Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Isparta Ziraat Odası Başkanlığı’nı ziyaret etti. Bayraktar, bölgede devam eden savaşın tarımsal girdi maliyetlerini yükselttiğini dile getirdi. Bu durumun yayılması halinde gıda tedariki üzerinde ciddi sorunlar ortaya çıkabileceği uyarısında bulunan Bayraktar, "Bazı stratejik ürünleri stoklama zorunluluğumuz var" şeklinde konuştu.
TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, temaslar kapsamında Isparta’ya geldi. Isparta Ziraat Odası Başkanı Mustahattin Can Selçuk ile bir araya gelen Bayraktar, ziyaret sırasında bölgedeki çiftçilerle de buluşma fırsatı buldu.
Gazetecilere yaptığı açıklamada Isparta’nın önemli bir tarım merkezi olduğunu belirten Bayraktar, şehrin gül üretimi açısından Türkiye için büyük önem taşıdığını vurguladı. Bayraktar, Isparta’nın gül çiçeği üretiminde Türkiye’nin toplam üretiminin yüzde 85’ini karşıladığını ifade etti. Bölgenin tarımsal çeşitliliğinden bahseden Bayraktar, Isparta’nın lavanta, karanfil, kesme çiçekler, hububat, nohut ve fasulye gibi çeşitli bitkilerin üretimine ev sahipliği yaptığını belirtti. Kayısı üretimi konusuna değinen Bayraktar, kayısı üretiminin Malatya ve Elazığ gibi illerde de yapıldığını ancak Isparta’nın da bu alanda katkı sağladığını, Türkiye genelindeki kayısı üretiminin yüzde 1,5’ini Isparta’nın karşıladığını aktardı. Ayrıca badem, ceviz ve elma gibi farklı meyve türlerinin de üretime önemli katkı sağladığını kaydetti. Sebze üretimi özelinde ise, başta mantar olmak üzere Isparta’nın Türkiye genelindeki sebze üretiminin yüzde 12,5’ini karşıladığını söyledi. Bayraktar, tüm sebze ürünlerinin Isparta’da üretildiğini belirterek, şehrin Türkiye’nin gıda güvenliğini sağlama çabalarına katkıda bulunan önemli iller arasında yer aldığını söyledi ve Ispartalı çiftçileri tebrik etti.
"Tarım sektörü modası geçmeyen bir yapıdadır," şeklinde konuştu.
Tarımın stratejik bir sektör olduğunu belirten Bayraktar, bu sektörün modası geçmediğini ifade etti. Tüketim malları, evler, araçlar ve giysiler gibi birçok ürünün zamanla değişebileceğini ancak gıda maddelerinin ertelenemeyecek bir gereklilik olduğunu dile getirdi. Gıdanın ertelenmesinin kişinin hayatını tehlikeye atabileceği gerekçesiyle, tarımın modası geçmeyen ve en stratejik sektörlerin başında geldiğini sözlerine ekledi.
"Stratejik ürünleri stoklamak mecburiyetindeyiz," şeklinde konuştu.
<Bayraktar, tarımın ülke güvenliği açısından kritik bir konu olduğunu ifade etti. Pandemi döneminde birçok ülkenin üretim yapamadığını ve halkın gıdaya ulaşımında zorluklar yaşadığını gözlemlediklerini aktardı. Bölgede mevcut savaş durumunun, dünya genelinde sorumlu olmayan liderler tarafından başlatıldığını belirten Bayraktar, bu çatışmanın yayılma ihtimalinin bulunduğunu söyledi. Bu bağlamda gıdaya erişimin zorlaşabileceğini değerlendirdi. Bu nedenle Türkiye’nin belirli bir güvenlik stoğu bulundurma yükümlülüğü olduğunu savundu. Belirli ürünleri ve stratejik malları güvenlik stoğu olarak tutmak zorunda olduklarını belirten Bayraktar, küresel savaşın petrol fiyatları başta olmak üzere maliyetleri ciddi şekilde artırdığını, tarım sektöründe, sanayi ve diğer tüm üretim alanlarında maliyetlerin yükseldiğini kaydetti. Bu savaşın yayılması durumunda gıda tedarikinde ciddi sorunlarla karşılaşabileceklerini belirterek, gıda güvenliğini sağlamak amacıyla güvenlik stoğuna ihtiyaç duyduklarını ifade etti.
<"Temel desteklerde bir artış gerçekleşiyor," dedi Bayraktar.
<Jeopolitik risklerin tarım sektöründeki maliyetleri yükselttiğine dikkat çeken Bayraktar, petrol fiyatlarının artışıyla birlikte mazot fiyatlarının 100 liranın üzerine çıktığını aktardı. Savaşin devam etmesi halinde petrol fiyatlarının yükselmeye devam edeceğini öngördü. Bu maliyetlerin sadece mazot fiyatlarını değil, gübre ve diğer girdi maliyetlerini de etkilediğini belirten Bayraktar, temel desteklerde bir artış olduğunu söyledi. Özellikle 2026 yılı için ciddi bir artış öngördüğünü dile getirdi. Çiftçilerin girdilere, özellikle mazot gibi ek desteklere ihtiyaç duyduğunu belirten Bayraktar, bu desteklerin hükümet tarafından çiftçilere mutlaka ulaştırılmasını talep etti.
<"Gençlerimizi tarımda tutmanın yollarını bulmalıyız," diye konuştu.
<Tarımın karşı karşıya olduğu en büyük tehditlerden birinin genç nüfusu sektöre çekememek olduğunu dile getiren Bayraktar, tarımda çalışan 18 ila 35 yaş arasındaki gençlerin oranının yüzde 5’lere kadar düştüğünü paylaştı. Sektörde ülke dışından gelen göçmenlerin iş gücünü oluşturduğunu belirten Bayraktar, bu kişilerin sadece tarım işletmelerinde değil, aynı zamanda hizmet ve sanayi sektörlerinde de istihdam edildiğini ifade etti. Bayraktar, bu göçmenlerin memleketlerine döndüğünde tarım sektöründe üretimi kiminle sürdüreceği sorusunu gündeme getirdi. Gençleri tarımda tutmak için çözümler bulunması gerektiğini vurgulayan Bayraktar, tarımdaki gençlere yönelik pozitif ayrımcılık talep ettiklerini, bu talebi cumhurbaşkanı ve bakanlara ilettiklerini belirtti. Bu süreçte, gençlerin sosyal güvenlik primlerinin Hazine tarafından karşılanmasının son derece önemli olduğunu ifade etti. Ayrıca, çiftçinin tarımda kalmasını sağlamak amacıyla belirli teşvik ve desteklerin mutlaka sağlanması gerektiğini ekledi.







Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol