Bianlik
Son Gelişmeler

Uzmanların Görüşüne Göre Yeni Hicaz Demir Yolu Bölgesel Güç ve Lojistik Koridoru Olarak Öne Çıkıyor

Ümran Kumcuoğlu•5 dk okuma•30
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminde inşa edilen ve yeniden hayata geçirileceği duyurulan Yeni Hicaz Demir Yolu projesi, uzmanlarca alternatif bir bölgesel güç ve lojistik koridorunun gelişimi için fırsat olarak değerlendiriliyor.

Uzmanların Görüşüne Göre Yeni Hicaz Demir Yolu Bölgesel Güç ve Lojistik Koridoru Olarak Öne Çıkıyor

Uzmanlar, AA muhabirine, Sultan II. Abdülhamid Han döneminde inşa edilen ve Şam'dan Medine'ye kadar tamamlanabilen tarihi Hicaz Demir Yolu'nun yeniden inşasını değerlendirdi.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, proje hakkında yaptığı açıklamalarda, Şam ile Ürdün arasındaki bölümün koruma altına alınarak kültür ve turizm yolu olarak hizmet vereceğini, ayrıca modern bir Hicaz Demir Yolu'nun inşa edileceğini belirtti.

Türkiye, Suriye ve Ürdün Ulaştırma Bakanlıkları arasında imzalanan mutabakat zaptı ile bu proje için ilk adım atıldı. Türkiye'deki mevcut demir yolu ağının Suriye'nin Halep kentine kadar uzatılması ve Suriye tarafında eksik kalan 30 kilometrelik hattın tamamlanması planlanıyor.

Bakan Uraloğlu, modern standartlara uygun inşa edilecek yeni demir yolu hattının Suudi Arabistan ve Umman'a kadar uzatılmasının planlandığını, Ürdün'ün Akabe Limanı'nı da içine alan bu ağın, kuzeyden gelen yükleri Kızıldeniz ve ötesine taşıyacak bir köprü işlevi göreceğini ifade etti.

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi, ORDAF Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, II. Abdülhamid'in en büyük projelerinden biri olan Hicaz Demir Yolu'nun inşa edilmesinin üç ana sebebi olduğunu belirtti.

Kurşun, "Birincisi dini sebeptir. Hacca gidecek Müslümanların Medine'ye ulaşımını kolaylaştırmaktır." dedi.

Demir yolu hattının Mekke'ye kadar uzatılmasının planlandığını ancak bu hedefin gerçekleştirilemediğini belirten Kurşun, Kudüs'e ulaşımı kolaylaştırmanın ve kutsal coğrafyaları demir yolu ağıyla bağlamanın amaçlandığını kaydetti.

Projenin ikinci hedefinin siyasi olduğunu belirten Kurşun, "Sultan Abdülhamid, hilafet ve İslam birliği politikalarını bu yolla tanıtmak istiyordu." dedi.

Kurşun, Hicaz Demir Yolu projesinin İstanbul'a kadar uzanmasının planlandığını ve bu yolla idari mekanizmanın hızlandırılmasının amaçlandığını dile getirdi.

Demir yolu projesinin üçüncü hedefinin ise bölgesel kalkınma olduğunu vurgulayan Kurşun, bu sayede geniş bir alana ürün taşınabildiğini belirtti.

"Demir yolu sayesinde bölgesel kalkınma sağlanması hedefleniyordu. İstatistikler, yolcu ve mal nakliyatında istenen sonuçların alındığını gösteriyor."

ORDAF Başkanı Kurşun, "Proje tamamlanıp hayata geçirildiğinde, küresel baskılara karşı dirençli ve bölgesel işbirliğini temel alan alternatif bir güç merkezi oluşabilir." dedi.

Projenin sadece nostaljik bir tatmin sağlamayacağını vurgulayan Kurşun, projenin dünya ticaret güzergahına yeni bir alternatif getireceğini belirtti.

"Projenin Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'na ulaşması uluslararası rekabetleri önleme potansiyeline sahiptir. Bölgesel ve küresel barışa katkı sağlayabilir."

AYBÜ Öğretim Üyesi Dr. Kenan Aslanlı, ABD ve İsrail ittifakının İran'a karşı saldırılar düzenlediğini ve bunun Körfez ülkeleri için risk oluşturduğunu hatırlattı.

Aslanlı, bu süreci öngören Türkiye'nin 2025'ten itibaren yeni bir koridor inşası için çalışmalara başladığını belirtti.

"Bu koridorun önemli ayağı, Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan rotasında tarihi Hicaz Demir Yolu'nun yeniden yapılmasıdır."

Aslanlı, demir yolu hattının Umman Körfezi kıyısındaki Sahar Limanı'na kadar uzatılmasının öngörüldüğünü söyledi.

"Katar, BAE, Kuveyt, Yemen ve Lübnan ile de bağlantıların kurulması düşünülmektedir." dedi.

Projenin hayata geçirilmesi sürecinde en önemli meselenin Suriye-Ürdün hattındaki demir yolu bağlantısının onarılması olduğunu aktardı.

"Modern ve genişletilmiş Hicaz Demir Yolu projesinin önündeki en önemli mesele Suriye-Ürdün hattındaki demir yolu bağlantısının onarılmasıdır."

Şam'dan Ürdün'e kadar farklı standartlarla yapılmış hattın Türkiye'nin desteğiyle yeniden yapımı gündemdedir.

Aslanlı, hattın diğer uluslararası ticaret güzergahlarıyla entegrasyon potansiyeline dikkat çekerek Irak ile bağlantının kara yoluyla mümkün olacağını belirtti.

Aslanlı, yeni Hicaz Demir Yolu projesinin Kuşak ve Yol Projesi ile entegre edilmesi halinde Türkiye ve Suriye üzerinden ticaret rotalarının entegre edileceğini ifade etti.

Aslanlı, "Modern Hicaz Demir Yolu projesinin stratejik önemi, Körfez ülkelerinin ithalat ve ihracatı için alternatif güzergah olarak ortaya çıkmasıdır." dedi.

Farklı koridorların entegrasyonunun taşımacılıkta maliyetleri düşürme ve mal hacmini artırma etkisine dikkat çekildi.

Osmanlı Padişahı II. Abdülhamid Han döneminin önemli projelerinden biri olan Hicaz Demir Yolu, 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine güzergahında inşa edildi.

Demir yolunun yapımına 1 Eylül 1900'de Şam ile Der'a arasında başlandı ve Medine'ye ulaştı.

Ana istasyonları Şam, Der'a, Katrana ve Maan olan hat, askeri, ekonomik ve toplumsal etkiler doğurdu.

1910'da 198 bin 448, 1913'te 232 bin 563 yolcuyla ve 112 bin ton ticari eşya taşındı.

1900-1908 yıllarında yapılan Hicaz Demir Yolu, yan yollarla birlikte 2 bin 241 kilometre olarak inşa edildi.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Uzmanların Görüşüne Göre Yeni Hicaz Demir Yolu Bölgesel Güç ve Lojistik Koridoru Olarak Öne Çıkıyor
Uzmanların Görüşüne Göre Yeni Hicaz Demir Yolu Bölgesel Güç ve Lojistik Koridoru Olarak Öne Çıkıyor