Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek'in de aralarında bulunduğu davada sanık sayısı arttı. Daha önce 41 sanık hakkında açılan davaya, ek iddianameyle 9 kişi daha dahil edildi. Böylece dosyadaki sanık sayısı 50'ye çıktı. Davanın 5'inci duruşmasında sanıkların savunmaları dinlenirken, iş insanlarının para ve taşınmaz taleplerine ilişkin açıklamaları dikkat çekti.

Mahkemenin suç duyurusuyla ek iddianame hazırlandı
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, 5 Temmuz 2025'te tutuklanan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek ve aralarında eski İl Emniyet Müdürü İlker A.'nın da bulunduğu toplam 41 sanık hakkında 702 sayfalık iddianame hazırlanmıştı.
İddianamede; icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme, nüfuz ticareti, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması, nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlamalarına yer verilmişti. İlk aşamada 26 eylem hakkında hukuki değerlendirme yapılmış, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin iddianameyi kabul etmesiyle kamu davası açılmıştı.

Davanın 8 Mayıs 2026'da görülen ikinci duruşmasında mahkeme, daha önce suçtan zarar gören sıfatıyla dinlenen bazı kişiler hakkında rüşvet suçunun oluşup oluşmadığının araştırılması için savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Bu başvurunun ardından yürütülen soruşturmada 10 kişi hakkında iddianame düzenlendi.
Hazırlanan ek iddianamede şüpheli savunmaları, tanık ve müşteki beyanları, bilirkişi raporları, belediye belgeleri, banka kayıtları ve MASAK verileri delil olarak gösterildi. Bazı kişiler hakkındaki soruşturma evrakının ayrılarak başka bir dosyayla birleştirildiği, bazıları hakkında daha önce verilen ek kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının ise kaldırıldığı belirtildi.
Yusuf Y.: 8,5 milyon TL'yi vermek zorunda kaldım
Ek iddianameyle sanık sıfatı kazanan iş insanı Yusuf Y., duruşmada yaptığı savunmada Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek'e yönelik para ödemelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasına karar verilen Yusuf Y., aylık gelirinin 500 bin TL olduğunu belirterek, 8,5 milyon TL'lik ödemeyi kendi isteğiyle yapmadığını söyledi.
Yusuf Y., savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"1 Haziran'da İstanbul'da tutuklandım. Bir ay sonra tahliye edildikten sonra Antalya'ya geldim. Antalya'da savcılığa başvurdum ve ifade verdim. Söz konusu suçların ortaya çıkması konusunda ilk ifade veren kişiyim. 8,5 milyon TL'lik ödemeyi gönüllü olarak, bağış olarak vermedim. Vermek zorunda kaldığım için verdim. Çünkü ticaret yapıyorum. 115 milyon TL param içeride kaldı. O parayı alabilmek için bu parayı vermek zorunda kaldım. Gökhan Böcek'in talebi doğrultusunda parayı verdim. Gökhan Böcek 25 milyon TL istedi, 8,5 milyon TL'de anlaştık. Parayı vermesem paramı alamayacaktım" dedi.
Gökhan Böcek'e verdiğini belirttiği 30 milyon TL hakkında da konuşan Yusuf Y., bu ödemenin herhangi bir iş karşılığında yapılmadığını ifade etti. Yusuf Y., söz konusu paranın Gökhan Böcek'in özel hayatına ilişkin gerekçelerle talep edildiğini belirterek, "30 milyon TL'yi herhangi bir şey karşılığında vermedim. Gökhan Böcek, ayrıldığı eşine daire alacağını ve diğer eşiyle evlenmek zorunda olduğunu, çünkü çocuk sahibi olmak üzere olduğunu ifade ederek benden para istedi. Bu sebeple 30 milyon TL para verdim. Hâlâ o paramın da geri dönüşü olmadı. Bu taleplere mecburiyet doğrultusunda olumlu dönüş yapmak zorunda kaldım" ifadelerini kullandı.
İskân karşılığında daire istendiği iddiası
Duruşmada, Konyaaltı'ndaki bir inşaat projesinin iskân sürecine ilişkin iddialar da gündeme geldi. Projenin ortaklarından Hakan I., Muhittin Böcek'in Konyaaltı Belediye Başkanlığı döneminde kendilerinden bir dairenin verilmesinin istendiğini öne sürdü.
Aylık gelirinin 300 bin TL olduğunu belirten Hakan I., iskân başvurularının ardından bekletildiklerini ve görüşmelerin genellikle Tuncay S. üzerinden yürütüldüğünü söyledi.
Hakan I., savunmasında şu ifadeleri kullandı:
