İzmir, biyolojik çeşitliliğin korunması ve doğal yaşamın kent politikalarına dahil edilmesi amacıyla farklı ülkelerden yerel yönetimleri bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde 19-21 Ekim tarihleri arasında Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen Berlin Kentsel Doğa Paktı yıllık toplantısında, 2030 hedefleri doğrultusunda yürütülecek ortak çalışmalar değerlendirildi.

Farklı ülkelerden yerel yönetim temsilcilerinin, uluslararası kuruluşların ve uzmanların katıldığı toplantıda, biyolojik çeşitlilik kaybının durdurulması ve doğanın yeniden canlandırılması için kentlerin üstlenebileceği sorumluluklar gündeme geldi.
“İklim ve biyolojik çeşitlilik birbirinden ayrı düşünülemez”
Toplantının açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, iklim değişikliğiyle mücadele ile biyolojik çeşitliliğin korunmasının birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti. Erivan’da COP17’nin başladığını, Türkiye’nin ise gelecek ay Antalya’da COP31 İklim Zirvesi’ne ev sahipliği yapacağını hatırlatan Okyay, doğanın korunmasının önemine dikkat çekti.
Okyay, “Doğayı korumadan iklim değişikliğiyle mücadele edemeyiz; iklim değişikliğiyle yüzleşmeden de biyolojik çeşitlilik kaybını durduramayız. Biyolojik çeşitlilik; sağlıklı ekosistemlerin, gıda güvenliğinin, temiz suyun, insan sağlığının ve ortak refahımızın temelidir” dedi.
Kentlerin arazi kullanımı, konut, altyapı ve kamusal alanlara yönelik kararlarının biyolojik çeşitlilik üzerinde belirleyici olduğunu ifade eden Okyay, bu kararların doğa kaybını artırabileceği gibi kayıpların tersine çevrilmesine de katkı sağlayabileceğini söyledi.

İzmir’in doğal alanları öne çıktı
İzmir’in doğal zenginliklerine değinen Okyay, uluslararası öneme sahip Gediz Deltası’nın Akdeniz’in en büyük flamingo kolonilerinden birine ev sahipliği yaptığını hatırlattı. Eski sanayi alanlarının da doğaya ve insanlara yeniden kazandırılabileceğini belirten Okyay, insan, hayvan ve ekosistem sağlığını birlikte ele alan Tek Sağlık yaklaşımını benimsediklerini kaydetti.
Okyay, “Gediz Deltası, kentimizi sayısız canlı türüyle paylaştığımızı hatırlatıyor. Kent merkezinde ise Havagazı Fabrikası gibi eski sanayi alanları da doğaya ve insanlara yeniden kazandırılabiliyor. Yaklaşımımız, insan, hayvan ve ekosistem sağlığı arasındaki ayrılmaz bağlantıları kabul eden Tek Sağlık anlayışına dayanıyor. Geçen yıl Berlin Kentsel Doğa Paktı'na katılmamız, biyolojik çeşitliliği kent politikalarımızın merkezine yerleştirme kararlılığımızı güçlendirdi” dedi.
COP17 için ortak bildiri hazırlanacak
Yerel yönetimlerin küresel çevre politikalarında daha etkin olması gerektiğini vurgulayan Okyay, kentlerin karar alma süreçlerine katılımının artırılması, daha geniş yetkilere ve doğrudan finansman kaynaklarına erişebilmesi gerektiğini ifade etti.
Paktın siyasi liderlerinin COP17’ye sunulacak ortak bildiriyi görüşeceğini belirten Okyay, “Bu bildiri açık ve ortak şekilde şu mesajı vermeli: Kentler yalnızca küresel hedeflerin uygulayıcıları değildir; aynı zamanda bu hedeflerin şekillendirilmesinde de ortaktır” ifadelerini kullandı.
“Kentler öncü rol üstleniyor”
Berlin Kentsel Doğa Paktı Koordinasyon Ofisi Berlin Temsilcisi ve Koordinatörü Sandra Naumann, İzmir’deki buluşmanın kentler arasındaki iş birliğini geliştirdiğini söyledi. Paktın 2021-2022 yıllarında şekillenmeye başladığını ve farklı bölgelerden yaklaşık 90 kenti bir araya getirdiğini belirten Naumann, somut çalışmaların önemini vurguladı.
