Bianlik
Son Gelişmeler

AB'nin Kıbrıs Sürecine Müdahale Çabaları Devam Ediyor

Muzaffer Mermer5 dk okuma22
Kaynak: Anadolu Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in Kıbrıs sorununu çözme çabası artarken, AB de sürece dahil olma gayretinde. Ancak, Birliğin bu konuda gerekli niteliklere sahip olmadığı gözlemleniyor.

AB'nin Kıbrıs Sürecine Müdahale Çabaları Devam Ediyor

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, 27-29 Temmuz tarihlerinde Kıbrıs'a yapacağı ziyaretle bu konuda artan diplomatik hareketliliği gözler önüne seriyor. Avrupa Birliği de bu süreçte etkin rol almaya çalışıyor.

Resmi olarak Kıbrıs konusunda bir rolü olmasa da, Avrupa Birliği'nin bu meselede müdahil olma çabası dikkat çekiyor. Bu amaçla, 2025 yılında ilk Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak Johannes Hahn'ı atadı.

Son dönemde yaşanan gelişmeler, Avrupa Birliği'nin bu niyetini sürdürdüğünü gösteriyor.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, 13 Temmuz'da BM Genel Sekreteri Guterres ile yaptığı telefon görüşmesi sonrasında, Kıbrıs'ta çözüm sürecine yeni bir ivme kazandırıldığını belirtti.

Von der Leyen, yeni bir AB Kıbrıs Özel Temsilcisi atanacağını duyurdu. Ardından, Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto'nun bu göreve getirildiği açıklandı.

AB Komisyonu, bu atama hakkında Türk tarafının görüşü alınmadığı ve 2004 Annan Planı sonrasında Kıbrıs Türklerine verilen sözlerin yerine getirilmediği eleştirileri karşısında, "Fitto'nun tüm paydaşlarla temas kurarak müzakerelerin yeniden başlaması için zemin hazırlayacağı" yanıtını verdi.

Kıbrıs'taki her iki toplumun da sürece dahil edileceği ifade edildi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, 21 Temmuz'da BM'nin Kıbrıs Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar ile telefon görüşmesi yaparak, AB'nin BM'nin çabalarına desteğinin süreceğini söyledi.

Cuellar, 22 Temmuz'da Brüksel'de AB Komisyonu Başkanı von der Leyen ve yeni Kıbrıs Özel Temsilcisi Fitto ile bir araya geldi.

Von der Leyen, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Cuellar'ın BM çerçevesindeki çabalarını memnuniyetle karşıladığını ve AB'nin bu sürece katkıda bulunmaya devam edeceğini ifade etti.

AB'nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye yaparak tarafsızlığını yitirdiği belirtiliyor. Uluslararası uyuşmazlıklarda tarafsızlık, tarafların rızası ve yetki gibi unsurlar önem taşırken, AB'nin bu niteliklere sahip olmadığı öne çıkıyor.

AB'nin Kıbrıs konusunda tarafsız olmamasının en büyük sebeplerinden biri, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Birlik üyesi olmasıdır.

Güney Kıbrıs, 4 Temmuz 1990'da Avrupa Topluluğuna tam üyelik için başvurdu.

Kıbrıs Türk tarafı, bu başvurunun hukuka aykırı olduğunu belirtse de, AB Komisyonu 1993'te başvurunun uygun olduğunu bildirdi.

1960 Anlaşmalarına göre, Kıbrıs'ın Türkiye ve Yunanistan'ın birlikte üye olmadığı bir birliğe katılamayacağına rağmen, AB 1993'te Rum yönetiminin başvurusunu kabul etti.

AB ile Kıbrıs arasında üyelik müzakereleri 30 Mart 1998'de başladı.

Müzakereler sonucunda, Kopenhag kriterlerini karşılamayan Rum yönetimi, 1 Mayıs 2004'te AB'ye üye oldu.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin sorunu çözülmeden üye olmasıyla AB de soruna taraf oldu.

GKRY, AB içinde veto yetkisiyle Kıbrıs politikalarını etkilerken, AB de Rum tarafını destekler hale geldi.

AB'nin Kıbrıs Türkler nezdinde güven kaybettiği ve verdiği sözleri tutmadığı belirtiliyor.

2004'te Annan Planı sırasında AB, plan lehine oy verenleri ödüllendireceğini açıklamıştı.

Rumların planı reddetmesine rağmen AB üyeliği sağlandı.

Kıbrıslı Türklerin "evet" demesi üzerine izolasyonun kaldırılacağına dair sözler verilmişti.

Bu çerçevede AB, Yeşil Hat ve Mali Yardım Tüzüğü'nü uygulamaya koyarken, Rum vetosu nedeniyle Doğrudan Ticaret Tüzüğü uygulanamadı.

AB kurumları, Rum tarafının sözcülüğünü yaptı.

AB Komisyonu, KKTC'yi yok sayarak temsilci atadı.

KKTC Dışişleri Bakanlığı, AB temsilcisinin resmi bir statüye sahip olmadığını, Kıbrıs Türk halkının haklarını hiçe sayan bir kurumun eşit diyalog yürütemeyeceğini söyledi. AB'ye, Ada'nın gerçeklerini görme çağrısında bulundu.

Kıbrıs konusunda yetki ve çıkar çatışması zemininde, BM'nin çabaları öne çıkmakta.

AB'nin özel yetki ve rolü bulunmuyor.

AB, Yunanistan ve GKRY'yi üye olarak barındırdığı için Kıbrıs bağlamında çıkar çatışması yaşıyor.

AB'nin çıkar çatışması, rol alma şansını azaltıyor.

AB, BM'nin çabalarına destek verirken, 2 üyenin engellemeleri nedeniyle Kıbrıs Türkleri üzerindeki izolasyonu kaldıramıyor.

AB, Kıbrıs Türklerini dışlayarak GKRY'nin güdümünde kararlar alınmasına izin veriyor.

AB'nin tarafsız bir aktör olarak görülmemesi, geçmiş kararları ve yapısı nedeniyle mümkün olmuyor.

GKRY üyeliğiyle çıkan çıkar çatışması, Annan Planı sonrası sözlerin tutulmaması ve uluslararası yetki eksikliği AB'nin Kıbrıs'ta rol almasına engel oluyor.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

AB'nin Kıbrıs Sürecine Müdahale Çabaları Devam Ediyor