"Mahkeme huzuruna yazılı olarak verdiğim beyanımızı aynı şekilde kabul ediyorum. Sorarsanız da başka ekleyeceğim bir şey yok. Bu kapsamda biz projeye başladık. İskân aşamasına geldiğimizde gerekli başvuruları yaptık. Bizi beklettiler. Bu süre zarfında Tuncay S. ile görüştük. Genelde görüşmeler Tuncay bey ile yapılırdı. Bize, yaptığımız projeden bir dairenin Muhittin Böcek'e verilmesi gerektiğini söylediler. O zaman bize, 'olmazsa olmaz' dediler. Mecburiyetten, zorla bizden bu daireyi aldılar. İskân ile dairenin verilmesi arasındaki ilişkiyi de yazılı olarak belirttik. 2016 Haziran ayında iskân için başvuru yaptığımızı hatırlıyorum. O dönem bütün evraklarımız tamamlanmıştı. Ancak iskânımızı 2017 Şubat ayında alabildik. Dairenin verilmesi sayesinde bize iskânın verildiğini onlar da biz de biliyoruz" dedi.
Aynı projenin diğer ortağı Mehmet Akif K. de daha önce suçtan zarar gören sıfatıyla ifade verdiğini belirtti. Haziran 2016'da iskân başvurusu yaptıklarını ve bir süre bekletildiklerini anlatan Mehmet Akif K., kasım ayında kendilerinden daire istendiğini söyledi.
Mehmet Akif K., hak sahipleriyle ilgili yasal süre konusunda sıkıntı yaşamamak için daireyi İsmail E.'ye verdiklerini belirterek, "O dairenin Muhittin Böcek tarafından alındığını biliyorduk" diye konuştu.
Sezgin K.: 6 dükkân talep edildi, 5 dükkân verildi
Duruşmada savunma yapan bir diğer isim Sezgin K. oldu. Daha önce suçtan zarar gören sıfatıyla ifade veren ve ek iddianameyle hakkında rüşvet verme ile suçtan elde edilen mal varlığını aklama suçlarından cezalandırılması talep edilen Sezgin K., Güneş Mahallesi'ndeki kentsel dönüşüm projesine ilişkin iddiaları anlattı.
Aylık gelirinin 3,5 milyon TL olduğunu belirten Sezgin K., dönemin belediye başkan yardımcısı Serkan T.'nin kendisinden 6 dükkân istediğini, ancak 5 dükkân verdiklerini öne sürdü.
Sezgin K., "Güneş Mahallesi'nde yapılan kentsel dönüşüm projesinde oldu bahsi geçen olay. Yeri ihaleye çıkardılar. Ben risk aldım ve ihaleye girdim. Daha sonra o dönem başkan yardımcısı olan Serkan T. benden 6 dükkân talep etti. Kendisine 5 dükkân verdik. Daha önce verdiğim ifadeleri aynen tekrarlıyorum. Değişen bir şey yok. Kentsel dönüşüm projesini aldığımda hakedişim oluştu. 8 bin sayfalık hakediş dosyam var. İşimi süresinden önce teslim ettim. Takdir almam gerekirken şu anda mahkemede ifade veriyorum. Tüm Antalya nasıl iş yaptığımı bilir. İsmail E.'ye dükkân ya da daire vermedim" dedi.
İbrahim T. suçlamaları reddetti
Hakkında ek iddianameyle cezalandırılması talep edilen İbrahim T. ise suçlamaları kabul etmedi. Aylık gelirinin yaklaşık 275 bin TL olduğunu belirten ve 20 yıldır Antalya'da inşaat sektöründe faaliyet gösterdiğini söyleyen İbrahim T., Tuncay K. isimli kişinin kendisine iftira attığını savundu.
İbrahim T., "20 yıldır Antalya'da inşaat yapan birisiyim. Altıntaş'ta 3 tane projem var. Üzerime iftira atan Tuncay K. isimli şahsı çok önceden tanırım. Tuncay K. ile makamı dolayısıyla hiçbir yerde görüşmem de karşılaşmam da olmadı. Suçlamaları kabul etmiyorum. Antalya'da 3 tane projem var. Aramızda onların ifade ettiği gibi bir para alışverişi asla olmadı. Zaten sürecin sonunda iskânlarımı alamadım. Biraz önce aradayken Tuncay bey yanıma geldi ve ağlayarak benden helallik istedi. 'Hiçbir suçunuz yok' dedi. Bunu da belirtmek isterim" ifadelerini kullandı.
Bir sanık hakkında yakalama kararı çıkarıldı
Duruşmada mahkeme heyeti, mazeret bildiren Serkan T.'nin savunmasının bir sonraki celsede alınmasına karar verdi. Hakkında zorla getirilme emri bulunmasına rağmen duruşmaya katılmayan Demir D. hakkında yakalama emri çıkarıldı.
Duruşmaya katılmayan Mehmet Salih A. ve Muvakkaf E. hakkında ise yeniden zorla getirilme kararı verildi. Mahkeme, bu kararların sanıkların adreslerinde bizzat uygulanarak duruşmaya getirilmelerinin sağlanması için talimat verdi.
Tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek'in de katıldığı duruşmada, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de hazır bulundu. Mahkeme heyeti, davanın bir sonraki duruşmasının ilerleyen günlerde yapılmasına karar verdi.








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol