Bianlik
Son Gelişmeler

Netanyahu'nun Geçişine İzin Veren Ülkeler UCM Yükümlülükleriyle Karşı Karşıya

Şahnur Erbulak5 dk okuma20
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun uçağı, UCM tutuklama kararına rağmen Yunanistan, İtalya ve Fransa'nın hava sahalarını kullanımına devam ediyor. Bu durum, bu ülkelerin UCM'ye karşı sorumluluklarını tartışmaya açtı.

Netanyahu'nun Geçişine İzin Veren Ülkeler UCM Yükümlülükleriyle Karşı Karşıya

Medeniyet Üniversitesi Milletlerarası Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Abdurrahman Erol, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD'ye giderken Avrupa hava sahalarını kullanması konusunda değerlendirmelerde bulundu. Erol, bu durumu Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) kurucu belgesi olan Roma Statüsü ve Mahkeme'nin kararları çerçevesinde ele aldı.

Erol, Netanyahu'ya verilen geçiş izninin ‘diplomatik gereklilik’ nedeniyle tanınmasının, bu devletlerin Roma Statüsü'nü ihlal etmediği anlamına gelmeyeceğini belirtti.

Erol, Mahkeme'nin Moğolistan, İtalya ve Macaristan aleyhine verdiği kararların, taraf devletlerin böyle bir muafiyet öne sürmelerinin hukuki bir geçerliliği olmadığını ortaya koyduğunu vurguladı. Erol, bu kararların 'diplomatik gereklilik ya da devlet başkanlığı dokunulmazlığının' ihlali haklı kılmayacağını ifade etti.

UCM, 21 Kasım 2024'te Gazze Şeridi'nde işlenen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar gerekçesiyle Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkarmıştı.

O tarihten itibaren Netanyahu'nun ABD seyahatlerinde kullandığı uçaklar, Roma Statüsü’ne taraf olan Avrupa ülkelerinin hava sahalarından defalarca geçti.

Eylül 2025'te BM Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'a giderken Yunanistan ve İtalya hava sahasını kullanan ancak Fransa'ya uğramayan Netanyahu'nun uçağı, 28 Aralık 2025 ve bu yılın şubat ayında tekrar ABD'ye giderken üç ülkenin de hava sahasından geçti.

AB Komisyonu Dış İlişkiler Sözcüsü Anouar el Anouni, AA muhabirine yaptığı açıklamada, AB'nin UCM'yi ve Roma Statüsü'nün ilkelerini desteklediğini yineleyerek taraf devletlere Mahkeme ile tam işbirliği yapma çağrısında bulundu.

Dr. Erol, Roma Statüsü'nün 86. maddesinin, taraf devletlere Mahkeme'ye kapsam dahilindeki suçların soruşturulması ve kovuşturulmasında tam işbirliği yapma yükümlülüğü verdiğini belirtti. Erol, Statü'nün 88. maddesine göre de, taraf devletlerin geçici tutuklama dahil olmak üzere Statü'de öngörülen tüm işbirliği biçimleri için iç hukuklarını Mahkeme'nin emir ve taleplerini yerine getirmeye uygun hale getirmekle yükümlü olduklarını vurguladı.

Erol, Statü'nün 89. maddesinin, taraf devletlerin ulusal hukuklarına uygun olarak tutuklama ve teslim taleplerini yerine getirmesini öngördüğünü belirtti. Üç maddenin, taraf devletlerin UCM tutuklama kararlarını uygulamasının bir tercih değil, bağlayıcı bir yükümlülük olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.

Macaristan'ın Netanyahu’yu 3-6 Nisan 2025 tarihlerinde tutuklamayarak yükümlülüklerini yerine getirmediğine dair UCM Ön Dava Dairesinin 24 Temmuz 2025 tarihli kararını hatırlatan Erol, taraf devletlerin Mahkeme ile iyi niyetle ve Statü'nün amaçlarına uygun şekilde tam işbirliği yapmasının gerektiğini yineledi.

Erol, Daire'nin Macaristan kararının, Statü'nün 98/1. maddesinin, taraf devletlere bir talebin uygulanabilir görüldüğü her durumda tek taraflı işbirliğini askıya alma hakkı tanımadığı yönünde olduğunu belirtti. Erol, devlet başkanlığı dokunulmazlığının UCM önünde bir savunma aracı olarak kullanılamayacağını, şüphelinin devlet başkanı sıfatına sahip olmasının tutuklama ve teslim işlemi yapmamak için geçerli bir gerekçe oluşturmayacağını ifade etti.

Dr. Erol, Statü'nün 87/7. maddesine göre, bir taraf devletin Mahkeme'nin işbirliği talebine aykırı davranması ve bunun Mahkeme'nin işlevlerini engellemesi durumunda, Mahkeme’nin bunu Taraf Devletler Meclisi'ne (ASP) bildirebileceğini söyledi.

Erol, UCM'nin Macaristan'ın yanı sıra 24 Ekim 2025 tarihli kararla Moğolistan'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i tutuklama talebine aykırı davrandığına hükmettiğini ve konuyu ASP'ye havale ettiğini belirtti.

17 Ekim 2025'te UCM Ön Dava Dairesinin İtalya'nın Osama Necim hakkındaki tutuklama emrini yerine getirmediği için yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair kararı hatırlatan Erol, 26 Ocak 2026'da İtalya’nın tutuklama emrini yerine getirmemesi nedeniyle ASP’ye havale edildiğini söyledi.

Erol, Macaristan, Moğolistan ve İtalya’nın örneklerini vererek, UCM'nin tutuklama emirlerine uymayan taraf devletlere karşı hem uyumsuzluk tespiti hem de ASP’ye havale mekanizmasını uyguladığını gösterdiğini ifade etti.

Macaristan kararında bir uyumsuzluk tespitinin otomatik olarak ASP'ye havaleyle sonuçlanmadığını belirten Erol, hakimlerin bu konuda takdir yetkisi olduğunun altını çizdi. Erol, Eylül ve Aralık 2025'te Netanyahu'nun Avrupa hava sahasını kullandığı durumlarda Mahkeme'nin durumu ASP'ye iletmediğini ifade etti.

Erol, Yunanistan, İtalya ve Fransa'nın 'uçak sadece geçti, inmedi' savunmasının havacılık hukuku bakımından dayanaksız olduğunu belirterek, uluslararası hukukta devlet uçaklarının statüsünü kapsayan tek bir belge olmadığını ifade etti.

Chicago Sözleşmesi’nin bu kuralı teyit ettiğini ve sivil hava araçlarına belirli ayrıcalıklar tanıdığını anlatan Erol, devlet uçaklarının diplomatik seyahatlerini düzenleyen kapsamlı bir sözleşme olmadığını ve Chicago Sözleşmesi'nin devlet uçaklarının transit geçişlerinde referans alındığını söyledi.

Erol, Netanyahu'nun uçağının Yunanistan, İtalya ve Fransa'nın hava sahasını önceden izin almaksızın kullanamayacağını belirtti. Erol, Macaristan, Moğolistan ve İtalya'nın başına gelenlerin Yunanistan, İtalya ve Fransa'yı da bekleyen bir olasılık olduğunu ifade etti.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Netanyahu'nun Geçişine İzin Veren Ülkeler UCM Yükümlülükleriyle Karşı Karşıya
Netanyahu'nun Geçişine İzin Veren Ülkeler UCM Yükümlülükleriyle Karşı Karşıya