Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, fiyat istikrarının tesis edilmesi sürecinde gerekli olan sıkı para politikası yaklaşımını kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti. Karahan, kalıcı bir fiyat istikrarının gerçekleşmesinin, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve toplumun refah düzeyinin artması için zorunlu bir ön koşul olduğunu dile getirdi.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, Komisyon Başkanı ve AK Parti Samsun Milletvekili Mehmet Muş başkanlığında bir araya geldi. Bu toplantıda Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, küresel ekonomik gelişmeler, Türkiye ekonomisinin durumu, enflasyon dinamikleri ve para politikası çerçevesinde milletvekillerine kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Karahan'ın sunumunda, fiyat istikrarı hedefine ulaşılana kadar sıkı para politikası duruşunun kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Karahan, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda, belirlenen tüm araçları kesintisiz ve kararlı bir şekilde kullanmaya devam edeceklerini açıkladı.
Savaşın etkilerinin belirginleştiği Mart-Haziran döneminde enflasyonun genel eğiliminde yükseliş gözlemlendiğini hatırlatan Karahan, Temmuz ayından itibaren bu ana eğilimde bir gerileme yaşandığını belirtti. Şokların etkisinin hafiflemesiyle birlikte, sıkı para politikası duruşunun katkısıyla dezenflasyon sürecinin yeniden ivme kazanacağını öngördüklerini dile getirdi. Önümüzdeki dönemde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının, dezenflasyonun seyri açısından kritik önem taşıyacağını belirtti. Bu bağlamda, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edeceklerini söyledi.
Eylül ayı itibarıyla yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 29,7 seviyesinde gerçekleştiğini aktardı.
Dezenflasyon sürecinin arz yönlü baskılar nedeniyle yavaşladığını ifade eden Karahan, Eylül ayı verilerini paylaştı. Bu yıl Şubat ayı sonunda başlayan jeopolitik gelişmelerin, başta enerji sektörünü kapsayan arz yönlü baskılar aracılığıyla dezenflasyon sürecinde önemli bir hız kaybına yol açtığını belirtti. Buna rağmen, tüketici enflasyonunun bir önceki toplantıdaki Nisan ayındaki yüzde 32,4 seviyesinden 2,6 puan düşüş gösterdiğini ifade etti.
Karahan, söz konusu arz yönlü baskıların etkilerini gösterge göstergelerinde, özellikle B ve C gibi göstergelerde, enflasyonun ana manşet rakamlarına kıyasla daha düşük seyrettiğini kaydetti ve enflasyonun genel eğiliminin yavaşladığını ifade etti.
<Savaş döneminde yüzde 30'ların üzerine tırmanan ana eğilimin, Eylül ayı itibarıyla yüzde 23,7 seviyesine indiğini belirtti.
<Enflasyonun yakın dönemdeki seyrini analiz etmek amacıyla ana eğilim göstergelerine odaklandıklarını belirten Karahan, Mart-Haziran döneminde savaşın etkilerinin belirginleştiği süreçte üç aylık ortalamaların ana eğilimde yükseliş gösterdiğini kaydetti. Temmuz ayından itibaren ise ana eğilimde bir gerileme gözlemlendiğini aktardı. Yıllık bazda bakıldığında, savaş döneminde yüzde 30'ların seviyesine ulaşan ana eğilimin, Eylül itibarıyla yüzde 23,7 seviyesine gerilediğini belirtti. Bu seviyenin, mevcut yıllık enflasyonun yaklaşık altı puan altında olduğunu ifade etti. Ana eğilimin yıllık enflasyonun altında seyretmesi durumunda, arz yönlü baskılar hafiflerse, dezenflasyonun ilerleyen dönemlerde de devam edeceğine işaret ettiğini söyledi. Bu gelişmeyi, sıkı para politikası duruşunun talep ve fiyatlama davranışları üzerindeki etkilerinin bir yansıması olarak değerlendirdi.
