Türkiye’nin pamuk üretiminde yaşadığı sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydın Ticaret Borsası ve Ulusal Pamuk Konseyi Yönetim Kurulu Başkanı Fevzi Çondur, artan maliyetler ve üretimdeki düşüş nedeniyle ithalat ihtiyacının büyüdüğünü belirtti. Çondur, yerli üretimin güçlendirilmesi ve çiftçinin üretimde kalmasının sağlanması gerektiğini ifade etti.
Pamukta üretim düşüyor, ithalat ihtiyacı artıyor
Türkiye’nin tekstil ve hazır giyim sektöründe küresel ölçekte önemli bir konumda bulunduğunu belirten Fevzi Çondur, pamuk üretimi ile iplik fabrikaları arasında birbirini destekleyen entegre bir yapı olduğunu kaydetti. Ülkenin yıllık ortalama pamuk tüketiminin yaklaşık 1,6 milyon ton olduğunu aktaran Çondur, üretimde yaşanan düşüşün dışa bağımlılığı artırdığına dikkat çekti.
Bu sezon yaklaşık 300 bin ton pamuk üretimi beklendiğini belirten Çondur, iç talebin karşılanabilmesi için 1,2 milyon ila 1,3 milyon ton arasında ithalat yapılmasının gerektiğini söyledi. Türkiye’nin pamuk ihtiyacının en az yarısını yurt içi üretimle karşılamayı hedeflediğini ifade eden Çondur, bu doğrultuda yaklaşık 70 bin üreticiyle çalışmaların sürdürüldüğünü dile getirdi.
Üreticiye 5 TL’lik refah payı önerisi
Tarım sektörünün beklenmeyen gelişmelerden ve maliyet artışlarından doğrudan etkilendiğini belirten Çondur, özellikle gübre fiyatlarındaki ani yükselişlerin çiftçilerin ekonomik yükünü ağırlaştırdığını söyledi.
Çondur, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
Savaşlar ve krizler gibi beklenmeyen olaylar sonucunda gübre gibi girdilerin fiyatları, normal enflasyon oranlarının çok üzerinde ve ani bir şekilde 2,5 katına kadar çıkabiliyor. Çiftçilerin gübreyi yıl boyunca parça parça değil, tek seferde ve o günkü piyasa fiyatından almak zorunda kalması, tüm yılın maliyet ortalamasını tek bir günün fiyatına bağlıyor ve üreticinin risklerini katlıyor
Ulusal Pamuk Konseyinin hesaplamalarına göre üretim maliyeti ile piyasa fiyatı arasında yaklaşık 5 TL fark bulunduğunu belirten Çondur, bu tutarın üreticiye refah payı olarak ödenmesinin çiftçilerin yeni üretim sezonuna daha güçlü hazırlanmasına katkı sağlayacağını ifade etti.
Pamuk üreticilerinin elde ettikleri geliri traktör, tarım aletleri ve lastik alımlarının yanı sıra düğün ve ev mobilyası gibi harcamalarla yeniden ekonomiye kazandırdığını kaydeden Çondur, bu durumun piyasada çarpan etkisi oluşturduğunu vurguladı.
Pamuk üretiminde üç bakanlığın iş birliği gerekli
Pamuk üretiminin yalnızca tarımsal faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çondur, ürünün sanayiye ham madde sağlaması, ihracat potansiyeli ve istihdam katkısı nedeniyle farklı alanları ilgilendirdiğini söyledi.
Çondur, pamuk sektörünün güçlendirilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığının yanı sıra Ticaret Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının da sorumluluk üstlenmesi ve üç bakanlık arasında eş güdüm sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Parçalı araziler üretim maliyetlerini yükseltiyor
Türkiye’nin pamuk üretiminde verimlilik açısından önemli bir konumda olmasına rağmen maliyet bakımından rakip ülkelerle rekabet etmekte zorlandığını belirten Çondur, arazilerin parçalı yapısının bu sorunda etkili olduğunu ifade etti.
Miras yoluyla bölünmelerin ve hukuki anlaşmazlıkların tarım arazilerinin bütünlüğünü bozduğuna dikkat çeken Çondur, Brezilya ile Türkiye arasındaki üretim yapısı farkını şu sözlerle anlattı:
Brezilya yaklaşık 450 üreticiyle 4 milyon ton, yani Türkiye’nin yaklaşık 13 katı pamuk üretiyor. Türkiye ise kendi üretimini 70 bin üreticiyle gerçekleştiriyor. Brezilya, arazi büyüklüğü ve ölçek ekonomisi bakımından büyük bir avantaja sahip. Türkiye’de miras yoluyla bölünmeler ve hukuki anlaşmazlıklar nedeniyle arazilerin parçalı yapıda olması maliyetleri artırıyor
Türk pamuğunun en önemli özelliği GDO’suz olması
Üretim koşullarındaki zorluklara rağmen Türk çiftçisinin önemli bir bilgi birikimine sahip olduğunu belirten Çondur, Türkiye’nin birim alan verimliliğinde ABD, Hindistan ve Çin gibi ülkeler arasında dünyada üçüncü sırada yer aldığını söyledi. Çondur, Türkiye’nin verimlilik açısından ikinci sırada gösterilebilecek bir düzeyde bulunduğunu da ifade etti.
Türk pamuğunun uluslararası pazardaki en belirgin özelliklerinden birinin GDO’suz olması olduğunu vurgulayan Çondur, bu niteliğin korunmasının ve yerli üretimin desteklenmesinin önemine işaret ederek şu ifadeleri kullandı:
Aslında ikinci sırada gösterilebilecek bir düzeyde, çok daha verimli üretim yapıyoruz. Türk pamuğunun en büyük ve en ayırt edici küresel özelliği GDO’suz olmasıdır (GMO-Free Turkish Cotton). Bu kimliğin uluslararası pazarda korunmasının ve yerli üretimin desteklenmesinin hayati önem taşıdığını bir kez daha vurguluyoruz








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol