Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tutar liderliğindeki bilimsel araştırma projesi, binaların iç mekanlarında karşılaşılan ciddi ısı sorunlarına alternatif bir çözüm öneriyor. Projenin temel hedefi, binalarda biriken aşırı ısının dış sokaklara aktarılması yerine, bu ısının yeraltı sistemine kanalize edilmesini sağlayan özel bir mekanizma tasarlamak. Bu yaklaşım sayesinde, bina kullanıcılarının yaşam alanlarındaki konfor düzeyini artırmayı ve hızla büyüyen şehirlerde gözlemlenen kentsel ısı adası etkisini hafifletmeyi amaçlıyor.
Yaz mevsiminin etkisiyle ülke genelinde sıcaklık değerleri rekor seviyelere ulaşıyor. Bu durumun doğal bir sonucu olarak, ev ve iş yerlerinde klimaların kullanımı zorunlu hale geliyor. Mevcut klimalar binaları serinletse de, dışarıya sıcak hava yaydıkları için şehirlerdeki genel sıcaklık artış hızı yükseliyor. Bu durum sadece enerji tüketimini artırmıyor; aynı zamanda şehir yaşamının genel olarak hissedilen sıcaklığını da yükseltiyor.
Bu zorlu koşullar altında, Yaşar Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Tutar koordinasyonunda ilerleyen araştırma, binalardaki aşırı ısının yönetimine odaklanıyor. Projenin ana hedefi, ısıyı sokaklara yönlendirmek yerine yeraltı sistemine aktararak iki temel fayda sağlamaktır: bina içi yaşam kalitesini yükseltmek ve kentlerdeki ısı yoğunluğunu düşürmek.
Bu önemli çalışmanın yürütülmesinde Prof. Dr. Mustafa Tutar sorumluluk alıyor. Araştırmacı kadrosunda Enerji Yönetimi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, Dr. Öğretim Üyesi Aslı Tiktaş ve Yağız Ali İlmi Güçlü yer alıyor. Proje, "Helisel Sondaj Kuyusu Isı Değiştiricileri" adını verdikleri sistemin en uygun tasarımını oluşturarak somut bir çözüm sunmayı amaçlıyor.
Araştırmacılar, geliştirdikleri bu sistemin, yeraltının yıl boyunca sabit kalan doğal serinliğini kullanarak binaları etkili bir şekilde soğuttuğunu ve bu süreçte dış çevreye herhangi bir sıcak hava yayılımı yapmadığını belirttiler. Sistem, doğanın işleyişinden ilham alınarak şekillendi. Yaz döneminde binalar içinde biriken aşırı ısı, sarmal yapıdaki özel borular aracılığıyla toprağın derinliklerine aktarılıyor. Bu mekanizma sayesinde yaşam alanlarında doğal ve ferahlatıcı bir serinlik sağlanırken, sokak seviyesinde ek bir ısı yayılımı engelleniyor.
Sistemin tasarım aşamasında yapay zeka teknolojileri kritik bir rol üstleniyor. Bu sistem, "Derin Öğrenme" adı verilen gelişmiş yapay zeka algoritmalarını devreye sokuyor. Toprağın fiziksel yapısından boruların kıvrımlarına kadar olan pek çok detayı saniyeler içinde analiz ediyor. Bu detaylı inceleme sayesinde, en düşük enerji harcaması ile en yüksek soğutma verimini sağlayacak "kusursuz tasarım" tespit ediliyor. Bu yapay zeka destekli teknoloji, geleneksel deneme yanılma süreçlerini ortadan kaldırıyor ve aşırı sıcaklara karşı hem ekonomik hem de ekolojik açıdan sürdürülebilir bir çözüm yolu ortaya koyuyor.
"En yüksek performans ve en düşük maliyet" ilkesi, bu projenin temelini oluşturuyor. Yapay zeka ve derin öğrenme yöntemlerini kullanarak tasarımcılar, binlerce farklı senaryoyu çok kısa sürede inceleyebiliyor. Bu sayede, en üst düzey soğutma performansını en düşük işletme maliyetiyle garanti eden optimum sistem tasarımı önceden belirleniyor.









Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol