Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Londra İklim Eylemi Haftası çerçevesinde gerçekleştirilen COP31-IEA Üst Düzey Enerji Dönüşümü Diyaloğu toplantısına katılım sağladı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanı sıra farklı ülkelerden bakanların katıldığı toplantıya, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol moderatörlük yaptı.
Toplantıda konuşan Bakan Bayraktar, son yıllarda Kovid-19 salgını, tedarik zincirindeki aksamalar, ticaret savaşları, doğal afetler, Ukrayna ve İran'daki savaşlar ile petrol ve doğal gaz piyasalarında görülen en büyük arz şoku gibi krizlerin yaşandığını ifade etti.
Bölgesel çatışmaların sadece bir coğrafya ile sınırlı kalmadığını belirten Bayraktar, bu çatışmaların sonuçlarının küresel ekonomide hissedildiğine dikkat çekti.
Enerji sektörünün bu süreçte en kırılgan sektör olduğunu ve enerji güvenliğinin tekrar tartışmaların merkezine oturduğunu dile getirdi.
Bayraktar, Antalya'daki COP31 Zirvesi'ne ilerlerken Türkiye'nin mesajının net olduğunu belirtti ve "Enerji dönüşümü ve enerji güvenliği bir arada ilerlemelidir. Dirençli bir gelecek, daha temiz, daha çeşitli, yüksek düzeyde birbirine bağlı ve güvenli enerji sistemlerine dayanmaktadır. Türkiye, ortak geleceğimize liderlik etmeye, işbirliği yapmaya ve yatırım yapmaya hazırdır.” dedi.
Geçen yıl küresel enerji talebinin yüzde 1,3 büyüdüğünü ve "elektrik çağına" girildiğini belirten Bayraktar, tüketimdeki ani artışa dikkat çekti.
Elektrik talebinin bu hızın iki katından daha fazla arttığını vurgulayan Bayraktar, sözlerine şöyle devam etti:
"Bu büyük artış, elektrikli araçlar, veri merkezleri, artan soğutma talebi ve modern ekonomilerimizin hızlı elektrifikasyonu ile tetiklenmektedir. Enerji güvenliği ve iklim eyleminin el ele ilerlemesi gereken günümüzün zorlu gerçekleriyle daha uyumlu, daha dirençli ve daha kapsayıcı yeni bir piyasa tasarımına ihtiyaç vardır. Bu dönüşümü bir fırsat olarak görüyoruz. 2035 için net bir vizyon ortaya koyduk. İki hafta önce, COP31 Dönem Başkanlığı altında, 2035'e kadar küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35'e çıkarma hedefini duyurduk. Bu iddialı hedef, geleceğin enerji sisteminin elektrik odaklı, dijitalleşmiş ve merkeziyetsiz bir yapıda olacağını yansıtmaktadır."
Bayraktar, bugün yenilenebilir kaynakların Türkiye'nin kurulu gücünün neredeyse üçte ikisini oluşturduğunu ifade etti.
2035'e kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma planı olduğunu hatırlatan Bayraktar, şöyle konuştu:
"Yenilenebilir enerjideki bu büyük artışı desteklemek amacıyla, yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerektirecek ve çığır açacak 40 gigavatlık bir HVDC (Yüksek Gerilim Doğru Akım) iletim koridoru aracılığıyla ulusal elektrik şebekemizi modernize ediyoruz. Bu yeni koşullar, daha akıllı şebekeler, daha fazla dijitalleşmiş sistemler, daha büyük depolama kapasitesi, daha güçlü iletim ve dağıtım ağları ile esneklik ve dirence yönelik yüksek yatırımlar gerektirmektedir."
Dünyanın yeni gerçeklerine dayanan bu mimarinin kendilerini tüm değer zincirini hesaba katmaya mecbur bıraktığını belirten Bakan Bayraktar, "Bu nedenle kendimizi, güneş panelleri, rüzgar türbini bileşenleri, gelişmiş bataryalar ve akıllı elektrik ekipmanları dahil olmak üzere temiz enerji teknolojileri için bölgesel bir üretim merkezi olarak konumlandırıyoruz." dedi.
Kritik minerallerden bahsetmeden yenilenebilir enerji teknolojilerinin konuşulamayacağına dikkat çeken Bayraktar, bu minerallere erişimi güvence altına almanın esas olduğunu ancak sadece kaynaklara sahip olmanın yeterli olmadığını vurguladı.
Türkiye'nin bu konuda da kritik bir rol oynayabileceğini belirten Bayraktar, "Bu zorluğun üstesinden gelmek için teknoloji odaklı ülkelerle ve lider firmalarla aktif bir şekilde iş birliği yapıyoruz. En güvenilir ve en temiz enerji 'tüketilmeyen enerji'. 2030'a kadar enerji verimliliği için 20 milyar dolarlık yatırımı harekete geçirmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı.


Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol