Bianlik
Son Gelişmeler

Porsuk Nehri Çevresindeki Yapıların Deprem Riski Hakkında Jeolojik Değerlendirme

Dr. Derin Özdoğan6 dk okuma2
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi'nden Prof. Dr. Erhan Altunel, bölgedeki jeolojik zemin koşullarının sarsıntıyı taşıma kapasitesini karşılayamaması durumunda konut yapıları hasar göreceğini belirterek, Eskişehir'deki deprem riskinin ciddiyetini vurguladı.

Porsuk Nehri Çevresindeki Yapıların Deprem Riski Hakkında Jeolojik Değerlendirme

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Altunel, Eskişehir'de deprem tehlikesinin hafife alınmaması gereken somut bir gerçek olduğunu ifade etti. Altunel, özellikle Porsuk Çayı çevresindeki jeolojik zeminin, beklenen sismik yükü taşıma gücüne sahip olmaması halinde, bölgedeki binaların zarar göreceğini dile getirdi.

Türkiye, aktif fay hatlarının üzerinde konumlanmış ve yüksek sismik risk taşıyan bir ülke olarak kabul edilir. Eskişehir, en önemli deprem kaynaklarından biri olarak gösterilen Kuzey Anadolu Fay Zonu'na yakın bir konumdadır. Bu durum, Porsuk Çayı çevresindeki yapıların alüvyon zemin yapısı nedeniyle tehlike altında olduğunu işaret etmektedir. ESOGÜ Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Altunel, bu konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, Porsuk Çayı çevresindeki zeminlerin sarsıntıyı karşılayacak yeterliliğe sahip olmaması halinde, üzerindeki yapıların hasar görme ihtimalinin yüksek olduğunu aktardı.

"Eskişehir'de deprem riski mevcut; bu, kesinlikle göz ardı edilemeyecek bir olgudur," şeklinde konuştu Prof. Dr. Erhan Altunel.

Prof. Dr. Erhan Altunel, bir bölgenin veya şehrin deprem riskini doğru bir şekilde analiz edebilmek için, o yerleşim yerinin bulunduğu alanda veya onu etkileyecek geniş bir bölge içinde aktif bir deprem kaynağının varlığını incelemek gerektiğini belirtti. Eskişehir'in, ülkemizdeki en önemli deprem kaynaklarından biri ve dünyanın en kritik aktif fay hatlarından biri olan Kuzey Anadolu Fay Zonu'na yakın konumda olduğunu vurguladı. Bu durumun en çarpıcı örneği 1999 depreminde yaşanmıştır; fay hattı üzerinde bulunmasına rağmen Eskişehir yapıları zarar gördü. Ayrıca, Eskişehir'in yakınında, hatta içinden geçen Eskişehir Fayı gibi aktif bir fay hattı da mevcuttur. Bu fayın 1956 yılında 6.4 büyüklüğünde bir deprem meydana getirmesi, onun aktifliğini ve orta büyüklükte depremler üretebilme potansiyelini kanıtlamaktadır. Bu nedenle Eskişehir'de deprem tehlikesi mevcuttur ve bu gerçeği görmezden gelmek mümkün değildir.

"Jeolojik zemin, sarsıntıyı taşıma yeteneği açısından yeterli değilse, o zeminde bulunan binalar hasar alır," diye ekledi.

Altunel, yüzeyde kırık oluşturan bir depremin jeolojik terminolojide 'büyük deprem' olarak sınıflandırıldığını ifade etti. Yüzeyde çatlak oluşturarak gerçekleşen bir deprem meydana geldiğinde, o kırık hattı üzerinde uygulanan mühendislik yapısı ne olursa olsun, hasar ve yıkım kaçınılmazdır. Bunun yanı sıra, bu kırılmalar nedeniyle zeminde güçlü ve kuvvetli yer sarsıntıları meydana gelir. Bu yer sarsıntıları, kırık hattından uzak kalan binalarda yıkıma yol açar. Bu tür bir yıkımın gerçekleşmesi için belirli jeolojik koşulların oluşması gerekir. Örneğin, Porsuk Nehri havzası veya Eskişehir Havzası gibi alanlar bu koşulların bir parçasıdır. Eğer jeolojik zemin veya bu zeminlerin özellikleri, beklenen sarsıntıyı taşıyamayacak kapasitede ise, üzerindeki yapılar hasar görmeye mahkumdur.

"Büyük bir deprem meydana geldiğinde, bu binalarda hasar oluşması kaçınılmazdır," şeklinde konuştu.

ESOGÜ Genel Jeoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Altunel, Porsuk Nehri'nin Kütahya bölgesindeki dağlardan Eskişehir'e doğru aktığını belirterek açıklamalarını sürdürdü.

"Nehir, özellikle yağışlı mevsimlerde dağlık bölgelerden ince ince tortu parçacıklarını, yani sedimenti toplar ve Porsuk Havzası'nda biriktirir. Bunun sebebi, nehrin enerjisinin burada düşmesidir. Bu süreç sonucunda, alüvyon dediğimiz ince kumlar, siltler ve küçük çakıllardan oluşan çökeller oluşur. Bu çökeller henüz taşlaşmamış oldukları için sarsıntıya dayanıksız malzemelerdir. Eğer Eskişehir'in bu alanı ortadan kaldırırsak, burada bina olmasa bile düz bir ova oluşacaktır. Porsuk Nehri güncel yatağında akmakla birlikte, geçmişte on bin veya yüz bin yıl önce farklı güzergahlardan aktı ve her aktığı noktada bu tür çökelleri meydana getirdi. Dolayısıyla, zeminin özelliklerini doğru anlamadan, bu jeolojik birimler üzerine inşaat yaparsanız, büyük bir deprem anında o yapıların hasar görmesi kaçınılmaz olur."

"Fayın tam olarak nereden geçtiği ve yüzeyde kırık oluşturup oluşturmayacağı konularının detaylı bir şekilde araştırılması gerekmektedir," dedi.

Prof. Dr. Altunel, Eskişehir'deki deprem tehlikesinin diğer illerle kıyaslandığında aşırı büyük olmadığını hatırlattı. İdarecilerin, vatandaşlarını güvende tutmak için sorumlulukları olduğunu belirtti. Bu bağlamda, ilk öncelik deprem konusuna odaklanmalı ve özellikle jeolojik olarak sorunlu zeminlerde mikrobölgeleme çalışmaları yapılmalıdır. Ayrıca, aktif bir fay hattı mevcutsa, bu fayın hangi rotalardan geçtiği ve yüzey kırığı oluşturup oluşturmadığına dair araştırmalar derhal başlatılarak hayata geçirilmelidir.

ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.
ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ (ESOGÜ) GENEL JEOLOJİ ANABİLİM DALI ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. ERHAN ALTUNEL, ESKİŞEHİR'DE DEPREM TEHLİKESİ OLDUĞUNU, BUNUN GÖZ ARDI EDİLMEZ BİR GERÇEK OLDUĞUNU BELİRTEREK, "PORSUK ÇAYI ÇEVRESİNDE JEOLOJİK ZEMİN SARSINTIYI TAŞIMAYA YETERLİ DEĞİLSE ÜZERİNDEKİ BİNALAR HASAR GÖRÜRLER" DEDİ.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Porsuk Nehri Çevresindeki Yapıların Deprem Riski Hakkında Jeolojik Değerlendirme
Porsuk Nehri Çevresindeki Yapıların Deprem Riski Hakkında Jeolojik Değerlendirme