Bianlik
Son Gelişmeler

Bel ve Boyun Fıtığı Tedavisinde Kesiksiz Yaklaşımlar Öne Çıkıyor

Dr. Derin Özdoğan3 dk okuma22
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Tıp teknolojisindeki yenilikler, bel ve boyun fıtığı tedavisinde ameliyat korkusunu azaltıyor. Medicana Sağlık Grubu’ndan Op. Dr. Seyhan Orak, her vakanın ameliyat gerektirmediğini ve ‘radyofrekans nükleoplasti’ yöntemine dikkat çekti.

Bel ve Boyun Fıtığı Tedavisinde Kesiksiz Yaklaşımlar Öne Çıkıyor

Tıp alanındaki gelişmeler, bel ve boyun fıtığı tedavisinde hastaların ameliyat endişelerini azaltıyor. Medicana Sağlık Grubu Beyin ve Sinir Cerrahisi Bölümü’nden Op. Dr. Seyhan Orak, her fıtık hastasının açık ameliyat olması gerekmediğini belirterek, ‘radyofrekans nükleoplasti’ isimli kesi gerektirmeyen yöntemi tanıttı.

Bel ve boyun fıtığı teşhisleri genellikle büyük ameliyatlar ve uzun iyileşme süreçleriyle ilişkilendirilir. Ancak modern medikal teknolojiler ve minimal invaziv cerrahi teknikler sayesinde, bu hastaların tümünün açık ameliyat olmasına gerek yoktur. Medicana International İzmir Hastanesi'nden Op. Dr. Seyhan Orak, ameliyat korkusundan dolayı tedavisini erteleyen hastalar için, dokulara zarar vermeyen bu yöntemin uygun olabileceğini belirtti. Bu yöntemin, doğru hasta seçimi yapıldığında hastaların aynı gün günlük yaşamlarına dönebilmelerini sağladığını açıkladı.

İyileşme süresinin daha kısa sürdüğü bu yöntem, hastaların sosyal yaşantılarına hızlıca entegre olmalarına olanak tanır.

Op. Dr. Orak, diski içindeki yapıyı jel içeren bir yastıkçığa benzeterek, fıtık oluştuğunda bu yapının sinire baskı yaptığını anlattı. Nükleoplasti işleminde, diskin içine yerleştirilen özel bir probla düşük ısıda radyofrekans enerjisi uygulanır. Bunun sonucunda disk hacmi azalır, diske olan basınç düşer ve sinir üzerindeki baskı hafifler. Böylece ağrıların hafifletilmesi hedeflenir. Bu yöntem, uygun hastalara uygulanabilir ve minimal invaziv bir teknik olarak tanımlanır.

Büyük kesilerin yapılmaması, kas ve kemik dokusunun korunması, daha az ağrı ve düşük enfeksiyon riskinin en büyük avantajlar arasında olduğunu belirten Op. Dr. Orak, masa başı çalışan hastaların çoğunun birkaç gün içinde işlerine dönebildiğini söyledi. İşlem genellikle lokal anestezi ve hafif sedasyon altında yapılır ve ortalama 20-30 dakika sürer. Hasta ciddi ağrılar hissetmez, sadece hafif bir baskı hissi yaşayabilir; gözlem altında bir süre bekledikten sonra yürüyerek taburcu edilebilir.

Başarı oranının yüksek olmasında en önemli etkenin doğru hasta seçimi olduğunu vurguladı.

Nükleoplasti yöntemi her hasta için uygun değildir. Op. Dr. Orak, küçük ve orta derecedeki disk fıtıklarında, diskin bütünlüğünün korunduğu durumlarda ve ilaç tedavisi ile fizik tedaviye rağmen ağrıların devam ettiği hastalarda en iyi sonuçların alındığını belirtti. Bilimsel çalışmalara göre, doğru hasta seçimi yapıldığında başarı oranı yüzde 70-90 arasında değişmektedir.

Cerrahi gerektiren durumlar ve gecikmenin riskleri hakkında da bilgi veren Op. Dr. Orak, patlamış disk fıtıkları, kas gücü kaybı, idrar veya büyük abdest kontrolünde bozulma gibi durumlarda cerrahi tedavinin öncelikli olduğunu belirtti. Hastaların ameliyat korkusu sebebiyle muayenelerini ertelememeleri gerektiğini ifade etti. Önemli olanın doğru tanı, doğru hasta seçimi ve doğru zamanda doğru tedavi olduğunu vurguladı.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Bel ve Boyun Fıtığı Tedavisinde Kesiksiz Yaklaşımlar Öne Çıkıyor