Bianlik
Son Gelişmeler

Yüksek Ateş ve Şişmiş Lenf Bezleri Veba Belirtileri Olabilir

Dr. Derin Özdoğan•3 dk okuma•5
Kaynak: İhlas Haber Ajansı
Bianlik haberlerini Google News üzerinde takip etmek için tıklayın!
Haberin Özeti

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden Uzman Dr. Müberra Hraloğlu, geçmişte büyük salgınlara neden olan vebanın tamamen sona ermediğini ifade etti. Ani başlayan yüksek ateş, titreme, şiddetli halsizlik ve ağrılı lenf bezlerinin varlığının ciddiyetle değerlendirilmesi gerektiğini, bu durumların komplikasyonları önlemede kritik rol oynadığını belirtti.

Yüksek Ateş ve Şişmiş Lenf Bezleri Veba Belirtileri Olabilir

Biruni Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Müberra Hraloğlu, geçmişte geniş çaplı salgınlara yol açan vebanın günümüzde tamamen ortadan kalkmış bir hastalık olmadığını söyledi. Uzman Hraloğlu, özellikle ani bir şekilde yükselen ateş, titreme, belirgin bir güçsüzlük hissi ve ağrılı şişmiş lenf bezlerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu belirtilerin olası komplikasyonların engellenmesinde büyük önem taşıdığını dile getirdi.

Dr. Müberra Hraloğlu, vebanın, "Yersinia pestis" bakterisinin neden olduğu zoonotik bir enfeksiyon hastalığı olduğunu açıkladı. Bu hastalığın yayılımında, kemirgenler ve bu kemirgenlerin üzerinde yaşamını sürdüren pireler arasındaki ilişki belirleyici rol oynamaktadır.

Hraloğlu, veba enfeksiyonunun en yaygın biçiminin bubonik veba olduğunu ifade etti.

Uzman, veba bulaşma mekanizmasını detaylandırırken, enfekte pirelerin insanlara ısırması, enfekte hayvanlarla veya hayvan dokularıyla doğrudan temas ve bazı durumlarda enfekte solunum yolu salgılarının solunması yoluyla insanlara geçebileceğini belirtti. Bu klinik tablonun en sık görülen hali bubonik vebadır. Bu durumda hastaların ani başlayan yüksek ateş, titreme, baş ağrısı, belirgin halsizlik ve kas ağrıları gibi belirtiler sergilemesi beklenir.

Bubonik vebada lenf bezlerinin belirgin şekilde etkilenebileceğine dikkat çeken Hraloğlu, enfeksiyonun en belirgin göstergelerinden birini işaret etti. Özellikle kasık, koltuk altı veya boyun bölgesindeki lenf bezlerinde ağrılı ve belirgin şişlikler gelişebilir. Bu şişmiş lenf düğümlerine tıbbi terminolojide ‘bubo’ adı verilir. Yüksek ateşin bu tür ağrılı lenf bezi şişlikleriyle birlikte ortaya çıkması, veba şüphesi açısından önemli bir bulgu teşkil eder.

Veba hastalığının klinik olarak üç farklı senaryoda ortaya çıkabileceğini Hraloğlu aktardı.

Hastalığın farklı klinik şekillerde kendini gösterebildiğini açıklayan Hraloğlu, bu farklılıkları şöyle özetledi:

"Veba, temel olarak üç ayrı klinik tabloyla karşımıza çıkabilir: bubonik, septisemik ve pnömonik. Bubonik vebada odak noktası lenf bezleridir. Septisemik vebada ise bakterinin kan dolaşımına yayılması söz konusudur. Bu durumda hastalar yüksek ateş, şiddetli halsizlik, dolaşım sorunları, karın ağrısı ve kanama belirtileri gösterebilir."

Pnömonik vebanın akciğerleri hedef aldığını kaydeden Hraloğlu, bu formun kendine has belirtilerine değindi. Pnömonik vebadaki hastalar ateş, öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı ve hızla ilerleyen zatürre tablosu ile karşılaşabilirler. Solunum yoluyla kişiden kişiye bulaşabilme potansiyeli taşıması nedeniyle bu formun ayrıca önem taşıdığını değerlendirdi.

<

"Erken müdahale, tedavi başarısı için hayati öneme sahiptir," dedi Hraloğlu.

Vebanın günümüzde mevcut olan uygun antibiyotiklerle tedavi edilebildiğini belirten Hraloğlu, tedavinin gecikmesinin hastalığın şiddetlenmesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Hraloğlu, durumu daha detaylı açıklarken, "Veba, doğru zamanda teşhis edilip uygun antibiyotik tedavisine başlandığında tedavi edilebilir bir enfeksiyon hastalığıdır. Ancak tedavi süresinin uzaması durumunda enfeksiyonun kan dolaşımına veya akciğerlere yayılma riski doğar ve bu da yaşamı tehdit eden ciddi klinik durumları tetikleyebilir. Bu nedenle, klinik şüphe oluştuğunda zaman kaybetmek kabul edilemezdir," diye konuştu.

Belirtilerin, başka enfeksiyon hastalıklarıyla karıştırılabileceğini de belirten Hraloğlu, tek başına ateşin varlığı ya da lenf bezi şişliği bu durumun kesin bir veba tanısı koydurmayacağını ifade etti. Hastanın genel klinik tablosu ile birlikte, seyahat geçmişi, kemirgen veya pire teması olup olmadığı ve riskli bölgelerde bulunup bulunmadığı gibi faktörlerin mutlaka değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Kemirgenler ve pirelerle temasın kesinlikle önlenmesi gerekmektedir," diye uyardı uzman.

Korunma yöntemlerine dair bilgiler sunan Hraloğlu, önleyici tedbirlerin önemini vurguladı. Özellikle vebanın görülebildiği coğrafyalarda kemirgenler ve yabani hayvanlarla temaslardan kaçınılmalı, hasta veya ölen hayvanlara çıplak elle dokunulmamalıdır. Ayrıca, pire ısırıklarına karşı alınması gereken gerekli önlemlerin titizlikle uygulanması gerektiğinin altını çizdi.

Dr. Müberra Hraloğlu, risk durumlarını özetlerken, "Ani başlayan yüksek ateş, ciddi halsizlik ve özellikle ağrılı lenf bezi şişliği mevcut olan bireylerde, yakın zamanda riskli bir bölgeye seyahat etmiş, kemirgen veya pire teması öyküsü varsa, derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır," uyarısında bulundu.

Bültenimize Abone Olun

Yeni haberlerden haberdar olmak için ücretsiz aboneliğinizi hemen başlatın.

BianlikBenzer Haberler

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol

Yüksek Ateş ve Şişmiş Lenf Bezleri Veba Belirtileri Olabilir