<Yıl başında öngörülen iyileşmenin henüz gerçekleşmemiş olmasının, dezenflasyon süreci açısından bir risk faktörü olarak varlığını sürdürdüğünü ifade etti.
<Karahan, mevcut durumda para politikasındaki sıkı duruşun etkisiyle enflasyon görünümünde bir iyileşme olduğunu, ancak jeopolitik gelişmelerin yukarı yönlü riskleri canlı tuttuğunu kaydetti. Bu nedenle, dezenflasyon kazanımlarının devam etmesi amacıyla ihtiyatlı bir yaklaşımın sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceklerini bir kez daha belirtti. Kalıcı fiyat istikrarının sağlanmasının, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için temel şart olduğunu tekrar vurguladı.
<Para piyasalarında gerçekleşen faiz oranlarının, politika faizinin yüzde 37'ye yakın seviyelerde oluşmasını sağladıklarını aktardı.
<Para politikası duruşları ve finansal şartlar hakkında detaylar veren Karahan, açıklamalarını şöyle devam ettirdi:
<Mevcut koşullar altında, para piyasalarında gerçekleşen faiz oranlarının politika faizine, yani yüzde 37'ye yakın seviyelerde sabitlenmesini sağlıyorlar. Bu durum, sıkı parasal duruşun makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi mekanizmalarıyla desteklenmektedir. Ayrıca, sıkı para politikasını makroihtiyati tedbirler ve likidite yönetimi ile desteklemeye devam ettiklerini belirtti. Türk Lirası mevduat payını artırmayı hedefleyen düzenlemeleri, mevcut finansal koşullara göre yeniden düzenleyerek uygulamaya koyuyorlar. Kredi büyümesindeki dalgalanmaları kontrol altına almak amacıyla büyüme sınırlarını aktif olarak kullanıyorlar. Aktif likidite yönetimi politikalarıyla parasal aktarım mekanizmasını güçlendirerek finansal istikrarı desteklediklerini belirtti.
<Bankalara likidite yönetiminde esneklik sağlandığını bildirdi.
<Finansal piyasalarda son dönemde gözlemlenen gelişmelere paralel olarak likidite yönetimi kapsamında çeşitli tedbirler aldıklarını ifade eden Karahan, bu çerçevede haftalık repo ihaleleriyle sağlanan fonlama miktarını artırdıklarını kaydetti. Ayrıca, TCMB Bankalararası Para Piyasasında bankaların borç alabilme limitlerini güncellediklerini, teminat iskonto oranlarını düşürdüklerini söyledi. Ek olarak, Türk Lirası zorunlu karşılıklarda bloke tesis oranlarını düşürerek bankalara likidite yönetimi alanında esneklik sağladıklarını ekledi.
<Fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceklerini bir kez daha vurguladı.
<Karahan, fiyat istikrarına ulaşma yönündeki kararlılıklarının devam ettiğini yineleyerek bu konudaki yaklaşımını pekiştirdi.
<Son dönem verilerinin, sıkı para politikasının etkisiyle enflasyon görünümünde bir iyileşme olduğunu ima ettiğini kaydetti. Bununla birlikte, jeopolitik gelişmelerin ise yukarı yönlü riskleri aktif olarak canlı tuttuğunu belirtti. Bu sebeple, dezenflasyon sürecindeki kazanımların devamını temin etmek adına ihtiyatlı bir tutumun sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. Bu doğrultuda, fiyat istikrarı sağlanana kadar gerekli sıkı para politikası duruşunu kararlılıkla sürdüreceklerini yineledi. Bir kez daha altını çizerek, kalıcı fiyat istikrarının sağlanması, sürdürülebilir büyüme ve toplumun refahının yükselmesi için temel bir ön koşul olduğunu vurguladı.
<Karahan'ın sunumunun ardından komisyon, üyelerin görüşlerini almak amacıyla görüşmelere devam etti.






Yorumlar
Yorum yapabilmek için giriş yap veya üye ol