk. Ülkelerle sınırlı değil, küresel bir sorun. İklim kaynaklı kayıpların sadece dörtte biri sigortalanabiliyor. Geri kalan yük hane halkları, şirketler ve devletlere kalıyor. Bu nedenle iklim riski daha fazla ülke riski haline geliyor. Ülke riski ise finansal istikrarsızlığın kaynağı olabilir."

Şimşek, küresel finans sisteminde daha sade, hızlı ve etkili bir iklim finansmanı mimarisine ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Sermaye maliyetinin düşürülmesi, finansmana erişimin geliştirilmesi, kamu kurumları, çok taraflı kalkınma bankaları ve yatırımcıların etkin işbirliği yapması gerektiğini belirten Şimşek, Bakü'de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı'nda (COP29) ülkelerin 2035'e kadar yıllık 300 milyar dolarlık yeni bir iklim finansmanı hedefinde uzlaştıklarını, ayrıca 1,3 trilyon doları harekete geçirmek için bir yol haritası oluşturduklarını hatırlattı.

Bakan Şimşek, Brezilya'nın Belem kentinde düzenlenen COP30'da liderlerin iklim değişikliğine uyum finansmanını 2035'e kadar üç katına çıkarma konusunda anlaştığını belirterek, şunları söyledi:

"Asıl soru, bu taahhütleri somut sonuçlara nasıl dönüştüreceğimizdir. Bu yılki COP31 Başkanlığı olarak Türkiye'nin katkı sunmayı umduğu alan da budur. Amacımız, mevcut sistemin daha etkin çalışmasına katkı sağlamak. Finansman ihtiyaçları ve mevcut sermaye arasında bir uyumsuzluk var. İklim Uygulama Köprüsü bu ihtiyaca cevap vermeyi amaçlıyor."

Hedeflerinin, ülkelerin iklim önceliklerini yatırım yapılabilir proje portföylerine dönüştürmelerine yardımcı olmak ve bu projeleri finansman imkanlarıyla buluşturmak olduğunu belirten Şimşek, bu girişimin yeni bir fon olmadığını, yeni bir finansal kurum kurma girişimi de olmadığını, aksine projelerin konsept aşamasından finansmana ve uygulamaya hızla geçmesine yardımcı olacak şekilde hükümetleri, kalkınma ortaklarını, finans kurumlarını ve yatırımcıları bir araya getirmeyi amaçladığını belirtti.

Özel sektörün bu girişimin şekillendirilmesinde ve desteklenmesinde aktif rol almasını beklediklerini dile getiren Şimşek, bu girişimlerin özel sektör olmadan başarıya ulaşamayacağını vurguladı.

Bakan Şimşek, Türkiye'nin COP31 Başkanlığı kapsamındaki önceliklerine ilişkin şu bilgileri verdi:

"Bu yılki önceliklerimizden biri elektrifikasyon. Enerji şokları, enerji güvenliği, erişilebilirlik ve sürdürülebilirliğin birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini gösterdi. Elektrifikasyonun hızlandırılmasına yönelik küresel bir tartışma başlattık ve elektriğin nihai enerji tüketimindeki payının 2035'e kadar yüzde 20'den yüzde 35'e çıkarılması hedefini belirledik.

Öte yandan, gündemimiz sadece elektrifikasyonla sınırlı değil. Atık yönetimi, şehirler, okyanuslar ve gençlerin sürece katılımı gibi alanlara da odaklanıyoruz. Bu alanlar inovasyon, yatırım ve ortaklık açısından fırsatlar sunuyor ve özel sektörün uzmanlığına ihtiyaç duyuyor."

Özel sektör katılımını güçlendirmek amacıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) özel sektör temsilcisi olarak görev aldığı COP31 İş Dünyası Forumu'nun başlatıldığını belirten Şimşek, forumun New York İklim Haftası sırasında ve ardından COP31 kapsamında Antalya'da yeniden bir araya geleceğini söyledi.

Bakan Şimşek, ayrıca eylülde İstanbul'un İklim Finansmanı Haftası'na ev sahipliği yapacağını belirterek, "Dünyanın eksikliği taahhüt değil, uygulama. Bu taahhütlerin hayata geçmesi ortaklıklarla mümkün. Sizleri önceliklerimize katkı sunmaya, fikir ve uzmanlığınızı paylaşmaya ve kasımda Antalya'da bize katılmaya davet ediyorum." dedi.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Bakan Şimşek: İklim Eylemi Çevrenin Ötesinde Ekonomi ve Refahı da Kapsıyor
Bakan Şimşek: İklim Eylemi Çevrenin Ötesinde Ekonomi ve Refahı da Kapsıyor