Naumann, “Burada yalnızca konuşmuyoruz; somut adımlar atıyoruz” diyerek kentlerin deneyim paylaşımı ve dayanışma yoluyla biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkı sunduğunu dile getirdi.
Berlin Kentsel Doğa Paktı Koordinasyon Ofisi ICLEI Europe Temsilcisi ve Koordinatörü Paola Lepori de biyoçeşitliliğin kentlerde bir lüks olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Konut, ulaşım ve ekonomi gibi öncelikler arasında doğanın geri planda kalabildiğine işaret eden Lepori, “Ağaç dikiyor, doğal alanları iyileştiriyor ve korumayı sürdürüyoruz. Berlin Kentsel Doğa Paktı'nın farklı kentleri ortak bir amaç etrafında buluşturuyor. Doğayı koruma çabasını sürdüren kentlere teşekkür ediyorum” diye konuştu.
IUCN’den doğal alanların önemine vurgu
Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) temsilcisi Lorena Skuto, IUCN Genel Direktörü Dr. Grethel Aguilar adına yaptığı konuşmada sağlıklı ekosistemlerin kent yaşamına katkılarını anlattı.
Doğal alanların havayı ve suyu temizlediğini, sel riskini azalttığını ve kentlerde sıcaklığın dengelenmesine yardımcı olduğunu belirten Skuto, doğanın insan sağlığını, toplumsal refahı ve kentlerin afetlere karşı dayanıklılığını desteklediğini söyledi. Berlin Kentsel Doğa Paktı’nın kentler arasında deneyim paylaşımını ve doğayı korumaya yönelik çalışmaları güçlendirdiğini ifade etti.
“Biyoçeşitlilik kent planlamasının ayrılmaz parçası olmalı”
Berlin Eyaleti İklim Eylemi ve Çevre Daimi Müsteşarı Andreas Kraus, kentsel planlama ve yatırım kararlarının biyolojik çeşitlilik üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirtti. Doğanın korunmasının kentlerin gelişim sürecinin temel unsurlarından biri olması gerektiğini söyleyen Kraus, Berlin öncülüğünde başlatılan paktın daha fazla kenti ortak hedeflerde buluşturmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Kraus, ortak taahhütler ve iş birliği aracılığıyla kentsel biyoçeşitliliğin korunmasının amaçlandığını belirterek iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin sorumluluklarına dikkat çekti.
Dublin’den yerel üretim ve yeşil alan çağrısı
Dublin Belediye Başkan Yardımcısı Alison Field, kentlerde yeşil alanların artırılması, çocukların doğayla daha fazla buluşturulması ve yerel gıda üretiminin desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Doğayla temasın yaşam kalitesini ve çocukların çevre bilincini geliştirdiğini belirten Field, su sıkıntısı ve savaşların gıda tedarikini etkileyebileceğini ifade ederek yerel üretimin önemini vurguladı. Field, “Temel değerlere geri dönmemiz gerektiğine inanıyorum” dedi.
Kent politikaları ve doğa ilişkisi değerlendirildi
Prof. Dr. Pınar Okyay’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, doğanın kent planlamasına dahil edilmesi, biyolojik çeşitliliğin korunması ve yerel yönetimlerin çevre politikalarındaki rolü ele alındı.
Panele İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Elvin Sönmez Güler, Berlin Eyaleti İklim Eylemi ve Çevreden Sorumlu Müsteşarı Andreas Kraus, Dublin Belediye Başkan Yardımcısı Alison Field ve Matosinhos Belediye Meclis Üyesi Manuela Alvares katıldı. Görüşmede sürdürülebilir kentler oluşturmak için uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi de değerlendirildi.
Üç kent daha Berlin Kentsel Doğa Paktı’na katıldı
Toplantının ilk günü kapsamında Tarihi Asansör’de düzenlenen törenle İrlanda’nın Dublin, Macaristan’ın Veszprém ve Portekiz’in Matosinhos kentleri Berlin Kentsel Doğa Paktı’na dahil oldu.
İzmir’deki yıllık toplantının oturumlar, tematik masa çalışmaları ve saha gezileriyle devam edeceği bildirildi.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol