Türkiye'deki yumurta üretiminin yaklaşık yüzde 25'lik kısmını temsil eden Afyonkarahisar'daki üreticilerin odak noktası, hammadde akışının sorunsuz bir şekilde sağlanması. Bu bağlamda, ‘Tahıl Koridoru’nun önceki yılki gibi aksamadan çalışmaya devam etmesi büyük önem taşıyor.
Afyonkarahisar, Türkiye'deki yumurta üretiminde en büyük paya sahip şehirlerden biri olarak öne çıkıyor. Bölge, ülkenin toplam yumurta üretiminin yüzde 25'ini karşılarken, aynı zamanda Avrupa standartlarında üretim yaparak küresel yumurta piyasasında etkili bir konumda yer alıyor.
Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yumurtacılar Meslek Komitesi Üyesi Mehmet Kumartaşlı, kentteki üretimin kesintisiz devam ettiğini dile getirdi. Kumartaşlı, üreticilerin karşılaştığı temel zorluklardan birinin arz fazlası olduğunu belirtti. Ülke genelinde yaşanan kuş gribi vakası sırasında kapasite artışları normal seyrinde gerçekleşti. Bu durumun bazı bölgeleri olumlu, bazılarında ise olumsuz etkileri oldu. Bu sebeple mevcut durumda bir üretim fazlası oluştuğunu ifade eden Kumartaşlı, bu durumun önümüzdeki günlerde ihracat yoluyla sektörün bu sorunu çözmesini umduğunu söyledi.
"En kritik sorunlarımızdan biri hammadde tedarikidir," dedi Kumartaşlı.
Yumurta üreticileri olarak, Tahıl Koridoru'ndan gelebilecek olumlu gelişmeleri beklentilerini sürdürdüklerini belirten Kumartaşlı, görüşlerini şu şekilde devam ettirdi.
"Hammadde tedariki bizim için en büyük sıkıntılardan biridir. Bildiğiniz gibi, ihracata dayalı bir üretim modeli uyguladığımız için bu ihtiyacın paralelinde ithalat gereksinimi doğuyor. Özellikle arpa, buğday ve soya fasulyesi gibi ürünlerde dışa bağımlı durumdayız. Önümüzdeki günlerde, geçen yıl olduğu gibi devlet büyüklerinin desteğiyle Tahıl Koridoru'nda meydana gelecek olumlu gelişmelerin sektörü rahatlatacağına inanıyorum."
Ayrıca, Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yumurtacılara sağladığı süspansiyonlu mısır desteğinin üreticilerin nefes almasını sağladığını ekledi ve bu desteğin devamı için gerekli girişimlerin yapılmasını beklediklerini ifade etti.
"Gübre tedariki konusundaki en büyük beklentimiz biyogaz tesislerinin devreye alınmasıdır," diye konuştu.
Sektörün en önemli sorunlarından biri haline gelen gübre ve YEKDEM mekanizması konusuna değinen Kumartaşlı, gübre konusunda gerekli yapılandırmaların hızla yapılmasını talep etti. Gübrelerin atık olarak değerlendirildiği ve ilk çıktığı haliyle tarlalarda kullanılamadığı vurgulandı. Bu durumu aşmanın tek yolunun biyogaz tesisleri olduğunu dile getirdi. Ancak bu tesislerin Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) kapsamında olması, destekli elektrik alım fiyatlarının düşmesi nedeniyle YEKDEM dışındaki firmaların kapanmasına veya kapasitelerinin düşürülmesine yol açarak açıkta kalan gübre miktarını artırdığını belirtti. Kumartaşlı, bu konunun çözümü için gerekli desteğin sağlanmasını beklediklerini sözlerine ekledi."








Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol