Romanya topraklarındaki Türk ve Tatar Türkü topluluklarının, 700 yılı aşkın süredir devam eden tarihî ve kültürel yolculuğu, 1812 Bükreş Anlaşması'nın imzalandığı Manuk Han'da gerçekleştirilen bir program ile yeniden gündeme geldi.
Yunus Emre Enstitüsü'nün organize ettiği bu etkinlikte, Corint Yayınevi ve Romanya Ulusal Miras Enstitüsü iş birliği yaptı. Bu ortak çabanın merkezinde, tarihçi Dr. Metin Ömer'in kaleme aldığı "Turcii i ttarii din România: o scurt istorie" (Romanya'daki Türkler ve Tatarlar: Kısa Bir Tarih) adlı eserin tanıtımı yer aldı.
Etkinlik, dün Bükreş'in tarihi mekanlarından biri olan, 1808 yılında inşa edilen Manuk Han'da gerçekleşti. Program, 1812 Bükreş Anlaşması'nın imzalandığı salonda düzenlendi. Bu önemli buluşmaya, Türkiye Cumhuriyeti Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan ve çok sayıda seçkin davetli katıldı.
Ortak bir hafızaya açılan bu etkinlik, iki kültür arasındaki bağlantıları gözler önüne serdi.
Programda konuşan Türkiye Cumhuriyeti Bükreş Büyükelçisi Özgür Kıvanç Altan, Türk ve Tatar Türkü toplumlarının Romanya'nın tarihî, sosyal ve kültürel yapısında yüzyıllardır önemli bir konuma sahip olduğunu ifade etti. Altan, Romanya'daki Türk ve Tatar bireylerinin yaşattıkları dil, gelenekler ve kültürel değerlerin, iki ülke arasındaki insani bağlara belirgin katkılar sağladığını vurguladı.
Yunus Emre Enstitüsü Romanya Koordinatörü Mustafa Yıldız ise, Romanya'daki Türk ve Tatar Türkü topluluklarının bin yılı aşkın geçmişinin, iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel bağların ayrılmaz bir bileşeni olduğunu belirtti. Yıldız, bu ortak geçmişin bilimsel yöntemlerle kayıt altına alınmasının ve yeni nesillere aktarılmasının kritik önem taşıdığını dile getirdi. Yıldız ayrıca, Yunus Emre Enstitüsü'nün ortak tarih ve kültürel mirası görünür kılma çalışmalarını desteklemeye ve Türkiye ile Romanya arasındaki ilişkileri güçlendirmeye devam edeceklerini söyledi.
Rumen akademisyenler bu etkinliğe büyük ilgi gösterdi.
Programda kitabın yazarı Dr. Metin Ömer, eserin hazırlanma sürecini ve çalışmanın tarihsel çerçevesini detaylandırdı. Ömer, Romanya'daki Türk ve Tatar topluluklarının varlığının çok katmanlı, uzun soluklu bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, eserde bu toplulukların farklı dönemlerde yaşadıkları siyasi ve sosyal değişimlerin yanı sıra, kültürel kimliklerini ve geleneklerini nasıl koruduklarını da incelediğini aktardı. Ömer, Türk ve Tatar Türkü tarihinin, Romanya'nın çok kültürlü geçmişinin temel bir parçası olduğunu ifade etti ve bu mirasın tarihsel kaynaklar ve belgeler ışığında gelecek kuşaklara aktarılmasının elzem olduğunu vurguladı. Programın panel bölümünde ise tarihçiler Prof. Dr. Silvana Rachieru, Prof. Dr. Constantin Ardeleanu ve Prof. Dr. Florin Anghel de kitap, Romanya'da Osmanlı döneminden günümüze kadar olan Türk-Rumen ilişkilerini değerlendirdi.
Corint Yayınevi tarafından yayımlanan ve Yunus Emre Enstitüsü'nün kültür ortağı olan "Romanya'daki Türkler ve Tatarlar: Kısa Bir Tarih" adlı eser, Romanya'daki Türk ve Tatar topluluklarının 700 yılı aşan tarihî ve kültürel seyrini geniş bir perspektiften ele alıyor. Kitap, bölgedeki Türk-Tatar varlığının Hunlar, Avarlar, Peçenekler, Uzlar ve Kumanlara uzanan tarihsel köklerinden başlayarak; 13. yüzyıldaki Sarı Saltuk dönemine, Osmanlı hakimiyetindeki Dobruca bölgesinden 1878 sonrasındaki göçlere ve modern döneme kadar uzanan geniş bir tarihsel süreci analiz ediyor.



Eserde ayrıca, Köstence Müftülüğü, Mecidiye Müslüman Semineri, camiler ve Ada-Kale gibi Türk ve Tatar Türkü topluluklarının ortak hafızasında merkezi bir rol oynayan kurum ve mekanlar da önemli konular arasında yer alıyor.






Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol